Adana Bölge Adliye Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı tazminatında, ilk derece mahkemesi kararının bilirkişi raporu ve hesaplama yöntemine itirazın istinaf incelemesi.
Özet: Bir trafik kazası neticesinde araçta oluşan değer kaybı tazminatı talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi sigorta şirketini 73.144,60 TL değer kaybı ödemeye mahkum etmiş; ancak davalı sigorta şirketinin kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, değer kaybının tespiti için hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda, aracın kaza öncesi hasarsız piyasa değeri ile onarım sonrası piyasa değeri arasındaki farkı gözetmediği ve belirlenen tutarın fahiş olduğu yönündeki itirazları dikkate alarak, yeterli inceleme yapılmadığı ve yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bu haliyle doğru olmadığına hükmetmiştir.

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3166 - 2026/2226
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/3166 KARAR NO : 2026/2226T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 17/09/2024NUMARASI : 2023/742 Esas, 2024/568 KararDAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan TazminatKARAR TARİHİ : 08/09/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 08/09/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.09.2024 tarih 2023/742 Esas 2024/568 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/12/2022 günü meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı nedeni ile 1.000 TL tazminatın kaza tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu kazanın meydana gelmesinde başka unsurların etken olup olmadığının araştırılması ve dava da İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu da beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir.ISLAH: Davacılar vekili 1.000,00 TL olarak talep etmiş oldukları miktarı 05.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 73.144,60 TL'ye çıkararak ıslah etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ 17.09.2024 TARİHLİ KARARI: ZMMS hasar dosyası, onarım dosyası, bilirkişi incelemesi, trafik kaza tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelişinde ... plaka sayılı araç sürücü ... %100 oranında kusurlu olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, dava konusu hasar gören ... plakalı otomobilde meydana gelen trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybının 73.144,60 TL hesaplandığı, zararın poliçe kapsamında kaldığı, davalı sigorta şirketinin ... plakalı otomobil sigortacısı olarak zarardan sorumlu olduğu, bilirkişi raporu, gerekçeli ve konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenmekle rapor hükme esas alınarak rapor ve talep doğrultusunda davanın kabulü ile, 73.144,60 TL'nin 01/03/2023 tarihinen itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle davacının aracında meydana gelen hasar için kasko sigortacısı ... sigorta anonim şirketine 22.538,19 TL rücuen hasar tazminatı ödemesi yapıldığını beyan ettiğini, müvekkili sigorta şirketinin dava öncesi davacıya 14.376,05 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yaptığını, kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kararın eksik inceleme ve değerlendirmeler sonucunda hukuka aykırı şekilde verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, belirlenen rayiç bedelinin nasıl belirlendiğine dair esas alınan emsal rayiç bedel ilanlarının sunulmadığını, karar dayanağı bilirkişi raporu ile tespit edilen değer kaybı tazminatı tutarının fahiş olduğunu, geçmiş hasar kayıtlarının ve araç kilometresinin de dikkate alınarak gerçek zararın tespiti için yeniden bilirkişi incelemesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden kabul edilen faiz başlangıç tarihine itiraz ettiklerini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda araçta oluşan değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davacının aracının değer kaybı Anayasa Mahkemesinin 2019/40 E.2020 740 K. 17.07.2020 tarihli kararı sonrasında verilen Yargıtay 17. Hukuk dairesinin 2016/14600 E. 2019/6626 K. sayılı “… Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporlarda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” içtihatına uygun olarak piyasa değerine ilişkin yetkili bayi, galericiler ve internet 2. el araç satış sitelerinde yapılan araştırmalar sonrasında, aracın, marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları, vs değer kaybına etki edecek faktörler dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra genel şartlar ile ekindeki formüllere göre yapılan tazminat hesabının yasal dayanağı kalmamıştır. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda Yargıtay yerleşik içtihatları dikkate alınarak kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre vasıtanın kazadan önceki rayici ile onarım sonrası değeri arasındaki farkın araç değer kaybı olarak belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre; karara dayanak yapılan 19.05.2024 tarihli makine mühendisi bilirkişisinin raporunda araçta meydana gelen değer kaybının yukarıda belirtildiği formule ve Yargıtay içtihatlarına göre 73.144,60 TL olarak belirlendiği görülmüş, dosya kapsamına uygun, denetime açık, yeterli, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde ya da başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.Davalı sigorta şirketi vekili her ne kadar mahkemesince hükmolunan tazminata uygulanan faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, davalı sigorta şirketinin dosyaya sunulan 07.12.2023 tarihli cevabi yazısında davacı tarafça davalı sigortaya yapılan başvurunun 17.02.2023 tarihinde şirket kayıtlarına alındığı ve 07.03.2023 tarihinde davacıya değer kaybı tazminatı olarak 14.376,05 TL'lik ödeme yapıldığı belirtilmiş olup buna ilişkin dekontun da dosyaya sunulmuş olduğu, buna göre hükmolunan tazminata başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarih olan 01.03.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmış olmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Davalı vekilinin bakiye poliçe teminat limitine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;Davalı vekili, 23.12.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak kasko şirketine ve davacıya ödeme yapmış olduğunu ve bakiye poliçe teminat limitinin 63.085,76 TL olduğunu ancak mahkemece verilen kararda bu miktarın aşılmış olduğunu ileri sürmüş olup dosyaya sunulan tüm ödeme belgeleri ve dekontlar incelendiğinde, davaya konu trafik kazası neticesinde davalı tarafça 27.02.2023 tarihinde Kasko şirketine 22.538,00 TL'lik hasar bedeline ilişkin ödeme yapılmış olduğu, 07.03.2023 tarihinde de davacıya 14.376,05 TL'lik değer kaybı ödemesi yapılmış olduğu, kaza tarihi itibariyle davalının poliçe teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu, buna göre bakiye poliçe teminat limitinin 63.085,76 TL olduğundan hükümde bu miktarın aşılmış olmasının hatalı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmüştür.HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davanın (bakiye poliçe teminat limiti nedeniyle) 63.085,76 TL yönünden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.09.2024 tarih 2023/742 Esas 2024/568 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 63.085,76 TL'nin 01/03/2023 tarihinen itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,3-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.309,38 TL karar harcının, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 1.519,85 TL harçtan mahsubuyla, bakiye 2.789,53 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,b-)İlk derece mahkemesince 17.09.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen 3.476,66 TL harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek harç miktarının dairemizce kurulan hükümde 2.789,53 TL olduğu ve azaldığı anlaşıldığından, fazla tahsil edildiği anlaşılan 687,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde harcın ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-a-)6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre 2.700,00 TL'sinin davalıdan; 420,00 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 17.09.2024 günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın dairemizce kurulan hükümde, tahsil edilecek taraflar yönünden değiştiği anlaşıldığından, dairemiz hükmüne göre işlem yapılması ile davalıdan fazla tahsil edilen kısım olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde fazla tahsil edilen kısmın ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,5-Davacı tarafından yapılan toplamda 1.519,85 TL peşin ve ıslah harcı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacının avansından sarf edilen başvuru harcı, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretleri toplamı 4.863,75 TL yargılama giderinden davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 4.194,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 10.058,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri açısından;10-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,12-Davalı tarafından yapılan 360,00 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 13-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/4. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/09/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.