Danıştay 5. Dairesi, KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin ceza davasında beraat etse dahi göreve iade talebinin reddinin idari olarak hukuka uygun olduğuna karar verdi.
Özet: Danıştay, olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılan davacı hakkında terör örgütüne yardım etme suçundan verilen mahkumiyet kararının bozulup beraatle sonuçlanmasına rağmen, bir kamu görevlisinin terör örgütüyle iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılma gibi idari bir tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılamada ceza mahkemesindeki beraat kararının bağlayıcı olmadığına hükmederek, davacının göreve iade başvurusunun reddine ilişkin kararı onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/1206 E.  ,  2025/11357 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1206
Karar No : 2025/11357
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Olağanüstü hal döneminde sadece olağanüstü halin gerektirdiği ölçüde ve olağanüstü hal süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hiç kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Bank Asya hesabına talimat ile para yatırmadığı, rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirdiği, Devletin denetimi ve gözetimi ile kurulmuş olan şirkete ödeme yapmış olmasının örgütsel faaliyet olarak nitelendirilemeyeceği, FETÖ terör örgütüne ilişkin yapılan ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği, masumiyet karinesinin kanunların geriye yürümezliği ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında davacının silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı kaldı ki, ... Bölge İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün bozularak yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve söz konusu kararın temyiz edilmeden kesinleştiği görülmüştür.
Bununla birlikte olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği, kararın incelenmesinde, "Bankasya'da bulunan hesabında örgüt yöneticilerinin bankanın kurtarılması yönündeki talimat dönemleri öncesi ve banka yönetiminin tamamen TMSF'ye devri tarihinden sonra da hesap hareketlerinde bulunduğunun, bu bağlamda hesabına 2013 yılı içerisinde de farklı tarihlerde farklı miktarlarda para yatırdığının, banka yönetiminin tamamen TMSF'ye devrinden sonra ki tarihler olan 24/08/2015 tarihinde hesabına 10.000,00 TL., 05/02/2016 tarihinde de 10.277,00 TL. para yatırarak katılım hesapları açmak sureti ile örgüt yöneticilerinin talimat dönemleri dışında da hesap işlem ve hareketleri yaptığının anlaşıldığı" görüldüğünden Bank Asya'daki hesabına para yatırmış olmasının aleyhine delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmamakla birlikte, davacı hakkındaki diğer tespitlerin irtibat ve iltisak için yeterli olacağı gerekçesiyle çoğunluk kararının bu kısmına gerekçe yönünden katılmıyoruz.