Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde alkollü sürücünün neden olduğu trafik kazası sonucu pert olan araç için açılan haksız fiil kaynaklı tazminat davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracının kullanılamaz hale gelmesi üzerine mağdur davacı, alkollü ve ehliyetsiz olduğu iddia edilen sürücü, araç sahibi ve sigorta şirketinden maddi hasar ile ikame araç bedeli talebiyle tazminat davası açmıştır. Davacı, kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesini ve kusurlu aracın üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ederken; davalı sigorta şirketi ise zamanaşımı, belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaat yokluğu, sigorta şirketine başvuru ve bekleme süresi şartına uyulmaması, pert bedeli ödenmesi için çekme belgeli ruhsatın ibraz edilmemesi, yasal faiz yerine avans faizi talebinin hukuka aykırılığı ve zorunlu mali sorumluluk sigortası limitlerinin öncelikle tüketilme zorunluluğu gibi çeşitli itirazlar ileri sürmüştür.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/488 Esas - 2026/489
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/488 EsasKARAR NO : 2026/489 Karar ....DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 19/07/2024KARAR TARİHİ : 05/06/2026YAZIM TARİHİ : 05/06/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ....'ın maliki olduğu, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki, ... plakalı aracın 29.07.2023 tarihi saat 00:30 civarında müvekkilinin makili olduğu .... plakalı ve dava dışı .... sevk ve idaresindeki aracın sol yan kısmına çarptığını, davalı sürücünün kaza anında alkollü olması, sürücü belgesini ibraz etmediği, müvekkilinin maliki olduğu araç kullanılamaz duruma geldiği ve aracın çekici yardımı ile servise götürüldüğünü, davacı müvekkilinin bu aşamada, en kısa sürede aracın kullanımına ihtiyaç duyulması sebebiyle meydana gelen hasarın tespiti amacıyla ....ş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti talebinde bulunduğunu, davacı müvekkiline ait ... tescil plakalı aracın kullanılamaz hale geldiği ve tamirinin oldukça masraflı olması nedeniyle pert haliyle satıldığını, belirtilen nedenlerle şimdilik 1.000-TL maddi tazminat, 1.000-TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 2.000-TL'nin davalı .... poliçe limitleri dahilinde sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kazanın meydana geldiği 29/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını, ayrıca HMK Madde 389 gereği hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaşmasının veya imkansız hale gelmesinin önüne geçilmesi amacıyla karar kesinleşinceye kadar ... plakalı ara. Üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak poliçe mevcut olması ve olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde başvuru yapılması halinde söz konusu olacağını, öncelikle zamanaşımı itirazlarını sunduklarını, davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki menfaati bulunmadığını, zira konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, bu sebeple davanın HMK 114/h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına sigorta limitinin 43.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresinin dava şartı haline getirildiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadan ve/veya bekleme süresi geçirilmeden yasal yollara başvurulması halinde başvurunun usulden reddi gerektiğini, dava konusu aracın çekme belgeli ruhsatının tarafımıza ibraz edilmediğini, pert bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince hurda tescil belgesi ibraz edilmeden sigorta tazminatı ödenmeyeceğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde aracın müvekkili sigorta şirketine teslimine ilişkin hüküm kurulmasını ve satışa ilişkin yetki verilmesini talep ettiklerini, faiz nevine ilişkin olarak başvuru sahibinin talep edebileceği faizin yasal faiz olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan bir olayda avans faizi talep edilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ZMMS limitine ilişkin olarak tazminat taleplerinin öncelikle ZMMS poliçesinden karşılanması gerektiğini, kaza tarihindeki ... poliçesi teminatının 120.000 TL olduğunu, 120.000 TL üzerindeki miktarlarda müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun doğacağını, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği bu poliçenin ancak Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, bu limitler tüketilmeden müvekkili şirketin sorumluluğunun doğmayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, trafik kazası nedeniyle taraflara izafe edilecek kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davacı yanın çekme belgeli ruhsatı ibraz etmediğini belirterek, davanın hukuki menfaat yokluğu sebebiyle usulden, esas incelemesi yapılması halinde ise esastan reddini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacının 29.07.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ... plakalı aracın, 13.08.2022-13.08.2023 tarihleri arası.... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile Berfu İnceçam adına müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 120.000,00 TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirketin sorumlu olduğunu, bu miktarın poliçeden doğan sorumluluğun üst limiti olduğunu, davacı vekilinin kaza sebebiyle müvekkiline ait .... plaka numaralı aracın hasara uğradığını, perte çıktığını, şimdilik 1.000,00 TL maddi hasar ve 1.000 TL ikame araç bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsilini talep ettiğini, uyuşmazlık konusu kazanın akabinde davacı asil tarafından müvekkili şirkete hasarın ihbar edilmesi üzerine 4100916214/1 numaralı hasar dosyasının açıldığını, davacının maddi hasar talepli başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından değerlendirme yapıldığını, dilekçelerine ekte eksper raporu sunulduğunu, davacı yanın ödemeyi kabul etmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödeme yapılamadığını, davacı vekilinin müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan zararların kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğunun düşünülmesi halinde bile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince işletenin ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğunun düzenlendiğini, müvekkili sigorta şirketinin işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespitinin gerekli olduğunu, davacı vekiline huzurdaki uyuşmazlığın konusunu oluşturan hasarla ilgili kasko sigortacısından ödeme alınıp alınmadığı, alınmış ise eksik hasar ödemesi nedeniyle kasko sigortacısına tekrardan bir talep yöneltip yöneltilmediği hususunun sorulmasını talep ettiklerini, yine somut uyuşmazlıkta dosyaya onarıma ilişkin herhangi bir fatura sunulmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu, bu noktada karşı yandan aracın onarılıp onarılmadığı konusunda bilgi sorulmasını, aracın onarılması halinde onarıma ilişkin fatura ve diğer belgelerin dosyaya sunulmasının istenmesini talep ettiklerini, somut uyuşmazlıkta, dosyaya onarıma ilişkin herhangi bir fatura sunulmadığını, dosyada hala trafik kazasına ilişkin fotoğraflar bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olayda davalı açısından sorumluluğun, zarar görenin mal varlığındaki azalmayla eş olduğunu, malvarlığındaki azalmanın tamir bedeli kadar olduğunu, diğer bir ifadeyle tazmini gereken zararın aracın kaç liraya onarılacak olmasına göre değil kaç liraya onarıldığına göre belirlendiğini, aksi takdirde onarım ücretinden davalıya daha fazla bir ödeme yapılması halinde zarar gören açısından sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını, dolayısıyla davalının, tamir bedelinden daha fazla bir ödeme yapmasının gerek TTK gerek TBK açısından mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı davanın reddedilmesini talep ettiklerini, davada talep edilen, davalıya ait araç maddi hasarlı trafik kazası sonucu "araç mahrumiyet bedeli"nin hem trafik sigortası genel şartları hem de KTK'ya göre teminat dışı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındaki hallerin düzenlendiğini, "gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ın trafik sigortası teminatı dışında olduğunu, bu nedenle sigorta şirketince araçtan mahrum kalma bedelinin davacıya ödenmesinin söz konusu olamayacağını, davacının icraya konu ettiği talebe ilişkin müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığına ilişkin birçok Yargıtay kararı bulunduğunu, davayı kabul etmemek kaydı ile davacının faiz talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, faize hükmedilmesi durumunda ise uygulanacak faizin başlangıç tarihinin belirlenmesi ve konuyu değerlendirmek için öncelikle motorlu araç işleteninin üçüncü kişilere karşı mali sorumluluğunu yüklenen sigortacının, rizikonun gerçekleşmesi halinde ne zaman temerrüde düşeceğinin önem kazandığını, trafik kazalarının esas niteliği itibarıyla haksız eylemden sayılan hallerden olduğu halde, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulünün mümkün olmadığını, zira sigortacının zarar giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1 ve 99/ 1 maddeleri hükümlerinde sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğünün durumun sigortacıya ihbarından itibaren sekiz iş gününde ödenmesi gerektiğinin hükme bağlandığını, bu hükümlerin esasen TTK’nun 1299. maddesinin tekrarı niteliğinde olduğunu, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce bir başvurulmuşsa, bu bildirimin davalı sigorta şirketine tebliğ tarihi tespit edilerek, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale geldiğini, her halde sigortalı aracın hususi olması sebebiyle faize hükmedilecek ise müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceği kanaatinde olduklarını belirterek, davanın reddini, davacıya ait aracın geçmiş hasar kayıtlarının SBM'den talep edilmesini, mahkemece resen seçilmek üzere araç maddi hasar hesaplamalarında sigortacılık alanında uzman bilirkişiye tespit için atanmasına karar verilmesini, araç mahrumiyet zararının trafik poliçesi teminat haricinde olması sebebiyle talebin reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kısmi/belirsiz dava açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, zira konu araçta ekspertiz incelemesi yapıldığını, ikame araçlara ilişkin faturalar ve pert araç satış faturasının dosyaya sunulduğunu, bu nedenle başvurucunun hasar bedelini belirleyemediğinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay kararında da davacının talep konusunun miktarını ihtarname ile belirlemiş olmasına rağmen kısmi dava açmasının hukuki yarar yokluğu oluşturduğunu, yine davanın konusu ve davacının açık talebi karşısında belirsiz alacak davasının koşullarının da bulunmadığını belirterek, tüm bu sebeplere istinaden davacının talebinin HMK 114/h maddesi uyarınca hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davayı kabul etmemekle birlikte davacının iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağının değiştirildiğini, ilk düzenlenen tutanağa göre davacı firmanın aracını kullanan.... kural ihlali yaptığının tespit edildiğini, bu tutanağa göre müvekkillerine %25 karşı tarafa ise %75 oranında kusur verildiğini, ancak daha sonra 31.07.2023 tarihinde trafik şubeye gelinerek ifadenin değiştirilmesinin istendiğini, müvekkillerinin bu talebi yerine getirmediğini, aynı gün içerisinde e-devlet üzerinden kaza tespit tutanağının tamamen değiştirilmiş olduğunu gördüklerini, bu sefer müvekkillerine %75 karşı tarafa ise %25 oranında kusur verildiğini, yani kusur oranlarının tamamen tersine döndürüldüğünü, ortada resmi belgede sahtecilik suçu bulunduğunu, kusurlu tarafın müvekkili olduğu iddiasının gerçek ve doğru bir beyan olmadığını, bu durumda açılan davanın hem müvekkiller hem de sigorta şirketleri yönünden kusura göre talebin değişeceği sabit olduğundan reddi gerektiğini, ikame araç bedeli talep edecek olan tarafın bu tazminatı kusursuzluğu oranında talep edebileceğini, kusur incelemesi yapılırken, eylemin yasa, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenen kurallara aykırılığını saptamanın yeterli olmadığını, ayrıca hangi eylem ve davranışın zararı doğurduğu üzerinde durulması gerektiğini, burada ... gelmesi istenen tarihin 31.07.2023 olup bu tarihte eski rapor tutanağın ortadan kaldırıldığını ve 2 gün sonra geriye dönük olarak 31.07.2023 tarihinde 29.07.2023 tarihli bir başka tutanağın düzenlendiğini, ortada tanzim tarihleri aynı olan 29.07.2023 tarihli aynı memurlarca düzenlenen iki rapor bulunduğunu, ancak birincisinin olay anında sıcağı sıcağına düzenlenen rapor olup buna rağmen ikincisinin olay tarihinde çok sonra düzenlenmiş olmasına rağmen olay gününe ait gibi gösterilmeye çalışılan sonradan düzenlenen bir rapor olduğunu, trafik polislerinin olaydan iki gün sonra haksız bir şekilde kaza tespit tutanağını yok ettikleri ve gerçeğe aykırı olarak geriye dönük tarihli kaza tespit tutanağı düzenlediklerinin ortaya çıkması için .... delil tespiti davası açıldığını, tutanaklar da eklenerek kaza yerine ait kaza öncesine ait kamera kayıtlarının emniyet birimlerinden talep edildiğini, tüm bunların dışında her ne kadar kazaya konu davacı yanın kullandığı araç davacı şirket üzerine görünmekte ise de, aracın şirket sahibinin oğlu aynı zamanda kaza olduğu sırada aracın sürücüsü....'ın şahsi aracı olarak kullanıldığını, ticari olarak kullanılmayan bir araç için dava dilekçesindeki 'şirket işlerinin görülmesi için muadil bir araç/araçlar ikame edilmek zorunda kalınmıştır' beyanının gerçeği yansıtmadığını, şirketin ailesinin kullandığı tüm araçların ticari olarak masrafları gider olarak gösterileceğinden dolayı daha karlı olacağı için şirket adına kayıtlı olduğunu, bu durumun ticari hayatta oldukça sık rastlanılan bir şey olduğunu, aracın tamir edildiği süreçte yapılan harcamaların ve kazanç kaybının somut verilere dayandırılması gerektiğini, araç ticari dahi görünse hususi olarak kullanıldığından bir kazanç kaybının söz konusu olmadığını, her ne kadar davacı yan dosyaya ikame araç bedeli faturası koymuşsa da burada önemli olan pert olan araçlarda aynı nitelikteki emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli olan sürenin hesaplanması olduğunu, keyfi olarak 30 gün arabam pert oldu satıldı diye ikame araç kullanıp bedelini talep etmenin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili .... ait aracın kaza sonrası işlemlerinin müvekkillerin babası .... tarafından yapıldığını, aracın pert olarak parçalarının satıldığını, buna ilişkin müvekkillerinin elinde proforma fatura bulunduğunu, babalarının 29.11.2023 tarihinde vefat ettiğini, vefattan sonra da müvekkillerinin araçla ilgili diğer belgelere ulaşamadığını, mahkemenin gerekli görürse .... servisine müzekkere yazarak diğer belgelerin celbini talep edebileceğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava ; 29/07/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigortalara sigortalı ..... plakalı araç ile meydana gelen trafik kazası kapsamında davacıya ait araca ait hasar maddi tazminat ve ikame araç bedeli tazminat talebine ilişkin olduğu uyuşmazlığın meydana gelen kazada kusur durumunun ve davacının tazminat kazanıp kazanmadığı hususu davasına ilişkindir..... Mahkemesinin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.....'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ....'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporlarında özetle; Olayın ve delillerin nihai hukuki takdiri Mahkemenize ait olmak üzere; Davacıya ait .... plakalı aracın, davalıya ait sigortalı ... plakalı araç ile 29.07.2023 tarihinde karıştığı trafik kazasında hasarlandığı, davacıya ait .... plakalı araç sürücüsünün kazada %75, davalıya ait ... plakalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, 29.07.2023 tarihli kazada ... plakalı aracta oluşan hasar toplamı 1.620.946,72 TL, olup hasar ve alınan sovtaj bedeli değerlendirilerek Pert-Total işlemi uygulanmıştır. ....İşlemine Göre Hasar Toplamı: Aracın kaza tarihindeki değeri : 1.918.000,00 TL Hurda/sovtaj değeri: : 959.000,00 TL Hasar Miktarı : 959.000,00 TL olarak tespit edilmiştir. Davalının kusur oranına tekabül eden hasar miktarı; 959.000,00 TL x 0,25= 239.000,75 TL dir. Araç Mahrumiyeti Zararı: Davacı aracın pert edilmiş olduğunudan, yeni bir araç alması için makul süre 30 gündür. Bu süre zarfında emsal bir aracın amortisman değerleri düşüldüğünde günlüğü 750,00 TL’den kiralanabileceği değerlendirilmiş, 30 günlük araç mahrumiyeti zararı:30 x750 =22.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının kusur oranına tekabül eden ikame araç bedeli=22.500 x 0,25= 5.625,00 TL dir. Davalı... sigortalar ödeyebilecekleri üst limitlerinin 120.000,00 TL olduğu, ....plakalı özel aracın dava dışı sürücüsü ...’ın hissesine düşen hasar tazminat tutarının; Davalı ....’ın hissesine düşen hasar tazminat tutarının; 1. ALTERNATİFTE: 1.203.000 x 0,75 = 902.250 TL 2. ALTERNATİFTE: 1.418.000 x 0,75 = 1.063.500 TL Dosyaya sunulmuş faturadaki 30 günlük 90.000 TL mahrumiyet zararının uygun olacağı, 06 ET 1919 plakalı özel aracın dava dışı sürücüsü ...hissesine düşen hasar tazminat tutarının ; 90.000 x 0,25 = 22.500 TL, ...plakalı özel aracın sürücüsü davalı araç maliki ve Berat ...’ın hissesine düşen hasar tazminat tutarının; 90.000 x 0,75 = 67.500 TL olacağı, Davacı aracın pert edilmiş olduğunudan, yeni bir araç alması için makul süre 30 gündür. Bu süre zarfında emsal bir aracın amortisman değerleri düşüldüğünde günlüğü 750,00 TL’den kiralanabileceği değerlendirilmiş, 30 günlük araç mahrumiyeti zararı: 30 x750 =22.500,00 TL olarak hesaplanmıştır. Davalının kusur oranına tekabül eden ikame araç bedeli=22.500 x 0,25= 5.625,00 TL dir. Davalı Mapfree ve .... sigortalar ödeyebilecekleri üst limitlerinin 120.000,00 TL olduğunu belirtmişlerdir. Yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Somut olayda, 29/07/2023 tarihinde davacıya ait .... plakalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen tutarın 902.250 TL, ikame araç bedelinin 67.500,00-TL olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile; 902.250,00-TL tazminatın, 240.000,00-TL'sinin davalı .... sigorta yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar .... Yönünden 4/10/2023 tarihinden itibaren, davalılar... yönünden 29/07/2023 tarihinden avans faiziyle birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 662.250,00-TL'sinin davalı ....sigorta yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalılar .... Yönünden 06/11/2023 tarihinden itibaren, davalılar .... yönünden 29/07/2023 tarihinden avans faiziyle birlikte adı geçen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,2-67.500,00-TL ikame araç bedelinin kaza tarihi olan 29/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar .... alınarak davacıya verilmesine,3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 66.243,62 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 16.526,76 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 16.954,36 TL harcın düşülmesi ile bakiye 49.289,26 TL harcın 12.198,42TL'sinin Mapfre Sigortadan , 37.090,84TL'sinin davalılar... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,5- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL peşin harç, 16.526,76 TL ıslah harcı, 427,60 TL başvurma harcı, 1.055,00 TL tebligat ücreti, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti, 29,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 26.965,96 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 151.462,50 TL vekalet ücretinin, ... nin 45.000-TL ile sınırlı olmak üzere.... nin 105.337,50-TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan alınarak davacıya verilmesine,7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2026....