İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, Avusturya mahkemesi ilamına dayalı alacağın muvazaalı şirket devri yoluyla tahsiline yönelik ticari davanın istinaf kararı.
Özet: Davacı vekili tarafından başlatılan bu hukuki süreçte, Avusturya mahkemesince kesinleşen alacağın, asıl borçlu şirketin hileli işlemlerle malvarlığını devrettiği ileri sürülen davalı şirketlerden tahsili talep edilmektedir; dava, yabancı mahkeme kararının tanıma-tenfizinin ardından, asıl borçludan tahsilatın imkansız hale gelmesi üzerine, borçlu şirketin tüm aktif ve pasiflerini aynı adreste, personel ve ekipmanla faaliyet gösteren davalı şirketlere muvazaalı olarak devretmesi iddiasına dayanarak, davalıların bu alacaktan sorumluluğunun tespit edilmesini amaçlamaktadır.

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1038
KARAR NO : 2026/1745
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2024
NUMARASI : 2016/1400 Esas 2024/889 Karar
DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
Davacı vekili ile davalı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Avusturya merkezli akaryakıt şirketi olduğunu, dava dışı ....Şirketinin yurt dışındaki akaryakıt ihtiyaçlarının davacı şirket tarafından karşılandığını, dava dışı ....’nın borçlarını ödememesinden kaynaklı aleyhinde Avusturya Steyr’de ikame edilen alacak davasında, davacının daba dışı şirketten 270.798,87-Euro alacaklı olduğu hükmünün 29.04.2016 tarih 3CG 15/13 a-84 numaralı kararı ile kesinleştiğini, kararın Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ilam hükmünü taşıması ve icra edilebilmesi için İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1263 E.sayılı dosyası üzerinden ”tanıma tenfiz talepli dava” ikame edildiğini, ancak tanıma tenfiz işleminden sonra, ilamın icraya konulmasının söz konusu olduğunda dahi dava dışı ...’dan alacağın tahsilinin imkansız olduğunu, öyle ki, İzmir piyasasında son derece iyi tanınan dava dışı ... şirketinin gerek bankalara ve gerekse de piyasaya olan borçlarını ödememek amacıyla kanunu dolanmak suretiyle bir takım hileli işlemler yaptığının tespit edildiğini, bu yolda ....’nın tüm aktif ve pasifleri ile birlikte ....isimli firmaya devredildiğinin öğrenildiğini, yapılan işlemlerden birinin de .... isimli firmanın kurulması ve .... adı altında, aynı adres, araç, personel ve demirbaş ile aynı işi yapıyor olduğunu, davalılardan ....A.Ş.’nin de doğrudan söz konusu borçtan sorumlu olacağı kanaatinde olduklarını, her iki şirketin gerek akdettikleri devir sözleşmesi gerekse muvazaalı işlemler sebebiyle borçtan sorumlu olduklarını, tüm işletme hakkı ve demirbaşların İzmir 31.Noterliğinin 24.12.2015 tarihli işletme devri sözleşmesi ile ... şirketinden ....şirketine devir edildiğini, .... şirketi adına kayıtlı İzmir ili Bornova ilçesi .... Mahallesinde bulunan ve tapunun.... pafta ... parsel .. m2 lik taşınmazını 28.01.2015 tarihinde .... şirketine 4.000.000,00-TL bedelle devir ve tescil ettirdiğini, .... şirketince işin devamını sağlayacak olan araç filosunun önemli bir kısmını.... şirketi adına kayıt ve tescil ettirdiğini, .... şirketi.... şirketinin personelinin önemli bir kısmını çalıştırmaya devam ettiğini, ....şirketinin ...Caddesi No:... Pınarbaşı İzmir adresinde .... firması ile aynı iştigal alanında faaliyete devam ettiğini,.... yönetim kurulu başkanının.... şirketinin eski çalışanı olduğunu, şirket yetkilileri arasında akrabalık ilişkisinin olduğunu, davalı yanın adına kayıtlı her türlü menkul ve gayrimenkuller ile adına kayıtlı araçları ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz konulmasına, anılı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı alacağının Avusturya Mahkemeleri tarafından verilmiş karar ile ilama bağlanmış 270.798,87-Euro tutarındaki alacağının, devralan sıfatı ile davalı yandan, anılı mahkemenin karar tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte, fiili ödeme günündeki kur üzerinden hesaplanacak tutarı üzerinden tahsiline, yargılama gideri ile avukatlık ücretlerinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya dava dilekçesinin 23/11/2016 tarihinde TK 35. Maddesine göre tebliğ edildiği, davalı tarafın süresinde davaya cevap vermediği, davalı vekilinin beyan dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Avusturya Steyr Mahkemesi tarafından .... hakkında verilen fakat hakkında tenfiz kararı dava tarihinde kesinleşmemiş olan yabancı mahkeme kararının kesinleşmesinin bekletici sorun addedilmesinin usuli sakatlık doğurduğunu, sayın başkanlık tarafından 21/04/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında yapılan "Uyuşmazlığın Tespiti" uyarınca: "...Dava, yabancı mahkeme kararı ile sabit olduğu ileri sürülen alacağın tahsili istemine ilişkindir. Çekişme, davacının yabancı mahkeme ilamı uyarınca dava dışı .... Şti.'nden alacaklı olup olmadığı, bu firma aleyhine açılan davada verilen kararın icra koşullarının bulunup bulunmadığı, aleyhine dava açılan firmanın davalıya devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının bu nedenle davacının ileri sürdüğü alacaktan sorumlu olup olmayacağı, olacaksa tutarı noktasında toplanmaktadır." şeklinde yapıldığını, gerek davacı yanın .....Şti.'nden alacaklı olup olmadığı ve gerekse iddia edildiği gibi bir devrin bulunup bulunmadığının ispat edilebilmesi için .....Şti.'nin de bu davaya taraf ya da müdahil edilmesinin bir zorunluluk olduğunu, işbu davanın, davayı kabul kaydı taşımamakla birlikte yalnızca bir alacak davası olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi konu taşınırlar ve taşınmazın devrinin geçerliliği ya da geçersizliğinin uyuşmazlığa konu edilebilmesi için; koşullarının bulunması kaydıyla bir tasarrufun iptali davasının açılması gerektiğini, ... şirketinin tek ortaklı bir tüzel kişilik olduğunu, tasfiye halinde olmayıp, halihazırda aktif bir şirket olduğunu, ... şirketinin, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü İzmir Gümrük Müdürlüğü'nün 30.10.2016 Tarih, 203 Sayı ve A35000108 Antrepo Kod Sayılı kabulü ile birlikte ve bu tarih itibariyle A Tipi Genel Antrepoculuk hizmeti verdiğini, 19.09.2013 yılında kurulduğunu, Antrepoculuk yapabilmek için asgari faaliyet yılı (İki yıl) 19.09.2015 tarihinde tamamlandıktan sonra, antrepoculuk yapabilmek üzere özellikle 19.09.2015 tarihi itibariyle sağlanması gerekli koşulların etütlerine ve yerine getirilmesine başlandığını, asgari sermaye şartının sağlanabilmesi için taşınmazın 28.05.2015 tarihinde mülkiyeti edinildiğini, başvuru koşulları arasında yer aldığından ve işletme ruhsatının şirketi adına verilebilmesi için; T.C. Bornova Belediyesi Başkanlığı'nca tarafımızdan, noterlikten düzenlenmiş bir devir sözleşmesinin istenmesi nedeniyle 24.12.2015 tarihli "aktif ve pasifleri devralarak işletme amacı taşımayan ve bu husus içerikte yer almayan "İşletme Devir Sözleşmesi" adlı belgenin, T.C. Bornova Belediyesi'nin yönlendirmesi üzerine düzenlettirildiğini ve 25.12.2015 tarihinde, işletme ruhsatının düzenlendiğini, İzmir Ticaret Odası'ndan yatırım uygunluğu hakkında 06.01.2016 tarihinde yazılı görüş istendiğini ve yatırımın gerekliliği hakkında 20.01.2016 olumlu geri dönüş yapıldığını, mevzuat gereği yatırım izni için gerekli olan tüm belgelerle birlikte 22.01.2016 tarihinde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İzmir Gümrük Müdürlüğü'ne resmi başvuruda bulunulduğunu, 23.05.2016 tarihinde yatırım izin başvurularının değerlendirme sürecine alınıp, 31.10.2016 tarihinde antrepo açılışlarının onaylandığını, 23.05.2016 ila 31.10.2016 tarihleri arasında, verilmesi gerekli taahhüt ve sağlanması gerekli teminatlar sağlanarak 01.11.2016 tarihi itibariyle, D Antrepo, halihazırda müşterilerine hizmet verdiklerini, TBK M.202 hükmü; "...aktif ve pasifleriyle birlikte devralan"ı, işletmeyi devreden işletmenin borçlarından, devralanı devredenle birlikte devir tarihi itibariyle müştereken ve müteselsilen sorumlu tuttuğunu, oysa hacze dayanak gösterilen düzenleme şeklinde tanzim edilmiş olan "sözleşme (!)" ile diğer davalı ...'nın hiçbir pasifi devralınmadığı gibi her şeyden önce ortada, faaliyetini hali hazırda sürdürmekte olan iki bağımsız şirket bulunduğunu, ...'nın ... tarafından aktif ve pasifleriyle birlikte devralınmadığını, ...taşınmazı ve diğer mal varlığındaki bazı değerlerin ... tarafından antrepoculuk yapabilme koşullarının sağlanabilmesi için alınmış olduğunu, ....’nın halihazırda antrepoculuk faaliyetinde bulunduğunu, ....'nın halihazırda faal bir tüzel kişilik olduğunu ve en başta ....'nın davacı yan'a hiçbir borcunun olmayıp aksine alacaklı bulunması nedeniyle ; hukuki gerekçeden yoksun olan işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğu yönünden reddini, dilekçelerin teatisi aşamasının eski haline getirilmesini, alacak-borç ilişkisi yönünden illiyet bağı yokluğunun ispatı için ...'nın diğer davalı yan ya da müdahil yan olarak huzurdaki davaya kabulünü; dava dilekçesindeki hiç bir iddiayı kabul etmediklerini bildirerek yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davaya feri müdahil olarak katılan ... Şirketi vekili müdahale istemli beyan dilekçelerinde özetle; davacı ile dava dışı müvekkil şirket arasında görülen davada, Avusturya Steyr Bölge Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 3 Cg 15/13 a-84 sayılı kararı (müvekkil şirketin 270.987,87 Euro borçlu olduğuna dair ilam) Mahkememizin 23/03/2018 tarih ve 2018/42 E- 2018/370 K. sayılı ilamı doğrultusunda tenfiz edildiğini, Akabinde müvekkil şirket tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2018 tarih, 2018/1392 E., 2018/1267 K. sayılı kararıyla istinaf nedenlerinin esastan reddine karar verildiğini, ancak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 16.11.2020 tarih, 2020/2642 E. 5051 K. Sayılı kararı bu karar bozulduğunu, bozma sonrası 2021/110 E. sayılı dosyasında tekrar tenfiz kararı verildiğini, bu kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31.05.2023 tarihli ve 2022 / 6677 E. - 2023 / 3391 K. sayılı ilamı ile onandığını, gelinen aşamada, davacı tarafça mahkeme ilamının kesinleşmesi beklenmeksizin dava dışı müvekkil şirketin tüm aktif ve pasifleri ile birlikte ... isimli firmaya devredildiğinden bahisle mahkeme huzurunda görülen davanın ikame edildiğini, ilgili tanıma ve tenfiz dosyasına karşı taraflarınca yargılamanın yenilenmesi kanun yoluna başvurulmuş olup; dosya İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024 / 124 Esasına kaydedilerek yargılama sürecine başlandığını, yapılan yargılama neticesinde müvekkil şirket aleyhinde tesis edilen hükmün bozulacağının kati olduğunu, dolayısı ile görülen işbu davanın da konusuz kalma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu itibarla, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/124 Esas sayılı dosyasında verilecek kararın, mahkeme huzurunda görülen davada verilecek hükmü etkileyeceği açık olduğundan yargılamanın yenilenmesi talebi ile açmış olduğumuz davada verilecek kararın beklenmesi ile eldeki davanın bekletici sorun olarak kabul edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, kaldı ki, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/73175 Sor. Numaralı dosyası üzerinden yapılan soruşturmada, ... şirketinin İstanbul İrtibat Bürosu çalışanları ile .... şirket hissedarlarının, müvekkilleri şirket ile birlikte Türkiye'de bir dönem ticari faaliyet içerisinde bulunduğu şirketlerden iflasını bilerek ve isteyerek gizlediklerini, bu şekilde birçok şirketin dolandırılmasına sebebiyet verildiğini, tahsil edilen bedellerin mükerrer şekilde ödenmesine sebebiyet verildiği hususu soruşturma dosyasında mübrez Mali Şube Müdürlüğü tarafından yapılan incelemeler ile de ortaya konulduğunu, işbu davaya dayanak alacak kalemlerinin de müvekkil şirket tarafından ödendiği, ancak mükerrer bir ödeme alınması maksadıyla mahkemeniz huzurunda görülen işbu davanın ikame edilmiş olduğunu sayın mahkemeye bildirdiklerini, dava dilekçesinde ne .... A.Ş.’ye ne de müvekkil şirkete usulüne uygun bir şekilde husumet yöneltilmemiş olması sebebiyle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, yargılama sürecinin başından itibaren yapılan tebligatların hatalı olması sebebiyle savunma hakkımızın ihlale uğramış olduğu açık olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça, dava açıldığı esnada teminat yatırma yükümlülüğüne uyulmamış olması sebebiyle müvekkil şirket özelinde telafisi güç ve imkansız zararların doğmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacı tarafça, müvekkil şirketten alacaklı olunduğu iddiasıyla mahkeme huzurunda ikame edilen dava ve yargılama süreci içerisinde sunulan taleplerin müvekkil şirketin ticari itibarını zedelediğini, hiçbir şekil ve surette kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için talepte bulunulan alacağın varlığı kabul edilse dahi ilgili dava dosyasında faizler yönünden verilen karara binaen mahkemeniz huzurunda görülen dava konusu alacak kalemlerinin talep konusu edilen meblağlarla örtüşmediğinin açık olduğunu, iş yeri devri ya da işletme devri konusunda tescil ve ilân edilen bir husus olmadığını, teknik anlamda şirket birleşmesi de yapılmadığını, üstelik pasiflerin de devredilmediğini, bu durumda müteselsil sorumluluk doğmasının da mümkün olmadığını, arz ve izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle; müvekkil şirketin dava dışı bırakılmış olması sebebiyle hiçbir delil sunamadığı gibi hiçbir iddiasının da dikkate alınmamış olduğu hususu göz önünde bulundurularak davaya katılma taleplerinin kabulüne; son olarak haksız ve hukuki mesnetten uzak iddialarla açılmış olan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
MAHKEMECE: "...,Davacı vekili iddiasını ispata yönelik olarak; Steyr Eyalet Mahkemesinin 29/04/2016 Tarihli Kararı Aslı, Onaylı Tercümesi, İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1263 E Sayılı Kararı, İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin Anılı Dosyasına İlişkin İhtiyati Haciz Kararı, devir sözleşmesi, tapu kayıtları, trafik kayıtları, SGK kayıtları, ticaret sicil kayıtları, nüfus kayıtları, İzmir 2 İcra Ceza Mahkemesinin 2015/701 E Sayılı Dosyası Üzerinden Yapılan Tebligat, web sayfası görüntüsü, Lahey Sözleşmesinin Uygun Bulunduğuna Dair Karar, .....Aş İle .... Şti Vekillerinin Aynı Olduğu Ve Halihazırda ...Aş ‘nin ... Mah. ...Cad. No....Bornova İzmir Adresinde Faaliyet Gösterdiğine İlişkin İzmir Barosu Web Sayfası Görüntüsü, İzmir 26. İcra Müdürlüğü’nün 2016/4784 E. Sayılı İcra Dosyası Üzerinden 20.05.2016 Tarihinde Çıkılan Haczin Tutanağı ve sair delillere dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 08/06/2017 Tarihli Yazısı, antrepo işletme izin belgesi örneği, İzmir Ticaret Odası'nın Antrepo Açma Hakkında Görüş Yazısı Örneği, İzmir 31. Noterliği'nin 07/06/2017 Tarih ve 12133 Yevmiye Sayılı Taahhütname Belgesinin Örneği. İzmir Gümrük Müdürlüğü'nün Antrepo Açma ve İşletme İzin Yazısı Örneği ve sair yasal delillere dayandığı görülmüştür
İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/429 Esas 2018/123 Karar sayılı dosyasının celp ve tetkikinde; davacı ... AŞ nin davalılar ... AŞ, .... Şti, ...Şti ve ....aleyhine açtığı tasarrufun iptali davasının yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı .... Şti nin davalı ... AŞ ye satışı yapılan taşınmaza ilişkin tasarrufun iptaline karar verildiği görülmüştür.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/581 Esas sayılı dava dosyasının tetkikinde; davacı .... Şti nin davalı Tasfiye Halindeki ...aleyhine menfi tespit davası açtığı, mahkemenin 04/03/2021 tarih 2017/581 Esas 2021/165 Karar sayılı ilamı ile, davanın derdestlik dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği, iş bu kararın istinafı üzerinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/939 Esas 2021/828 Karar sayılı ilamı ile hükmün kaldırılması ile dosyanın mahkemesine iadesine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 2016/1263 Esas sayılı dava dosyasının tetkikinde; davacı ...şirketinin davalı ..... Şti aleyhine Avusturya Steyr Eyalet Mahkemesi kararının tanınması ve tenfizine karar verilmesine ilişkin açılan davanın kabul edildiği, verilen 21/07/2017 tarihli kararını İzmir BAM 17. Hukuk Dairesi'nce harç eksikliği nedeni ile kaldırıldığı ve dosyanın yeni esas alarak mahkememizin 2018/42 Esasına kayıt edildiği, mahkememizin 2018/42 Esas 2018/370 Karar sayılı ilamının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2642 Esas 2020/5051 Karar sayılı ilamı ile bozularak, dosyanın mahkememizin 2021/110 Esasına kayıt edildiği, mahkememizin 2021/110 Esas 2022/468 Karar sayılı ilamı ile tanıma ve tenfiz koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'nin 29.04.2016 tarih ve 3 Cg 15/13a-84 numaralı kararının tanınması ve tenfizine karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 31/05/2023 tarih 2022/6677 Esas 2023/3391 Karar sayılı ilamı ile "Davacı tarafça peşin yatırılan 15.799,20 TL'den maktu karar ve ilam harcı 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.718,50 TL'nin istek halinde davacıya iadesine, davacının yaptığı 80,70 TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 2024/124 Esas sayılı dava dosyasının tetkikinde; davacı .... Şti'nin davalı... . aleyhine mahkememizin 2021/110 Esas 2022/468 Karar sayılı ilamına ilişkin yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mahkememizin 08/05/2024 tarih 2024/124 Esas 2024/397 Karar sayılı ilamı ile yargılamanın iadesi sebepleri bulunmadığından davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 2024/714 Esas sayılı dava dosyasının tetkikinde; davacı ..... Şti'nin davalı .. . aleyhine yargılamanın iadesi talepli olarak 22/08/2024 tarihinde dava açıldığı, duruşmanın 04/12/2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği bilgi ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden, dava dosyasının konusunda uzman YMM ...'e tevdi edildiği, bilirkişi tarafından dosyaya ibraz edilen 20/05/2022 tarihli raporda özetle; Davalı ...A.Ş.'nin ticari defterlerinde, davalı ... A.Ş.'nin davacı ... ile ilgili her hangi bir cari hesap kaydının |bulunmadığı, davalı ... A.Ş.'nin ticari defterlerine göre, davalı ...A.Ş. İle ... Şti. arasında 2014 yılı öncesinde başlayan 2014 ve 2015 yıllarında yoğun olmak üzere 2016 ve 2017 yıllarında da azda olsa devam eden ticari bir ilişkinin olduğu, her ne kadar.... A.Ş.'nin ... Şti.'nden 43 adet taşıtı ile 1 adet taşınmazı 10.12.2014 ila 02.02.2015 tarihleri arasında muhtelif tarih ve faturalar ile satın almak suretiyle aktifine kaydetmiş ise de ne davalı .... A.Ş.'nin incelenen ticari defterlerinde ne de incelenen Ticaret Sicili belgelerinde ... A.Ş.'nin ... .. Şti.'nin aktif ve pasifi ile birlikte bütün olarak devir aldığı ile ilgili bir kayda rastlanmadığı, incelenen ticaret sicili belgelerine göre, davalı ....A.Ş. ile .... Şti.'nin ortaklarının farklı olduğu, hali hazırda davalı ...A.Ş.'nin ...Mah. .. Cad. No:.. Bornova/İzmir adresinde faal olduğu ve ...Şti.'nin de ... Mah. ...Sok. No... K.... Bornova/İzmir adresinde faal olduğu, incelenen SGK belgelerine göre, 16.11.2016 tarihi itibariyle hem ...A.Ş.'nin hem de ... ... Şti.'nin SGK'da tescilli adreslerinin aynı (... Mah. ... Cad. No:... Bornova/İzmir) olduğu, bununla birlikte .. A.Ş.'nin SGK tescil tarihi olan 2015 Mart ayı ile devam eden iki ayda .... A.Ş.'de işe başlayan 22 kişiden sadece 4'ünün .... Şti.'nde aynı aylarda işten çıkan işçilerden olduğu, bu tespitlere göre, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ olup olmadığının takdiri Sayın Mahkeme de olmak üzere davalı şirket tarafından dava dışı şirketin işletmesinin aktif ve pasifi ile birlikte kül olarak devir alınmadığını rapor ve beyan ettiği görülmüştür.
Taraf vekillerinin itirazlarına binaen, dava dışı ihbar olunan .... Şti nin defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, itirazları karşılar dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli ek rapor aldırılması hususunda, dosyanın YMM ... ile mahkememizce resen bilirkişi kurulu isim listesinden atanacak nitelikli ticari hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile ek rapor aldırılmasına karar verildiği, YMM ... ve ticari nitelikte hesaplama uzmanı ....dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 11/11/2022 tarihli ek raporda özetle; ... A.Ş. nin aktif ve pasifi ile... Şti.'ne devrolunduğuna dair bir kayda rastlanmadığını ancak ticaret sicil kayıtları ve SGK belgelerine göre ... A.Ş. ve.... Şirketinin aynı adreste faaliyet gösterdiğini rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
Davacı vekilinin rapora itirazları da dikkate alınarak dava dosyasının mahkememizce resen bilirkişi kurulu isim listesinden seçilecek bir SMMM ve bir de ticari nitelikte hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine tevdi ile davalı ve dava dışı ..... Şti defter ve kayıtları ile dosya üzerinde inceleme yapılarak, dava dışı.... ŞTdi nin bütün aktif ve pasifi ile birlikte davalı şirkete devir edilip edilmediği, her iki şirket arasında organik bağ olup olmadığına dair, iddia, savunma ve itirazları karşılar doysa kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor aldırılmasına karar verildiği, nitelikli hesaplama uzmanı .. .. ve SMMM ....'dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 15/08/2023 tarihli raporda özetle;
Ticaret Sicilinde .... şirketinin ... şirketine bildiğimiz manası ile tüm aktif ve pasifi ile birlikte devir olmadığı ancak; taşıtlar: .... şirketinin aktifinde yer alan ticari araçlarının tamamının ... şirketinden satın alındığı, ... şirketi araçlarının 48 adetini .... şirketine fatura ettiği ve elinde ikisi sehven taşıtlara kaydedilmiş Yedek Parça hariç toplam 4 adet araç kaldığı, kalan araçların içeriklerinin ne olduğu ve satışının neden yapılmadığının heyetimizin uzmanlık alanının dışında kaldığı, .... şirketinin aktifinde yer alan demirbaşlarından Iphone telefon,perde ve muhasebe yazılım programı haricinde tamamının ...şirketinden satın alındığı, ... şirketi demirbaşlarından sadece avize, Konuk evi çalışma grubu haricinde tamamını .... şirketine fatura ettiği, Taşınmaz/Bina:... şirketinin aktifinde yer alan tek taşınmazın ... şirketinden satın alındığı, .... şirketi aktifinde bulunan tek taşınmazını .... şirketine fatura ettiği, .... şirketinin sunduğu Kurumlar Vergisi Beyannamesinde yer alan Bilanço ve Gelir Tablosu incelendiğinde; 2014 yılı Net satışları 7.003.800,35 TL iken 2015 yılında 1.957.026,41 TL(1.573.790,00-TL si ...ya yapılan satış faturası) 2016 yılında 137.687,42-TL (78.500,00-TL si ......ya yapılan satış) mertebesine gerilediğini, yine aktiflerinde yer alan Maddi Duran Varlıklarına bakıldığında 2014 yılında 1.513.500,67-TL iken 2015 yılında 265.697,27-TL mertebesinde kaldığının tespit edildiği, pasiflerine bakıldığında Kısa Vadeli Borçlar Toplamı arasında yer alan şirket borçlarının 2014 yılında 6.023.743,04-TL iken 845.125,99-TL mertebesine gerilediğini, borçlarını büyük ölçüde ödediğini, ....’nın duran varlıklarının (%100) – demirbaşlarının (%98) ve maddi – maddi olmayan ayrımı gözetilmeksizin makine ve tesisatının (%90) ....tarafından satın alındığını gösterdiğini, 4 adet araç dışında 2015 yılında....’nın aktifinde 8.659,66 TL lik konuk evi demirbaşı ile
avize kaldığı; söz konusu devirler neticesinde ... Şirketinde kalan demirbaş ve maddi – maddi olmayan duran varlıkların, ... Şirketinin faaliyetinin devamlılığını imkânsızlaştırabilecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde ....’nın .... şirketine devir edildiği ve yapılan işlemin ticari işletme devri niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerekeceği; devirler sonrasında 2016 yılında .....’NIN net satışlarının 137.687,42 TL (78.500,00 TL si ....ya yapılan satış) mertebesine gerilediği ve bu durumun bahsi geçen iş kolundaki faaliyetlerini yerine getirme kapasitesinin önemli ölçüde azaldığı sonucunu doğurabileceği, söz konusu devirler neticesinde ....’nın bahsi geçen
iş kolundaki faaliyetlerini yerine getirme kapasitesinin önemli ölçüde azaldığı ve yapılan duran / dönen varlık devirlerinin .... şirketinin işinin önemli bir kısmını oluşturduğu kanaatinin Sayın Mahkeme tarafından da benimsenmesi halinde
ticari işletmenin devredildiği ve ... ve ....nın müteselsilen sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmasının mümkün olduğu; sayın Mahkemenin söz konusu devirlerin işin esaslı bir kısmını oluşturmadığı – ...’nın bahsi geçen iş kolundaki faaliyetlerini yerine getirme kapasitesini koruduğu sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması ihtimalinde ise .... ve ....nın müteselsilen sorumlu olmadığı görüşünün benimsenmesi gerektiğini, Sayın Mahkemeye sunulan oranlar neticesinde ticari işletme devrine ve müteselsil sorumluluğa ilişkin nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğunu,.... ve .... Şirketleri arasında organik bir bağ olduğunun nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu öncelikle vurgulamakla birlikte yukarıda yer verilen aile yakınlıkları – aynı adreste faaliyet gösterilmesi – aynı çalışanların yeni şirkette devam etmesi ve aynı adreste aynı demirbaşlar ile ticari ilişkiye devam edilmesi organik bağın var olduğu izlenimini kuvvetlendirmektedir. Bu kanaati kuvvetlendiren bir diğer bulgu ise “24.12.2015 tarihinde ... şirketi .... şirketine T.C.Bornova Belediyesi Çevre Koruma Ve Kontrol Müdürlüğü G.S.M. İşyeri Açma Ve Çalışma Ruhsatı ile .....Şti. olan işletmeyi ve bu işletmeye ait işletme hakkının tamamını ve içinde bulunan bilimum demirbaşların tamamını devir ve teslim ettiği/aldığına dair İşletmenin Devri Sözleşmesinin imzalandığı, 2 yıl sonrasında .... ve .... şirketlerince notere iş bu sözleşmenin feshedildiğine dair fesihname hazırlattırıldığı” yönündeki dosya kapsamındaki evraklar olduğunu, .... ve ... Şirketleri arasında organik bir bağ olduğunun nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğunu rapor ve beyan ettikler görülmüştür.
Davalı tarafın itirazı ile mahkememiz dosyasına temin edilen iki ayrı bilirkişi heyeti raporları arasında çelişkiye binaen, dava dosyasını mahkememizce resen İzmir Bilirkişi Kurulu isim listesinden görevlendirilecek bir SMMM ve bir de ticari nitelikte hesaplama uzmanı bilirkişiden oluşacak bilirkişi heyetine dava dosyasının tevdi ile, davalı ve dava dışı ihbar olunan şirket defter ve kayıtları ile dava dosyası üzerinde inceleme yapılarak, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, dava dışı ihbar olunan şirketin işletmeyi veyahutta mal varlığının önemli bir kısmını davalı şirkete devir edip etmediği hususunda, her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderir dosya kapsamına uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor aldırılmasına karar verildiği, dava dosyasının nitelikli hesaplama bilirkişisi ... . ve SMMM ...'den oluşan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından dosyaya ibraz edilen 25/05/2024 tarihli raporda özetle;
a) Ticaret Sicil bilgilerine göre 2 şirketin ortaklık yapısının farklı kişilerden oluştuğu, ....Şti’nin ... Mah....Cd. No:... Pınarbaşı- Bornova/İzmir adresinden 27.01.2015 tarihinde taşındığı, aynı adrese davalı ... A.Ş’nin 29.12.2015 tarihinde adresinin nakledildiği, SGK bilgilerine göre raporun önceki bölümlerinde listelenen 27 kişinin farklı tarihlerde ....Şti’den ... A.Ş’ne geçtiği, gelen nüfus bilgilerine göre davalı ... A.Ş’nin ortağı ..’ın (...’nın eski eşi) ....’ın kardeşi olduğu ve ...
şirketinin ortağı....’nın kayınbiraderi olduğu görülerek, iki şirketin yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunun belirlendiğini, akrabalık ilişkisinin şirketler arasında organik bağı gösterip/göstermediği konusunda hukuki değerlendirmenin
Sayın Mahkeme’ye ait olduğunu, dosya ekindeki belgelerde davadışı ......Şti ile ....A.Ş İzmir 31.Noteri 24.12.2015 tarih ve 27016 yevmiye numaralı “İşletmenin Devri Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, 02.06.2017 tarihinde
sözleşmeye hataen “Devir” yazıldığı gerekçesiyle yalnızca “RUHSATIN DEVRİ” içerikli olarak düzeltilmesi aksi halde sözleşmenin feshi için İzmir 31.Noterliği’ne başvurulmasına karar verildiği ve İzmir 31.Noteri 06.06.2017 tarih ve 12600 yevmiye numaralı “Fesihname” nin düzenlediği, İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’nde devir ile ilgili bir tescil kaydının olmadığının bildirildiği, düzenlenen sözleşmenin ve fesihin geçerliliği hukuki değerlendirme gerekmekte olup,
dava dışı .....Şti’nin fiilen aktif ve pasifiyle devrinin gerçekleşip/ gerçekleşmediği konusunda raporun devamında her iki şirketin yasal defter kayıtları ve dayanaklarında mali inceleme yapıldığı, ....ve davalı ... A.Ş arasındaki ilişkiye ait kayıtlar incelenerek her iki şirketin cari hesap kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu; cari hesapta 2013 yılından 321.678,94-TL (... borçlu) kadar gelen bakiye olduğu, 2014 Yılında; .... tarafından ...’ya KDV dahil 1.764.199,86 TL bedelle 38 Adet taşıt aracı satışı yapıldığı, ....’nın KDV dahil toplam 2.169.836,59 TL tutarında Satış faturası (Navlun Geliri- Yurt içi nakliye geliri) düzenlediği, ... tarafından ... adına veya ... hesabına 13.845,50 TL ödeme yaptığı, ...’nın ...’ya Çek-Senet-Banka Havalesi- Nakit olmak üzere toplam 2.164.574,37 TL ödeme yaptığı ve 2014 yılı sonunda ...’nın 2.104.626,52 TL alacaklı kaldığı, 2015 Yılında; ... tarafından ...’ya KDV dahil 320.500,02 TL bedelle 12 Adet Taşıt Aracı satışı, 4.001.000,00 TL bedele 1 adet bina satışı, toplam 147.744,18 TL bedelle muhtelif demirbaş satışı yapıldığı, ...’nın KDV dahil toplam 1.857.073,64 tutarında Satış faturası (Navlun Geliri 17.497,35+ Diğ.Hizmet Gel. 1.175.096,73 TL+ Diğer Gelirler 664.479,56 TL) düzenlediği, ... tarafından ... adına veya ... hesabına 2.287,83 TL ödeme yaptığı, ...’nın ...’ya Çek-Senet-Banka Havalesi- Nakit olmak üzere toplam 8.433.232,19 TL ödeme yaptığı ve 2014 yılı sonunda cari hesapta bakiye kalmadığının görüldüğünü, ... A.Ş defterlerinde görülen ... cari hesabında ...’nın ... adına davadışı şirketlere ödeme yapığı şeklinde açıklamalar görüldüğünü, Maddi Duran Varlık Satışları yönünden yapılan incelemeler yönünden; .....Şti’nin aktifinde kayıtlı (Taşıt-Demirbaş- Bina) maddi duran varlıkların 10.12.2014 ile 31.08.2015 tarih aralığında toplam KDV dahil 6.233.444,06 TL bedelle .....A.Ş’ne satıldığı ve satış bedellerinin cari hesap kapsamında tahsil edilmiş olduğunun görüldüğü, ......Şti defterlerinde yapılan incelemede .....Şti’nin aktifinde 4.609.178,78 TL bedelle kayıtlı değeri olan Maddi Duran Varlıklar içinden 744.883,40-TL bedelle kayıtlı Binaların tamamının, 3.730.428,79-TL bedelle (Römorklar Dahil- Yedek Parça hariç) 54 adet taşıt kayıtlı olduğu ve bu taşıtlardan 3.362.734,64 TL kısmı olan 50 adetinin .... A.Ş’ne satıldığı, şirketin aktifinde 4 adet taşıt kaldığı, 133.866,59 TL bedelle kayıtlı
Demirbaşların 125.206,93 TL kısmının davalı ... A.Ş’ne satılmış olduğu, böylece ... aktifinden (amortisman öncesi kayıtlı değeri) toplam 4.232.824,97 TL bedelli Maddi Duran Varlığın azaldığı, şirketin Aktifinde %91 azalma olduğunun tespit edildiği,Kayıtlı değeri (Amortisman öncesi ) 4.232.824,97 TL olan Maddi Duran Varlıkların KDV dahil 6.233.444,06 TL bedelle ... A.Ş’ne satıldığı ve satış bedelinin cari hesapta tahsil edildiği tespit edildiği, ... A.Ş defterlerinde yapılan incelemede ...’nın aktifinde kayıtlı Maddi Duran Varlık Toplamı (Amortisman Öncesi alış değeri) 6.264.815,07 TL’nin 6.225.368,22-TL (%99 u oranında) kısmının ... Ltd.Şti’den satın alındığı, 39.446,85 TL kısmının diğer
firmalardan satın alındığının tespit edildiğini, dava dışı .....Şti’nin Pasifte kayıtlı borçların (maddi duran varlık satışlarının başladığı) Aralık 2014 öncesindeki durumu ve 2014 sonu ve 2015 yılındaki değişimler incelenerek;
Borçların toplamı 30.11.2014 itibariyle 6.018.011,10 TL, 31.12.2014 itibariyle 6.268.826,73-TL ve 31.12.2015 itibariyle 845.125,99 TL olarak tespit edilerek 2015 yılında borçlarda büyük bir oranda azalma olduğunun görüldüğünü,
.... Şti’nin Banka Kredileri, Satıcılara olan borçlar hesaplarına ait kayıtlar incelendiğinde borçların devrine ait bir kayda rastlanmamıştır. Banka Ekstreleri ve yasal defter kayıtlarında banka hesapları, kredi hesapları incelenerek ...’nın ... A.Ş ve diğer firmalardan olan cari hesap alacaklarından tahsilatı ile sağlanan kaynak ve ilave olarak kullanılan kredilerle ... ...Şti’nin banka hesaplarından şirketin kendi borçlarının ödendiğinin görüldüğünü, kredi ve banka hesap hareketlerinin çok sayıda olması nedeniyle çıktılarının alınamamış olmakla birlikte rapora ek olarak sunulan flash bellek içinde kayıtlı durumda olduğunu, bu kapsamda ... ..Şti’nin pasifinde görülen borçlarının devri yönünden
bir işlem olmadığı sonucuna varıldığını, .....Şti’nin Satış Gelirleri Yönünden incelemelerde; ... ..Şti’nin 2014 yılında toplam brüt satışının 9.489.022,19 TL kadar olduğu ve bu satışların 2.168.886,59 TL kısmının ... A.Ş’ne yapıldığı, 2015 yılı Brüt Satışlarının 1.957.026,41 TL kadar olduğu ve 1.857.073,64 TL kısmının ... A.Ş’ne yapıldığının tespit edildiğini, 2015 yılında ... dışında başka firmaya satış yapılmadığı, kalan diğer gelirlerin Hazinece karşılanan SGK Primi ve Yurtdışı KDV İadesinden meydana geldiği tespit edildiğini, 2015 yılından sonra ... ..Şti’nin satışlarının durma noktasına geldiğini, 2016-2017-2019-2020-2021 yıllarında hiç satış olmadığı, 2018 yılı dışında şirketin faaliyet karı elde etmediğinin tespit edildiğini, ... ve ... şirketlerinin satış yaparak gelir elde ettikleri alanlarda yapılan karşılaştırmada her iki şirketinde Yurtiçi Nakliye Geliri, Ordino Geliri, Konşimento Geliri, Navlun Geliri, Yurtdışı Hizmet Geliri konularında satış geliri elde ettikleri ve gelir toplamının %99’unun her iki şirkette de Navlun Gelirlerinden meydana geldiği, ancak ... .Şti’nin 2014 yılından sonra neredeyse hiç Navlun Geliri elde etmediği, ... A.Ş’nin ise Navlun gelirlerinin %100 ün üzerinde arttığının tespit edildiğini,
... A.Ş ve ... .Şti’nin müşterilerinde karşılaştırmasında; Her iki şirketin mizanlarında müşteri isimlerinde yapılan karşılaştırma ile ortak müşteriler olup olmadığı incelenerek raporun önceki bölümlerinde listelenen 27 müşteriye her iki şirketinde satış yaptığının belirlendiğini, Nitelikli Hesaplamalar Yönünden değerlendirmeler, Dava İşletme Devri dolayısıyla davalı ... Şirketinin, ihbar olunan ... Şirketinin ilama bağlanmış borçlarından sorumluluğuna dair iddia olunan talebe dayandığını, bir malvarlığını veya işletmenin aktif ve pasifi ile devralanın sorumluluğuna dair olarak devreden ve devralan şirketlerin aynı sektörde aynı hizmet kolunda faaliyet gösterdikleri anlaşılmakta olup, şirket iletişim, faaliyet merkezi dışında en önemli faaliyet aracının nakliye araçları (çekici ve römorkları) olması gerektiğinin görüldüğünü, yapılan mali incelemelerde önceki bilirkişi raporlarındaki tespitlerde yer alan maddi duran varlık satışlarının defter kayıtları, cari hesap kayıtları, devir bedelleri ile ödeme/ödeme niteliğindeki kayıtlar, şirketler arası personel geçişleri, ortaklık yapıları, şirket adresleri konularında aynı tespitler yapılmış olmakla birlikte, diğer raporlardan farklı olarak dava dışı ....Şti’nin maddi duran varlık satışları öncesindeki borçları ile ödenme durumunun incelendiğini ve şirketlerin gelir hesaplarının detayında karşılaştırma yapıldığını, dolayısıyla devreden şirketin taşınmazlar ve araçlarına dair ticari defterlerde kayıtları detaylı olarak incelenip irdelendiğini, ...Şti’nin aktifinde kayıtlı (Taşıt-Demirbaş- Bina) maddi duran varlıkların 10.12.2014 ile 31.08.2015 tarih aralığında toplam KDV dahil 6.233.444,06 TL bedelle .... A.Ş’ne satıldığı ve satış bedellerinin cari hesap kapsamında tahsil edilmiş olduğunun görüldüğünü, ....Şti defterlerinde yapılan incelemede ... ..Şti’nin Aktifinde 4.609.178,78 TL bedelle kayıtlı değeri olan Maddi Duran Varlıklar içinden 744.883,40 TL bedelle kayıtlı Binaların tamamının, 3.730.428,79 TL bedelle (Römorklar Dahil- Yedek Parça hariç) 54 adet taşıt kayıtlı olduğu ve bu taşıtlardan 3.362.734,64 TL kısmı olan 50 adetinin ... A.Ş’ne satıldığı, şirketin aktifinde 4 adet taşıt kaldığı, 133.866,59-TL bedelle kayıtlı Demirbaşların 125.206,93 TL kısmının davalı ... A.Ş’ne atılmış olduğu, böylece ... aktifinden (amortisman öncesi kayıtlı değeri) toplam 4.232.824,97 TL bedelli Maddi Duran Varlığın azaldığı, şirketin Aktifinde %91 azalma olduğunun tespit edildiği, kayıtlı değeri (Amortisman öncesi ) 4.232.824,97 TL olan Maddi Duran Varlıkların KDV dahil 6.233.444,06 TL bedelle ... A.Ş’ne satıldığı ve satış bedelinin cari hesapta tahsil edildiğinin tespit edildiğini ... A.Ş defterlerinde yapılan incelemede ...’nın aktifinde kayıtlı Maddi Duran Varlık Toplamı (Amortisman Öncesi alış değeri) 6.264.815,07 TL’nin 6.225.368,22 TL (%99 u oranında) kısmının ... ..Şti’den satın alındığı, 39.446,85 TL kısmının diğer irmalardan satın alındığının tespit edildiğini, ... .Şti defter kayıtlarında şirketin devrine ilişkin kayda rastlanmamış olmakla birlikte, mali incelemeyle yapılan tespitlerin ... .Şti ve .... A.Ş arasında organik bağ olup/olmadığı, yapılan maddi duran varlık satışlarının, malvarlığı veya işletme devrini ifade edip etmediği, davalı şirketin devreden şirket borçlarından sorumlu olup olmadığı konularının, nihai takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkeme’ye ait olduğunu rapor ve beyan ettikleri görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; ticari işletmenin devrinden doğan alacak istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının, dava dışı feri müdahil ... .Şirketi'nden alacaklı olup olmadığı, varsa alacak miktarı ile dava dışı feri müdahil .... Şirketi'nin borcu ile birlikte işletmesinin davalı ... AŞ ye devir edip etmediği, bu kapsamda davacının dava dışı feri müdahil ... .Şirketi'nden olan alacağını davalı ... AŞ den talep edip edemeyeceği noktasında toplanmıştır.
Her ne kadar davalı ve dava dışı feri müdahil vekili tarafından, dava dışı feri müdahilin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, borcun mükerrer olarak tahsili talebinde bulunulduğu beyan edilmiş ise de, mahkememizin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 15/06/2022 tarih 2021/110 Esas 2022/468 Karar sayılı tanıma ve tenfiz ilamı ile dosya içeriğine göre, davacı şirketin tanıma ve tenfizine karar verilen Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'nin 29/04/2016 tarih ve 3 Cg 15/13a-84 numaralı ilamına göre, dava dışı feri müdahil şirketten, dava tarihi itibarı ile 270.798,87-Euro alacakı olduğu, iş bu kapsamda davalı tarafça yapılan itirazın yerinde olmadığı, mükerrer ödeme iddiasının tenfiz edilen Steyr Bölge Mahkemesi dosyasında ve mahkememizin tanıma ve tenfizine ilişkin dosyasında ileri sürüldüğü iş bu iddiaların kesinleşen karar ve ilamlarda kabul edilmediği, iş bu sebeple davalı tarafça dava dışı feri müdahil şirketin davacıya borçlu olmadığına dair savunması mahkememizce kabul edilmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 202. Maddesinde, bir mal varlığına veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralanın, devredenin pasifinde yer alan işletme borçlarından sorumlu olduğu düzenlenmiş olup, doktrinde sözleşme özgürlüğü kapsamında, bir işletmenin aktif ve pasifinin ayrı ayrı olarak devrinin mümkün olduğu, sadece işletmenin aktifinde yer alan tüm malvarlığı veyahutta bir kısım mal varlığını, devir alan şahsın, işletmenin pasifinde yer alan borçlarından sorumlu olmayacağına dair görüşler bulunmakta ise de, Yargıtay'ın istikrar kazanan ve doktrinde büyük çoğunlukla kabul edilen görüşe göre, bir işletmenin aktifinde yer alan mal varlığının, pasifinin teminatı olduğu, işletmenin aktifinde yer alan ve işletmenin ticari faaliyetinin devamlılığı için esaslı unsurlarını teşkil eden mal varlığı, ticari organizasyonun ve personelinin devrinin pasifi de kapsadığı bu sebeple de işletmeyi bu suretle devralanın, işletmenin borçlarından da devir edenle birlikte sorumlu olduğu, mahkememizce de Yargıtay'ın istikrar kazanan bu görüşüne itibar edilerek yapılan değerlendirme sonucunda, somut uyuşmazlıkta, davalı şirket ile dava dışı feri müdahil şirket arasında akdedilen İzmir 31 Noterliği'nin 24/12/2015 tarihli işletme devri sözleşmesinde, dava dışı feri müdahil ... . Şirketi'nin, İzmir ili, Bornova ilçesi, ....mahallesi, ... Caddesi No:... sayılı işletmenin, davalı ... AŞ ne devrinin kararlaştırıldığı, mahkememizce görevlendirilen üç ayrı bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan rapor ve ek rapor içeriklerine göre, dava dışı feri müdahil ... . Şirketi'ne ait işletmenin aktifinde bulunan varlıklarının %91 oranında davalı ... AŞ ye devir edildiği, devir sonrası dava dışı feri müdahil şirketin devir edilen işletmesi bünyesinde çalışan personelin, devir alan davalı şirkette işe başlayıp çalıştıkları, devir alan ve devreden şirketin, aynı adreste faaliyette bulunduğu, iş bu nedenle devir alan davalı şirketin devreden feri müdahil şirkete ait işletmenin, ticari faaliyetinin devamı için zorunlu olan ve aktifinde yer alan esaslı unsurlarını oluşturan mal varlığını devir aldığı, iş bu nedenle işletmenin aktifi ile birlikte pasifinin de davalıya devredildiğinin kabulü gerektiği, devreden şirketin pasifinde yer alan davaya konu borcun da davalıya işletmenin aktifi ile birlikte devredildiği ve bu nedenle de davaya konu borçtan, davalı şirketin, dava dışı feri müdahil şirket ile birlikte sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur," gerekçesi ile;
"Davanın KABULÜ ile
Davanın dava dışı feri müdahil ... . Şirketi'nden olan 270.798,87-Euro alacağından, işletmeyi devir alan sıfatı ile sorumlu olan davalı ... AŞ den mükerrer tahsile sebebiyet vermemek kaydı ile tahsili ile davacıya ödenmesine, "şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili ile davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda, ....'nin dava dışı ... AŞ'den alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin Avusturya menşeili global olarak tanınan akaryakıt firması olduğunu, Uluslararası lojistik sektöründe faaliyet gösteren dava dışı şirketin müvekkili şirketten akaryakıt alımı gerçekleştirdiğini, akaryakıt satışlarına ait tanzim edilen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından alacağının tahsilini teminen Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesi'nin 29/04/2016 tarih ve 3 Cg 15/13a-84 numaralı dosya üzerinden dava açıldığını ve yapılan yargılama neticesinde 270.798,87.-Euro tutarındaki alacağın, dava tarihine kadar işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, kararın Türkiye’de İzmir 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/110 E. 2022/468 K. sayılı kararı ile tanınarak tenfiz edildiğini, kararın icra takibine konu edilmesiyle, alacağın ... A.Ş.'den tahsilinin mümkün olmadığının tespit edildiğini, yapılan harici araştırma ile dava dışı borçlunun, aynı adreste, aynı ortaklık yapısı ve faaliyet alanı ile keza aynı müşterilere hizmet vermek suretiyle ... AŞ adıyla başka şirket kurduğu ve tüm taşınmazları, araçlarını bu şirkete devrettiği gibi, aynı çalışanları da ... AŞ'ye naklettiğinin anlaşıldığını, gerçekten, asıl borçlunun dava dışı ... AŞ şirketinin sahibi ve tek ortağı .... isimli şahıs olduğunu, adı geçen şahsın piyasaya olan yüklü borçlarından kurtulmak ve icra takiplerini semeresiz bırakmak amacıyla davalı şirketi kurduğunu, şirketin, boşandığı eşi ....’ın kardeşi ....'ın adına kurulmuş ise de adı geçen şahsın Almanya'da yaşamakta olup, şirketi aslen ve fiilen yine ..... tarafından yönetildiğini, nitekim, bir başka dosya üzerinden gidilen fiili hacizde de .....'nın ... adresinde bulunduğunun tespit edilerek tutanağa işlendiğini, ilk derece mahkemesince, özellikle dosyanın bilirkişi kuruluna tevdii sırasında organik bağın araştırılması noktasında görevlendirme yapıldığını ve ara karara derc edilmiş ise de, kurulan hükümde, yapılan değerlendirmede ve gerekçede yapılan organik bağ tespitlerine değinilmeksizin ve karara gerekçe yapılmaksızın hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf ehliyeti olmayan davacının bu davayı açtığını, iflas masası tarafından söz konusu yargılama ile ilgili olarak hiç bir müdahalesi ve talebinin olmadığını, Avusturya Menşeili .... şirket yetkilisi, şirket temsilcisi ve şirketin kayyumu olarak görünen şüpheli konumunda bulunanlar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yetkili olmayan kişi tarafından dava açıldığından açılan davanın hukuka uyarlı olmadığını, İflas sürecinde bulunan davalı ... şirketinin alacağını 07/07/2010 tarihinde Beyoğlu 35. Noterliğince 21339 Yevmiye No ile düzenlenen temlikname ile ... A.Ş.'ye yöneltilen "... ... ŞTİ İşletmesinden 17/06/2010 tarihi itibari ile doğmuş olan toplamda 119.909,13 Euro dan arta kalan bakiye 88.549,07 Euro ve 17/12/2012 tarihine kadar doğacak münhasıran MOIL Kart bedeli ile satmış olduğu akaryakıt karşılığı herhangi bir itiraza uğramaksızın taraflarca mutabık kalındıktan sonra doğacak alacaklarımızı aramızda yapılmış olan Faktoring Sözleşmesi uyarınca tarafınıza gayrikabili rücu temlik edilmiş olduğunu beyan ederiz. ..." yazısıyla....A.Ş.’ye devrettiğini, Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesin'in kararına konu olan alacağın daha önceden temlik edildiği alacağın temlik edilene ödendiği ortada iken .... Bankasından bu durumun sorulmadığını, görülmekte olan davanın esası ile ilgili olduğu halde İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/124 esas sayılı dosyanın incelenmesi yoluna da gidilmediğini, dava, davacının alacağının semeresiz kalıp kalmadığı esasına göre yürütülmesi gerekirken, bu açıdan bir değerlendirme ve tespit yapılmadan, ... ..Şirketinin müvekkili şirkete devir olup olmadığı esasına göre yürütüldüğünü, bunun kabulünün mümkün olmadığını, Ticaret Sicil bilgilerine göre 2 şirketin ortaklık yapısının farklı kişilerden oluştuğu, ... ..Şti’nin ...Mah.... Cd. No:.... Pınarbaşı- Bornova/İzmir adresinden 27.01.2015 tarihinde taşındığı, aynı adrese davalı ... A.Ş’nin 29.12.2015 tarihinde adresinin nakledildiği, SGK bilgilerine göre raporun önceki bölümlerinde listelenen 27 kişinin farklı tarihlerde ... ..Şti’den ... A.Ş’ne geçtiği, gelen nüfus bilgilerine göre davalı ... A.Ş’nin ortağı ...’ın (.....’nın eski eşi) ...’ın kardeşi olduğu ve ... şirketinin ortağı ....’nın kayınbiraderi olduğu görülerek, iki şirketin yetkilileri arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunun belirlendiğini, tüm raporlarda da varılan müşterek kanaatin ......Şti pasifinde görülen borçlarının devri yönünden bir işlem olmadığı hususu olduğunu, .....Şirketi'nin aktif ve pasifleri ile müvekkili şirkete devrinin söz konusu olmadığını, oysa dava dilekçesinde ...’nın tüm aktif ve pasifleri ile birlikte ... isimli firmaya devredildiğinin öğrenildiğinin belirtilerek bu davanın açıldığını, burada şirketin bir bütün halinde devri değil, bazı taşınır ve taşınmazlarının satış işleminin söz konusu olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ticari işletmenin devrinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Ticari işletme başlıklı TTK'nın 11. maddesi;
" (1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.
(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
(3) Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir."şeklindedir.
TBK'nın 202. Maddesinde "- Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur.
Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muaccel borçlar için, bildirme veya duyuru tarihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar.
Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir.
Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz. " şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
İlk derece Mahkemesinin bekletici mesele yapılmasına karar verdiği İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/110 esas, 2022/468 karar sayılı dosyasında tenfiz kararı verildiği, kararda Avusturya Cumhuriyeti Steyr Bölge Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen cevapta "Steyr Bölge Mahkemesi, davacı tarafın davasında ....'i ...'ya karşı davalı taraf olan ... Şirketi davasında, 29 Nisan 2016 tarihinde iflas idarecisi olarak görevlendirilmiştir .." şeklinde bölüm bulunduğu, bu kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31.05.2023 tarihli ve 2022 / 6677 esas 2023 / 3391 karar sayılı ilamı ile harç yönünden düzeltilerek onandığını, tenfize konu yabancı mahkeme kararında davacı olarak temsilcinin isminin yer aldığı, dava dilekçesinde davacı bölümünde ... (Yetkili temsilcisi ...)(Tasfiye halinde) ibarelerinin bulunduğu görülmüş olup, iflas idarecisi olarak görevlendirilen tasfiye halindeki şirket temsilcisinin dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, işletmenin ticari faaliyetinin devamı için zorunlu olan ve aktifinde yer alan esaslı unsurlarını oluşturan mal varlığı devir alındığından işletmenin aktifi ile birlikte pasifinin de davalıya devredildiğinin kabulünün isabetli olmasına, dava dilekçesinde faiz talebi bulunmakta olup asıl hükümde yer almayan faiz talebine ilişkin 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca tamamlama kararı verilebileceğine, HMK'nın 357. maddesine göre istinaf aşamasında yeni delillere dayanılamayacağına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2024 tarih, 2016/1400 Esas ve 2024/889 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 63.162,34 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 174.561,53 TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 111.399,16 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davalıya iadesine,
4-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2026