İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, hizmet sözleşmesinden doğan işçilik alacakları rücu davasında istinaf başvurusunun parasal kesinlik sınırı aşılamadığı için usulden reddine dair kararı.
Özet: Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönündeki kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu, dosyanın incelenmesi sonucunda reddedilmiştir; zira dava açıldığı tarihteki yürürlükte olan kanuni düzenlemelere göre parasal kesinlik sınırları dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince reddedilen kısmın kanunla belirlenen istinaf sınırının altında kalması nedeniyle kararın kesin nitelikte olduğu ve bu sebeple istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, istinaf talebi usulden reddedilmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2026/1144 EsasKARAR NO: 2026/1104T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IMAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 11/02/2026NUMARASI: 2025/486 Esas, 2026/149 KararDAVANIN KONUSU: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 08/09/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketler arasında Kamu İhale Kanununa tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketlerde hizmet akdine bağlı çalışan dava dışı işçi Veysi Ülük tarafından işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin açılan dava neticesinde icraya konulan karar üzerine müvekkili idare tarafından ödeme yapıldığını, ancak bu alacaklardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla icra dosyasına yasal mahsuplar dahil ödedikleri 57.671.729 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece Mahkemesi 11/02/2026 tarihli kararı ile; davanın kısmen kabulü ile, 54.103,05 TL'nin; 34.731,95 TL'sinin davalı Çeliksan İnşaat Tic. Lmt. Şti.'den, 19.371,10 TL'sinin davalı .... Şti.'den 25/07/2024 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından yasal süresinde istinaf edilmiştir.Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tazmini istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nun 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar gösterilmiştir. Buna göre maddenin 2. fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, 3. fıkrasında, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği, 4. fıkrasında ise, alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir.02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.Somut davada, kararın verildiği 13/01/2026 tarihi itibariyle yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava 2025 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2025 yılı için kesinlik sınırı 40.000,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir.Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, dava değerinin 57.671,79 TL olduğu, mahkemece 54.103,05 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği dikkate alındığında reddedilen miktarın dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (40.000,00 TL) altında kalması sebebiyle ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341. ve 352. bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 923,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 191,95 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. ve 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/09/2026