Asıl işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının, hizmet alım sözleşmeleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince alt işverenlerden rücuen tahsiline dair Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararı.
Özet: Davacının, hizmet alım sözleşmeleri uyarınca temizlik ve destek hizmetleri sunan davalı yüklenici firmaların işçisi olarak çalışırken emeklilik nedeniyle iş akdi feshedilen bir çalışana ödediği kıdem tazminatını, sözleşme hükümleri, İş Kanunu ve Kamu İhale Mevzuatı gereğince tüm personel yükümlülüklerinden davalıların sorumlu olduğu, asıl işverenin alt işverene rücu hakkının bulunduğu ve kamu zararı oluşmaması adına ödenen işçilik alacağının davalılardan tahsil edilmesi gerektiği iddiasıyla açtığı rücuen tazminat davasıdır.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/386 Esas - 2026/375
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/386 EsasKARAR NO : 2026/375...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : 28/05/2025KARAR TARİHİ : 29/04/2026KA.YAZ.TARİHİ : 30/04/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA:Davacı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkili kurum sorumluluğundaki tesislere ait hizmet binalarının ve açık alanların temizlik ve destek hizmetlerinin yürütülmesi işi ile Misafirevi, Kreş ve ....ait hizmet binaları ve açık alanların temizlik ve destek hizmetleri işi kapsamında, ... .... ile Teşekkülümüz arasında 01.11.2021 tarihinde imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde temizlik personeli olarak görev yapan .... devredilmiş ve devredilen işyerinde çalışmakta iken iş akdinin ....verilen 05.08.2024 tarihli Sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesi 8 koduyla (emeklilik-yaşlılık ) feshedilerek brüt 272. 629,62 TL kıdem tazminatından 2.069,26 TL kıdem tazminatının düşülmesiyle net 270.560,36 TL kıdem tazminatının 13/09/2024 tarihinde ödendiğini, davalılar ile hizmet alımı sözleşmeleri akdedilerek işin anahtar teslimi verildiğini, davalıların, kendi ekipmanı ve personeli ile hizmet verme yükümü altına girmiş olduğunu, yüklenici firmalar ile müvekkili kurum arasındaki iç ilişkide Borçlar Kanunu hükümleri ve sözleşme hukuku uygulanacağından, sorumluluğun tespitinde tarafların aralarında yaptıkları hizmet alım sözleşmesinin geçerli olduğunu, davalılar ile imzalanan sözleşmelerin “Yüklenicinin Sözleşme Konusu İşle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları” başlıklı maddelerinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 6'ncı bölümüne atıfta bulunmuş olup bu bölümde de personel ile ilgili tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtilmiş olduğunu, ayrıca, Kamu İhale Genel Tebliğinin 79. maddesinde “Sözleşme giderleri ile amortisman, kıdem tazminatı, işyeri hekimliği ücreti, oryantasyon eğitimi giderleri vb. mahiyetteki giderler, %3 oranında sözleşme giderleri ve genel giderlere dahildir” düzenlemesinin yer aldığını, Genel Müdürlüğümüzce işçilik alacakları ödenen dava dışı ...., davalıların işçisi olarak çalışmış olup Genel Müdürlüğümüzle akdedilmiş bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, Hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılan personele ait mükellefiyetler ile yüklenici ve işçi arasındaki ilişkilerden doğabilecek tüm sonuçlardan açıkça yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiş olup tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümleri tarafları bağlayacağından müvekkili Genel Müdürlük tarafından ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsilinin gerekli olduğunu, dava dışı işçi ....'in 10.09.2015-31.03.2022 tarihleri arasında müvekkili Genel Müdürlük ile akdedilen Hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı yüklenici firmalarda çalışmış olduğunu, Yargıtay kararları, 4857 sayılı Kanun'un 112'nci maddesinde yapılan kıdem tazminatı düzenlemesinin, İdarelerin ödedikleri kıdem tazminatlarını alt işverenlere rücu etme hakkını ortadan kaldırmadığını ortaya koymuş olduğunu, ..... sayılı kararında "Dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer alt işverenler işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği”nin kabul edilmiş olduğunu, Sayıştay Başkanlığı tarafından yayınlanan 2018 Yılı Dış Denetim Genel Değerlendirme raporunda, İdarelerce ödenen kıdem tazminatı ve benzeri ödemelerin sorumlulara rücu edilmesine ilişkin olarak; “4857 sayılı İş Kanunu'nun asıl işveren-alt işveren ilişkisini tanımlavan 2'nci maddesinin altıncı fıkrasında bu iliskide asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanun'dan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu ifade edilmiş olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil sorumluluğa ilişkin olan 61 ve 62'nci maddelerine istinaden asıl işverenin alt işverene rücu etme hakkı saklı tutulmuştur” hükmüne yer verilerek İdarece yapılan kıdem tazminatı vb. ödemelerin alt işverenlere rücu edilebileceği ve bunun yapılmaması halinde kamu zararının oluşabileceğinin belirtilmiş olduğunu, Kamu İhale Kurumunun 10.10.2012 tarihli kararından da Kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesine ilişkin olarak idarenin bu sorumluluğunun daha çok takip, gözetim ve denetim niteliğinde olduğu, kıdem tazminatının ödenmesinde asıl sorumluluğun yükleniciye ait olduğu, yüklenici tarafından kıdem tazminatının ödenmemesi halinde idarenin sorumluluğunun doğduğunun kabulü gerekmekli olduğunu, Teknik şartnamelerin 10.3 ve diğer maddelerinde yüklenicinin işçilerin ücretinden ve idarece işin hizmetiyle ilgili ödediği her ücretten sorumlu olduğunun açıkça hükme bağlanmış olduğunu, dava dışı işçinin çalıştığı yüklenici firmalardan .... İş Ortaklığı sorumluluğunda olan tutardan ava açılmadan önce belirtilen firmalardan tahsil edildiğinden bu firmaların dava dışı bırakılmış olduğunu, bu nedenle dava dışı işçiye ödenen 270.560,36- TL kıdem tazminatı ödenmesi ile kıdem tazminatı tutarına ilave olarak 2.069,26-TL damga vergisi tutarı olmak üzere toplam 272.629,62-TL'den 258.648,64-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu beyanla dava dışı işçi ....'e ödenen 270.560,36- TL kıdem tazminatı ödenmesi ile kıdem tazminatı tutarına ilave olarak 2.069,26-TL damga vergisi tutarı olmak üzere toplam 272.629,62-TL'den 258.648,64-TL kısmının dava dışı işçinin davalı yüklenici firmalarda çalıştığı dönem oranınca hesaplanması neticesinde, 54.778,04-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının, .... 343,80-TL kıdem tazminatı ve damga vergisi tutarının, Tasfiye Halinde ...., ödeme tarihi olan 13.09.2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini " talep ve dava ettiği görülmüştür.SAVUNMA:Davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı taraflarca savunmada bulunulmadığı görülmüştür .DELİLLER:Dava dışı işçi .... Bünyesinde 21/09/2018- 31/08/2020 tarihleri arası 698 ....bünyesinde 01/01/2021- 31/10/2022 tarihleri arası 360 .... adi ortaklık bünyesinde 01/11/2023-05/08/2024 tarihleri arasında 274 gün çalıştığı görülmüştür. Dosyaya ibraz edilen dekonttan dava dışı işçinin emekliği üzerine 13/09/2024 tarihinde davacı kurulca kıdem tazminatı olarak 270.560,36 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür.Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin incelenmesinde davalı ... ...Ltd.Şti ile imzalanan sözleşmenin 15/12/2016 tarihli olduğu, davalı ... .... ile imzalanan sözleşmelerin 05/07/2017,01/03/2018,29/06/2018 tarihli olduğu, .... ile imzalanan sözleşmenin 31/12/2020 tarihli olduğu görülmüştür.Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin raporunda ''... Dava dışı işçinin davacının hizmet alımı yaptığı şirketler nezdinde çalıştığı sürelere ilişkin olarak dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle davacı ....=42771,46 TL brüt ,.... Yemekçilik ...A.Ş. =35.642,88 TL brüt, Dava konusu alacağın 7573 sayılı kanunun 6. Maddesi gereği 4734 sayılı kanunun 62. Maddesinde sayılan durumların kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemeye ait olmak üzere 22/05/2003 tarihli 4857 Sayılı İş Kanunu'na 23/01/2026 kabul tarihli 7573 sayılı Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 6. Maddesiyle eklenen ile eklenen 12. Madde hükmüne göre; “10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçileceği yönündeki hüküm nedeniyle davacı kurum alacağının bu kapsamda kaldığının sayın mahkemece de kabulü halinde davacı yanca davalılardan rücuen talep alacaklar aşağıda yer almaktadır....=42771,46 TL brüt ,...35.642,88 TL brüt, Faizin başlangıç tarihi ve nev'i bakımından; alacaklara ödeme tarihi 13/09/2024'den itibaren işletilecek avansa faizi talep edilmiş olup davacının da, davalıların da ticaret şirketi olması, işin de faaliyet alanlarına giren ticari iş olması nedeniyle avans faizi istenebileceği, " denildiği görülmüştür..... K sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ...kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür.29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.”hükmünün getirildiği görülmüştür.4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinin (1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. (2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. (3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." hükümlerini içerdiği görülmüştür.DEĞERLENDİRME:Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup;davalıların savunmada bulunmaması davanın inkarı olarak değerlendirilmiş olup; Davacı ile davalı ... ...Ltd.Şti arasında 15/12/2016 tarihli, davalı ... ...... ile imzalanılan sözleşmelerin 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında imzalanan sözleşmeler ve davacı kurumun da 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinde sayılan kurumlardan olması nedeniyle bu davalı aleyhine açılan davanın 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. madde konusuz kaldığı, davalılar ... ile imzalanılan sözleşmelerin düzenleme dışı kaldığı, bilirkişinin sözleşme tarihleri yerine çalışma surelerini esas alması nedeniyle davalı .... ile imzalanan sözleşmeninde yasa kapsamında kaldığı gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere;Davacının davalılar ... ....ye yönelik açılan davalar konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına,Davacının davalılar, .... 34.608,72-TL nın 13/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.546,18- TL harçtan, dava açılışında alınan 4.417,08-TL peşin harcın düşülmesi ile fazla alındığı anlaşılan 870,90-TL harcın davacıya iadesine, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 4.417,08-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı, 5.885,00-TL tebligat ücreti ve 8.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.417,48-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.598,05-TL'sinin davalı .... den alınarak davacıya verilmesine, kalan 15.520,38-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.304,36-TL vekalet ücretinin, davalı .... 34.608,72-TL vekalet ücretinin davalı .... den alınarak davacıya verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.900,00 TL arabuluculuk ücretinin 327,81-TL sinin davalı .... den, 655,62-TL'nin davalı .....den kalan 3.916,57-TL sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair Taraf vekillerini yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2026....