Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle öldürme suçundan sanığa verilen adli para cezası hükmünü, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde kanun maddesi eksikliği nedeniyle düzeltip onadı.
Özet: Sanığın taksirle öldürme suçundan başlangıçta bilinçli taksirle hapis cezasına çarptırılması, yüksek mahkemece basit taksirle değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, yerel mahkemece 38.000 TL adli para cezası ve 3 ay ehliyet el koyma şeklinde hüküm kurulmuştur; sanık müdafiinin kusursuzluk, hatalı değerlendirme, zamanaşımı ve cezanın ağırlığı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, yüksek mahkeme yargılama sürecinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığını belirterek bu itirazları reddetmiş, ancak hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin belirtilmemesi hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, bu hatayı kendisi düzelterek (2 yıl 1 ay hapis cezasının TCK 50/4 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 760 tam gün esas alınarak 50 TL günlük karşılıkla 38.000 TL adli para cezasına çevrilmesi şeklinde) nihai hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermiştir.
12. Ceza Dairesi         2026/3311 E.  ,  2026/6857 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/296 E., 2025/ 820 K.
SUÇLAR : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemenin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi yerine 85/2. maddesi gereceğince cezalandırılmasının hukuka aykırı olması nedeniyle verilen bozma kararı üzerine Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 38.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusuru olmadığına, hatalı değerlendirme yapılarak mahkûmiyet kararı verildiğine, zamanaşımının gerçekleştiğine, cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonunda dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 02.07.2014 tarihinde saat 03.07 sıralarında, sanığın, sevk ve idaresindeki araçla meskun mahal dışında, bölünmüş, 3 şeritli, eğimli ve virajlı, hız sınırı 120 km/sa olan yolda seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağında bulunan demir bariyerlere aracının sağ yan kısımları ile çarptığı, aracının 74 metre fren izi bırakarak orta refüj demir bariyerleri parçalayıp orta refüj içerisinde takla atarak yan kısmına devrildiği, kaza nedeniyle sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü olayda; suçun işleniş şekli ve özellikleri, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ile sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden cezalandırılması gerektiği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de bu husus infaz aşamasında değerlendirilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken
uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine uyulmaması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (3) numaralı bölümünün hüküm yerinden çıkarılarak yerine ''Sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak 2 yıl 1 ay hapis cezasının 5271 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 50,00 TL olarak hesabıyla 38.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Gaziantep 15. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.