Kadastro tespitine itiraz davasında Zonguldak taşkömürü havzası içindeki taşınmazın kamu emlakı olmadığına karar verilmesi ve bu özel mülkiyet tescili kararının temyiz incelemesi.
Özet: Zonguldaktaki bir taşınmazın kömür havzası içinde yer alması sebebiyle Hazine tarafından kamu malı olduğu iddia edilirken, kadastro tespitiyle özel mülkiyete konu edilip tekrar özel şahıslar adına kaydedilmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olmadığını ve özel mülkiyete tabi olduğunu belirterek Hazinenin tescil talebini reddetmiştir; davacı Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay, alt mahkeme kararlarının usul ve kanuna uygun olduğunu belirtip Hazinenin diğer itirazlarını yerinde görmemiş ancak taşınmazın kömür havzası nedeniyle kamu malı niteliğinde olup olmadığına dair esaslı değerlendirmeye geçmiştir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/440 E., 2023/99 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli Kadastro MahkemesiSAYISI : 2019/25 E., 2019/38 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 954 parsel sayılı 1.062 m² yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, satın alma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra, 1984 yılında 1910 tarih ve 289 sayılı ... (... Teskeresi) belirtilen ... (taşkömürü havzası) ile ilgili İçtihadı Birleştirme kararı ve Yargıtay kararları doğrultusunda bu gibi tapusuz taşınmazların kamu emlakı niteliğinde olup tapulama harici bırakılması gerektiği belirtilerek tapulama harici bırakılmalarına karar verilmiş, komisyon nezdinde yapılan itirazlar neticesinde, beyanlar hanesindeki tüm beyanların iptaline, payları oranında ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. 2. Davalı ... vekili 04.10.1991 havale tarihli dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 954 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesinin daha fazla olduğunu öne sürerek, kadastro komisyon kararının iptali ile bu hissenin müvekkili adına tescilini talep etmiştir.3. Yargılama sırasında müdahil Mürvet Kaya mirasçıları, murislerinin de taşınmazda payının bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. 4. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, komisyon kararı ile tutanağın beyanlar hanesindeki tüm ibarelerin de iptaline karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında dava dosyalarının 1991/32 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildikten sonra, 954 parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefriki ile eldeki dava dosyasının esasına kaydı yapılmıştır. II. CEVAPDavalılar ... ve ... ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde; davacı ...'un davasını kabul etmişlerdir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı, evveliyatında kök muris Abdullah tarafından sağlığında dava konusu eski 954 parsel sayılı taşınmazı kızı ...'a verildiği ve taşınmazın uzun yıllarca ..'un kullanımında olduğu ..." gerekçesiyle davacılar Hazine ve ... mirasçılarının davalarının reddine, davacı ...'un davasının kabulüne, dava konusu eski 954 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile yeni ada parsel numarası olan 1 08... parsel numarası ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın eksik inceleme ile karar verdiğini belirtilerek, kararın kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDava kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda; davacı Hazine tarafından komisyon kararına karşı dava açılmasının sebebi, 17.01.1326 (1910) tarihli ve 289 sayılı Tezkere-i Samiye ve 05.02.1958 tarihli ve 4/9925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle kömür havzası olarak belirtilen ve sınırları genişletilerek Zonguldak Taş Kömürü Havzasının Bartın, Karabük, Kastamonu ve Zonguldak illerinin ileri kısımlarını da kapsamı içine alan bu taşınmazları “Kamu malı” sayması, ayrıca 10.10.1983 tarihli ve 96 sayılı Türkiye Taş Kömürü Kuruluşu Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname ile kömür sahasının kamu malı haline getirilmiş olmasıdır. Her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718. maddesinde "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar." şeklinde düzenleme yapılmış ise de, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) 2 ve 3. maddeleriyle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 4. maddesi hükmü gereğince, taşınmaz maliklerinin iktisap ettikleri taşınmazların altına malik olmaları mümkün bulunamamaktadır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın altında bulunan madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesi suretiyle gerçek kişi adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu yönde şerh verilmeksizin tescil kararı verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARYukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının birinci bendinin ikinci paragrafının dördüncü satırında yer alan "...tesciline" kelimesinden sonra gelmek üzere, "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un 2/4. maddesi uyarınca, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesine" ibaresinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.