Gayrimenkul satış sözleşmesinden doğan tapu iptali, tescil ve tazminat talepli davada feragat sonrası banka lehine ipotek teminatı vekalet ücreti hükmünün hukuka uygunluğu.
Özet: Bu hukuki metin, davacının müteahhitten satın aldığı bağımsız bölümlerin tapu devrinin yapılmaması üzerine tapu iptali ve tescili, aksi halde ödediği bedelin iadesi, kira kaybı ve değer kaybı gibi tazminat talepleriyle açtığı davada, davalıların yetki itirazı ve sözleşmesel sınırlar gibi savunmalar sunmasının ardından, ilk derece mahkemesince davacının davadan feragat etmesi sebebiyle davanın reddine karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesinin ise davacının ipotekli taşınmazın kaydının iptali talebinden feragat etmesi nedeniyle davalı banka lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesinde hukuka aykırılık görmediği bir yargı sürecini özetlemektedir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3583 E.  ,  2026/1234 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1294 E., 2025/1404 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2018/1870 E., 2024/393 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalı .... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ...A.Ş. arasında 17.09.2012 tarihinde yapılan iki adet gayrimenkul satış sözleşmesi ile davalının ....... ilçesi, ........ Projesi kapsamındaki 4 blok hâlinde yapılacak inşaattan 3 82... parselde kain,...(D) Blok, 286 numaralı bağımsız bölüm ile 433 numaralı bağımsız bölümleri satın aldığını, sözleşmeye göre bağımsız bölümlerin 31.12.2015 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, dava tarihi itibarıyla tapu devrinin yapılmadığını iddia ederek bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptal edilerek müvekkili adına üzerindeki tüm ipoteklerden ari olarak tesciline, olmadığı takdirde taşınmazlar için ödediği 411.000,00 TL devir bedelinin en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, dekorasyon hizmet bedeli olarak müvekkilinden tahsil edilen 23.600,00 TL'nin faizi ile davalı ... firmasından alınarak müvekkiline verilmesine, iki daire için aylık toplam 2.400,00 TL üzerinden toplam kira kaybı tazminatının faizi ile birlikte davalı ... firmasından alınarak müvekkiline verilmesine, 4 blok olarak projelendirilip 7 blok olarak inşası devam eden projede müvvekiline satışı gerçekleştirilen dairelerdeki değer kaybından kaynaklı tazminatın fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL olarak en yüksek faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; bağımsız bölümlerin davacı tarafından kişisel kullanım amacıyla değil ticari amaçla; yatırım yaparak kazanç temin etme gayesi ile satın alınmış olması nedeniyle görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin “Uyuşmazlıklar” başlıklı 12. maddesi ile İstanbul (...........) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili yargı yeri olarak belirlendiğinden huzurdaki dava hakkında yetkisizlik kararı verilerek İstanbul (...) Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, gecikme cezası sözleşmede belirlenen şekilde 90 günlük opsiyon ardından 6 ay boyunca ödenebileceğinden bundan fazlasına hükmedilmesinin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil edeceğini ve sözleşmeye göre gecikme cezası, gecikmeden dolayı doğmuş ve doğabilecek her türlü zarara karşılık belirlenmiş olup davacı tarafın tazminat, kira alacağı vesair her ne nam altında olursa olsun başkaca bir hak ve alacak talep etmemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın resmî kurumlarca yürütülmekte olan işlemlerinin tamamlanmasına müteakip davacı taraf adına devir ve tescil işlemleri gerçekleştirileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile imzalanan kredi sözleşmesinin “bağlı kredi” olmadığını, konut tesliminin üzerinden yaklaşık iki sene geçtiğini, davacının kullandığı kredinin bir an için bağlı kredi olduğu düşünülse dâhi, müvekkilinin sorumluluğunun kredi bedeli ile sınırlı olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
3. İhbar olunan ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında krediden ve sair nedenden kaynaklı herhangi bir sözleşme ile sebepsiz zenginleşme, taahhüt, haksız fiil ve sair borç doğuran bir hukuki ilişki bulunmadığını, dava konusu taşınmazın tapu kaydına davalı ... San. ve Tic. A.Ş. firmasına kullandırılmış olan kredilerin teminatını teşkil edecek şekilde hukuka uygun ipotek tesis edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf feragat beyanlarını içeren dilekçe ibraz ettiğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309 vd. maddeleri uyarınca açılan davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı .... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tapu iptali ile tüm takyidatlardan ari şekilde tescil talep ettiği, tapu kaydında davalı Banka lehine ipotek kaydının bulunduğu, davacının davasından feragat ettiği, bu hâliyle yukarıda açıklandığı üzere hukuki ayıp niteliğinde bulunan ipotek kaydı nedeniyle davalı Banka lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı .... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ipotek lehtarının müvekkili olmadığını, davacının müvekkili Bankadan talebinin 411.000,00 TL'nin tahsiline yönelik olduğundan davalı lehine nisbi vekâlet ücretine hümedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil ile ipoteğin kaldırılması, tazminat, olmadığı takdirde bedel iadesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... AŞ. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı .... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.