FETÖ/PDY iltisakı sebebiyle kamu görevinden çıkarılan davacının, ceza yargılamasındaki beraatine rağmen idari işlemin hukuka uygun bulunarak temyiz başvurusunun Danıştayca reddedilmesi kararı.
Özet: Danıştay, terör örgütü üyeliği suçundan hakkında beraat kararı verilmiş bir kamu görevlisinin, 375 sayılı KHKnın geçici 35/b maddesi uyarınca terör örgütüyle iltisak veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılması işlemini hukuka uygun bularak, ceza yargılamasındaki beraat kararının idari yargılama açısından bağlayıcı olmadığını ve dosyadaki deliller uyarınca davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğunu tespit etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2022/7910Karar No : 2025/11569 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Av. ...İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, örgüt üyeliğinin tespitinde kullanılan kriterler dikkate alındığında FETÖ/PDY terör örgütüyle herhangi bir bağının bulunmadığının açık olduğu, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, takdir yetkisinin kullanılmasında uyulması gereken ilkelerin başında ölçülülük ilkesinin bulunduğu, takdir yetkisi kullanılırken hangi hukuki gerekçe ve kriterlerin uygulandığının açıklanması gerektiği, idari işlemin amaç unsuru yönünden kamu yararı ile bağlı olduğu, idari işlem tesis edilirken mutlaka hukuki bir nedene dayanılması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, temel hak ve hürriyetlerinin özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL KHK’ları ile sadece durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerinin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği, idarece hangi eylemine ya da elde edilen hangi delile dayanılarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkartıldığının açıklanmasının zorunlu olduğu, hukuki denetime açık olmayan ve somut dayanaklara sahip olunmadan irtibat ve iltisak kavramlarının oluşturulamayacağı, dava konusu işlemin adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, savunma hakkı, hukuk devleti ilkesi, ölçülülük ilkesi, kamu hizmetine girme hakkı gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Diğer yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza kovuşturmasının devam ettiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, ceza yargılamasında ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.