İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari nitelikteki taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının davacı feragatiyle reddi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması.
Özet: Ticari nitelikteki taşınır kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, davacının alacağın güvence altına alınması ve takibin devamı için ihtiyati haciz ile icra inkar tazminatı talepleriyle ilerleyen süreçte, davacı vekilinin davadan feragat ettiğini bildirmesi ve davalı vekilinin de feragatı kabul ederek yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinden vazgeçmesi üzerine mahkeme, feragat beyanının yasal şartları taşıdığını belirterek davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve tarafların diğer talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1871 Esas
KARAR NO :2026/40
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:18/08/2026
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı Vekilinin Dava Dilekçesinde Özetle;
Davalının takibe kötü niyetli itirazı ve yargılama sürecinin belirsizliği, müvekkilinin alacağının tahsilini ciddi şekilde tehlikeye düşürmediğini, borçlunun bu süreçte malvarlığını üçüncü kişilere devretme, kaçırma veya gizleme ihtimali oldukça yüksek olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve muaccel hale gelmiş alacağın güvence altına alınabilmesi için borçlunun ihtiyati haciz kararı verilebilir nitelikteki taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini,
davalı borçlu, taahhütlerinden kurtulma amacı güttüğünden iik madde 257 ve devamı uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, tacir olan taraflar arasında akdedilen Vinç Kiralama Sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket sözleşmeden kaynaklanan edimini eksiksiz yerine getirerek vinci davalıya teslim etmiş, ancak davalı taraf hiçbir ayın kira fatura bedelini ödemeyerek temerrüde düştüğünü alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamı zorunlu hale geldiğini beyan ederek, davalının takibe kötü niyetle itiraz ederek mal kaçırma ihtimalinin mevcudiyeti karşısında; borçlunun taşınır ve taşınmaz malları, banka hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasını, davalı borçlunun takibe itirazının iptali ile İstanbul 36. İcra Dairesinin 2026/24103 sayılı dosyasıyla başlatılan takibin devamına, Haksız itirazda bulunan borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacı vekili 07.09.2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili 09.09.2026 tarihli dilekçesinde davadan feragati kabul ettiklerini ve davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirttiği görüldü.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).
Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi olduğu anlaşılmıştır.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).
Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); Toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yargılama sırasında davadan feragat edildiğine yönelik dilekçe sunduğu, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı ve henüz hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti bulunmadığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-Açılan davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 244,00 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken dosyaya yatırılan 24.567,87 TL harçtan mahsubu ile arta kalan bakiye 24.323,87 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
5-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi. 10.09.2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır