Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararını onarken, delil yetersizliği ve eylemin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma niteliği iddialarını reddettiği içtihadı.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, ilk derece mahkemesi kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılarak yeniden tesis edilmesi ve sanık müdafiinin delil yetersizliği ile eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma niteliğinde olduğuna dair temyiz itirazları üzerine, Yargıtay tarafından yapılan incelemede; sanığın farklı zamanlarda birden fazla kişiye uyuşturucu madde temin ettiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu, bölge adliye mahkemesinin suçun vasfı ve sübutuna ilişkin değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve etkin pişmanlık koşulları oluşmadığı halde uygulanması hususlarının aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmadığı belirtilerek, temyiz isteminin esastan reddiyle mahkûmiyet kararının onanmasına hükmedilmiştir.
10. Ceza Dairesi         2022/633 E.  ,  2026/7048 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1156 E., 2018/2206 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
1. Olay tutanağı içeriği, ekspertiz raporları, kullanıcı şahısların beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın Murat ve Cemrehan isimli kişilere farklı zamanlarda, ayrı ayrı uyuşturucu madde temin ettiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
2. Sanığın kaba üst yoklaması sonucu şeffaf poşette 21,4 gram uyuşturucu maddenin ele geçmesi sebebiyle şartları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
Aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiriler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.