Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklanan 577.054,42 TL fatura alacağı için icra takibine yapılan itirazın iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacı şirket, ticari satışlar ve teslim edilen mallara ilişkin 577.054,42 TL tutarındaki fatura alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine, bu itirazın iptali ile likit olan borç nedeniyle icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş; davalı ise faturaların tebliğ edilmediği, alacağın olmadığı, vadesi gelmediği, faiz ve zamanaşımı itirazlarıyla davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmiştir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/680 Esas - 2026/300
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2025/680 EsasKARAR NO : 2026/300 Karar ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 15/09/2025KARAR TARİHİ : 10/04/2026YAZIM TARİHİ : 10/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkii şirket ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkiye istinaden .... numaralı ve 35.090,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 33.000,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 22.941,60 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 30.588,80 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 6.600,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 6.600,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 58.436,40 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 53.054,10 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 17.752,68 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 17.811,20 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 17.820,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 35.640,00 TL tutarlı fatura, .......numaralı ve 17.820,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 35.783,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 3.960,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 61.512,00 TL tutarlı fatura, ...numaralı ve 18.095,00 TL tutarlı fatura, .. numaralı ve 55.209,00 TL tutarlı fatura, ...numaralı ve 36.520,00 TL tutarlı fatura, ....numaralı ve 18.260,00 TL tutarlı fatura, ... numaralı ve 18.458,00 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, faturaların içeriğindeki yer alan mallar tamamen teslim edildiğini, davalı şirket tarafından sadece .... numaralı ve 35.090,00 TL tutarlı faturanın 30.497,36 TL'lik kısmının ödendiğini, davalı şirket tarafından bu tutar haricinde müvekkil şirkete ödeme yapılmadığını, müvekkil şirketin cari hesap kayıtları ve yevmiye defterinde de görüleceği üzere davalı şirketin 577.054,42 TL asıl alacak borcu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından faturalara konu mallar eksiksiz ve kusursuz bir şekilde davalı şirkete teslim edildiğini, takibe konu faturalarda "İrsaliye yerine geçer" ibaresi yer aldığını, bu faturalar malların teslimi esnasında ihtirazi kayıtsız bir şekilde imzalandığını ve davalı şirket malları teslim aldığını, bu hususu gösteren belgeler mevcut olduğunu, sadece .... numaralı faturada imza bulunmadığını, ancak bu faturada yer alan ürünlerin teslim edildiğine ilişkin olarak ÜTS kayıtları bulunduğunu, müvekkili şirket düzenlemiş olduğu faturaların bedellerinin ödenmesi için davalı şirket ile iletişim kurmaya çalışmış ancak davalı şirketin hiçbir şekilde müvekkil şirkete ödeme yapmadığını, bu sebeple icra takibi başlatıldığını, fakat davalı şirket tarafından işbu icra takibine itiraz edilerek icra takibinin durduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ancak arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, mahkemenizce de takdir edileceği üzere davalı şirket tarafından müvekkil şirketin alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, takibe konu alacağın likit olduğu son derece açık olduğunu şeklinde açıklamalara yer verilerek; davalının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil şirketin ticari satımdan ve cari hesaptan kaynaklı alacaklarının ödemediğinden bahisle başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamı ile müvekkilin icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ettiğini, davacının iddiaları usul ve yasaya aykırı olup iş bu nedenle anılan davanın reddinin gerekeceğini, dava dilekçesinde müvekkil aleyhine olan bütün hususlara itiraz ettiklerini, davacı taraf dilekçesinde faturaların müvekkile tebliğ edildiğini iddia etmişse de müvekkiline usul ve yasaya uygun biçimde tebliğ edilmiş bir fatura bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı taraf muaccel olmayan bir alacak kalemi için icra takibe girişerek ve faiz talebinde bulunduğunu, iş bu nedenle işlemiz faize ve faiz oranına da itiraz etme gereği hasıl olduğunu, davacının müvekkili şirket nezdinde bir alacağı bulunmamakta olup iş bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise de davacının talep ettiği alacak kalemleri zaman aşımına uğramış iş bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, yasaya aykırı davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağı davasına ilişkindir.... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası ve tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacı ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda; 04.03.2025 tarihi itibari ile davacının, davalıdan 577.054,42-TL alacağı olduğu, Davalı ticari defterinin dikkate alınması durumunda; 04.03.2025 tarihi itibari ile davalının, davacıya 577.054,42-TL borcu olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:....) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve kayıtların aykırı olmadığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faize yönelik istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 577.054,42-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, işlemiş faize yönelik talebin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si olan 115.410,88-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 39.418,59 TL harçtan, dava açılışında alınan 6.295,44 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 33.123,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 75,00 TL tebligat ücreti, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 8.215,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.215,26 TL'si ile dava açılışında alınan 6.295,44 TL peşin harç toplamından oluşan 14.510,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 92.328,71 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/04/2026.... e-imza