Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakıyla KHK 375 kapsamında kamu görevinden çıkarılan personelin ceza yargılamasında beraat etmesinin idari yargılamayı bağlamadığına hükmederek temyiz istemini reddetti.
Özet: Danıştay, hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan kesinleşmiş beraat kararı bulunan bir kamu görevlisinin, 375 sayılı KHK uyarınca FETÖ/PDY ile iltisak veya irtibat gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılması işleminin iptali talebiyle açtığı davada, ceza yargılamasındaki beraat kararının idari tedbirin hukuka uygunluğunu değerlendirirken bağlayıcı olmadığını; dosyadaki diğer tespitler doğrultusunda ilgilinin örgütle iltisak ve irtibatının devam ettiğini kabul ederek, kamu görevine iade talebini reddeden alt derece mahkemesi kararını oyçokluğuyla onamış; karşı oyda ise kesinleşmiş beraat kararının ve delillerin yetersizliğinin göz ardı edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/8805 E.  ,  2025/11562 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/8805
Karar No : 2025/11562
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkındaki ceza yargılaması neticesinde beraat kararı verildiği, İzmir ilinde bulunan bir sabit telefon hattı üzerinden bir kez aranmış olmasının FETÖ ile irtibat ve iltisakına ilişkin delil olarak gösterilemeyeceği, söz konusu aramanın Yargıtay’ın kriterlerine uygun olmadığı, görüşmenin içeriğine ilişkin hiçbir verinin bulunmadığı, hakkındaki ceza yargılamasının sonucu beklenmeden kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, gerekçeli karar hakkı, masumiyet karinesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, kanun önünde eşitlik ilkesi, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Öte yandan, bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, davacı hakkında silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma suçundan açılan kamu davasında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği görülmüştür.
Davacı hakkında verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında, "...sanık ile görev, görev yeri ve rütbe olarak uyumlu olan 2 grup ardışık aramanın bulunduğu, bu aramaların sanığın kullandığı ... numaralı GSM hattının Ankara ilinde bulunan sabit hatlardan tarihlerinde yapılan İ. Ş., M. Y. ve sanık ile olan ardışık aramalar olduğu, İ. Ş., M. Y. ve sanığın ardışık arama tarihlerinde askeri okul öğrencisi oldukları, tanıklar M. Y.'nın ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan İ. Ş.'un mahkememizce alınan beyanında, sanığın örgüt ile bağlantısı olup olmadığı hakkında bilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, aşamalarda da sanık aleyhine beyanlarının olmadığı, ardışık arama kaydında yer almayan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan tanık Ş. S.'ın, sanığın örgüt ile irtibatının bulunup bulunmadığı hakkında bilgisinin olmadığını beyan ettiği, sanık aleyhindeki beyanının 2010 sonrasında göreve alınanların %70-80inin fetöcü olduğunu düşündüğü yönündeki tahmine ve 2014/2015 sonrasında göreve alınan isimlerin sorulması üzerine sanığın da aralarında bulunduğu birkaç ismi söylediği görülmekle, sanığa yapıldığı tespit olunan ardışık aramalardan sanık ile görev yeri ve rütbe itibariyle uyumlu olan yalnızca 2 grup ardışık aramanın bulunduğu..." tespitlerine yer verildiği ve söz konusu 2 ardışık arama grubunun Yargıtay ... Ceza Dairesinin belirlediği ardışık arama kriterlerine uymadığı gerekçesiyle beraatına karar verildiği görüldüğünden, davacının İzmir ilindeki sabit hatlardan peşpeşe günlerde ardışık olarak aranmış olmasının örgütsel nitelikte kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, hakkındaki 2 grup ardışık aramanın davacı aleyhine örgütle iltisakına ve irtibatına delil olarak alınamayacağı ve davacının örgütle irtibat ve iltisakına başkaca bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan istinaf isteminin reddine ilişkin İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.