Eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasında, haksız fesih iddiasıyla bağımsız bölüm satışını engellemeye yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karşı yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Yüklenici davacının, %95i tamamlanan eser sözleşmesinin haksız feshedilmesiyle teminat mektuplarının nakde çevrilmesi, malzeme ve ekipmana el konulması, sözleşmedeki bağımsız bölüm devirlerinin yapılmaması ve hakedişlerin ödenmemesi gibi zararlara uğradığı iddiasıyla başlattığı tazminat davasında, barter karşılığı taahhüt edilen bağımsız bölümlerin satışının önlenmesi için talep ettiği ihtiyati tedbirin, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği ve ek protokol hükümleri gerekçesiyle ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, davacı vekilince, kararın haksız feshe hukuki geçerlilik atfettiği, telafisi imkansız zararlar doğuracağı ve davalının kötü niyetli olduğu gerekçeleriyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu bu hukuki süreçte, istinaf taleplerinin değerlendirilmekte olduğu anlaşılmaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/1111 KARAR NO: 2026/1068TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 02/07/2026NUMARASI: 2026/566 Esas (Derdest)DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 04/09/2026Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili dava dilekçesinde: müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, .... ili ... ilçesi ... Mah. ...Cad. .... Pafta, .... Ada ... Parsel .... ... ... Şantiyesinde yürütülen proje kapsamında EK-1: 17/04/2024 tarihli, "..." numaralı sözleşme imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca müvekkil şirketin Projedeki Mekanik Tesisat İşlerini (Isıtma-Soğutma, Havalandırma, Yangın, Sismik Askılama vb.) üstlendiğini, Mekanik Tesisat iş ve edimleri yerine getirilmeye devam ediliyorken ve yüklenilen işin %95 lik kısmı ifa edilmişken karşı taraf şirket tarafından Sözleşmenin haksız feshedilmesi sonucunda, müvekkil şirket tarafından verilen Teminat mektuplarının nakde çevrilmesi, müvekkili şirkete ait malzeme, ekipman ve ürüne el konulması, Sözleşmede belirtilen Barter karşılığı Bağımsız Bölüm Devirlerinin yapılmaması, davacı şirketin işçilik, eser ve hizmet hakediş bedelleri ödenmemesi, işverenin gecikmesinden kaynaklı işçilik ve malzeme fiyat farkı bedellerinin ödenmemesi ve Haksız fesih sebebiyle uğranılan kâr kaybı ve müspet zararların tazmini için işbu davayı açtığını belirterek bu zararların giderilmesi için öncelikle, barter yani yapılan iş ve işçilikler karşılığında devri taahhüt edilen İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Caddesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel... ...(C) blok Daire No:... bağımsız bölümü ve ...(C) Blok, Daire No:... bağımsız bölümlerinin satışının önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.Mahkemece 02/07/2026 tarihli ara karar ile, dosya henüz tensip aşamasında olup HMK 390/3 maddesi gereği davacının davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Davanın mahiyeti gereği davacının iddialarında ve talebinde haklı olup olmadığı hususu yapılacak yargılama ve konusunda uzman bilirkişi incelemesi ile mümkün olabilecektir. Mevcut dosya durumuna göre kanunun aradığı yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği ve talep yargılamayı gerektirdiği ve 27/04/2024 tarihli, ... nolu ek protokolde ana sözleşme herhangi bir şekilde fesih olursa iş bu sözleşmenin de herhangi bir ihtar ve ihbara gerek olmadan sona ereceği konusunda mutabık oldukları bu nedenle yüklenicinin bağımsız bölüm için talepte bulunamayacağı ana sözleşme kapsamında yüklenicinin hakedişinin işveren tarafından ödeneceği kararlaştırılmış olduğundan ve ana sözleşme ve ek protokoller davalı tarafından fesih edilmiş olduğundan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, yerel mahkemece, haksız ve hukuka aykırı sözleşme feshine hukuki geçerlilik atfederek aleyhe yorumlanmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere devri riskinin HMK 389 kapsamında telafisi imkansız zararlar doğuracağını, davacının edimlerini %95 oranında tamamladığı delil tespiti dosyası ile sabitken, davalının tamamen kendi kusurundan kaynaklanan gecikmeleri bahane ederek sözleşmeyi haksız feshetmesinin 73 milyon TL'yi aşan teminat mektuplarımızı haksızca nakde çevirmesi ve şimdi de bedeli müvekkilin hakedişlerinden kesilen dava konusu bağımsız bölümleri satmaya çalışmasının açık bir kötüniyet göstergesi olduğunu belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DEĞERLENDİRMEUyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir. Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir. Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur. İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3. Maddesine göre Mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır. Davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu, dosya kapsamı ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, tedbirin yasal koşullarının oluşmadığı, dava konusu olmayan talep hakkında tedbir kararı verilemeyeceği değerlendirilerek ihtiyati tedbir kararı verilmemesi yönündeki yerel mahkeme kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../07/2026 tarih ve 2026/.... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2 -İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 04/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.