Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanık ve katılan vekillerinin tüm temyiz itirazları reddedilerek Yargıtay 2. Ceza Dairesince onanması.
Özet: Sanık müdafii tarafından hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararında sanığın pişmanlık beyanına rağmen gerekçede pişman olmadığının belirtilmesi, değer azlığı ile lehe hükümlerin uygulanmaması; katılan vekili tarafından ise cezanın alt sınırdan ve takdiri indirimle verilmesi nedenleriyle yapılan temyiz başvurularını inceleyen üst mahkeme, ceza hesaplamasındaki bazı teknik hususların sonuca etkili olmadığını ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilemediğini belirterek, temyiz istemlerini esastan reddetmiş ve yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/920 E.  ,  2026/11611 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2025/472 E., 2025/826 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun'un 260/1.maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın pişman olduğunu belirtmesine rağmen gerekçede pişman olmadığının belirtilmesinin hukuka aykırı olduğuna, değer azlığı ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine; katılan vekilinin temyiz isteminin alt sınırdan ceza verilerek takdiri indirim nedenlerinin uygulanmasına yönelik olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5237 sayılı Kanun'un 61/5. maddesi uyarınca temel cezadan önce artırım, sonra indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, aynı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmasından sonra, 43/1. maddesi uyarınca cezadan artırım yapılması, sonuç ceza değişmediğinden sonuca etkili görülmemiştir.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Salihli 5.Asliye Ceza Mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.