Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın 2009-2013 yıllarında mahrem imamların düzenlediği örgütsel sohbetlere katıldığı gerekçesiyle verilen silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini onadı.
Özet: Yapılan kapsamlı incelemede, sanığın 2009-2013 yılları arasında farklı mahrem imamlar tarafından düzenlenen örgütsel içerikli sohbetlere katıldığına dair tanık beyanları doğrultusunda silahlı terör örgütü üyeliği suçundan verilen mahkûmiyet kararının hukuka uygun olduğu, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun yapıldığı, tüm delillerin hukuka uygun elde edildiği ve eylemlerin doğru nitelendirildiği tespit edilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden bölge adliye mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının oy birliğiyle onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1160 E., 2022/326 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2021/106 E., 2021/292 K.SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;2009-2013 yıllarında farklı mahrem imamların düzenlediği örgütsel içerikli sohbetlere katıldığına dair hakkında tanık beyanları bulunan sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.