Haksız gözaltı sonrası beraat eden kişinin açtığı tazminat davasında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik bulunarak Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Haksız gözaltı nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin hükmettiği düşük miktardaki maddi ve manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanması üzerine, Yargıtay; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği ve gözaltı süresi dikkate alındığında manevi tazminat miktarının hakkaniyet ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde yetersiz olduğuna hükmederek Bölge Adliye Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
12. Ceza Dairesi         2023/3073 E.  ,  2026/6848 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/ 1176 E., 2022 / 2427 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 09.09.2020
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı nedeniyle 100.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 189,81 TL maddi, 1000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/208 Esas tarih 2020/30 sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve görevi kötüye kullanma suçlarından 25.02.2015- 01.03.2015 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararlarının 13.07.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmemiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a bendi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2026 tarihinde karar verildi.