İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, ticari ürün teslimi ve ödeme ihtilafı ile kötü niyet tazminatı talepli menfi tespit davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan icra takibine konu giyim ürünleri alım satımından kaynaklanan borcun bulunmadığının tespiti talebiyle açılan menfi tespit davasında, davacının sipariş edilen ürünleri eksiksiz teslim ettiğini ancak davalının teslim almayıp kötü niyetle icra takibi başlattığını ileri sürmesine karşın, davalının ise kendisinin ticari işletmesinin bulunmadığını, ürün bedellerini ödediğini ve davanın kötü niyetli olduğunu iddia ettiği uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve ödemeyi kabul ederek uyuşmazlığı ürün teslimatı ve borçluluk tespiti üzerine yoğunlaştırdığı istinaf incelemesi ele alınmaktadır.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/957 KARAR NO : 2026/1607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 21/04/2025NUMARASI : 2023/996 Esas 2025/372 KararDAVA : MENFİ TESPİT BAM KARAR TARİHİ : 30/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026 Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14531 Esas numaralı dosyası ile icra takibi yapılmış olup, davalı tarafından icra tehdidi altında haksız şekilde ödemenin alınmaya devam edildiğini, müvekkilinin bahse konu icra takibine dayanan bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticarete ilişkin müvekkili tarafından ticaret konusu giyim malzemelerinin teslim edilmek üzere ... firması ... Şubesi ile gönderilmiş olup, ... firması ile dağıtıma çıktığını, kargo süreci sonucunda davalının Antalya'daki adresine siparişin teslim edildiğini, 29.08.2022 tarihinde 500 adet sweatshirt, 400 adet t-shirt ve 200 adet bej renk sweatshirt'ün teslim olduğuna dair belgeler ve mal faturasının mevcut olduğunu, toplam 14 koli siparişin teslim edildiğinin de yazdığını, kolilerin teslim edildiğini ancak davalı yanın teslim almadığını beyan edip akabinde kötü niyetli icra takibini başlatmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından davalının sipariş etmiş olduğu ürünlerin kusursuz bir şekilde teslim edildiğinden bahisle müvekkilinin, İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2022/14531 Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar davayı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açmış ise de; dava konusunun iki tarafin da ticari işletmesi ile ilgili olmadığını, müvekkilinin ticari işletmesinin bulunmadığını, alım satım yapmadığını, müvekkilinin gerçek kişi olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca da davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin ... adlı kişiden ürün satın aldığını, ...'dan İzmir'den tanesi 70 TL'den 500 adet sweatshirt, tanesi 40 TL'den 400 adet tshirt satın aldığını, kargo ve etiket dahil 55.000,00 TL ve 1.000 TL nin de etiketlerin dikimi olmak üzere toplam 56.000,00 TL meblağı 12.09.2022 tarihinde ... adına .... Bankası hesabına yatırdığını ancak ...'ın bej renkli olanların 200 adet olduğunu, sweatshirtlere yeni olacak şekilde zam gelerek adet fiyatının 85'ten satılacağını, bu sebeple parça başına 15 TL olmak üzere 15*200 TL'den 3.000,00 TL daha göndermesi gerektiğini müvekkiline mesaj yoluyla ilettiğini, müvekkilinin 3.000,00 TL parayı da aynı hesaba 13.09.2022 tarihinde gönderdiğini, karşılıklı tüm mesajlaşmaya ilişkin ekran görüntüler ile ödemelere ilişkin dekontların ekte olduğunu belirterek, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla açılmış bulunan davanın reddine, davacı tarafın tazminat ve diğer başkaca taleplerinin reddine, davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle, uğrayacakları herhangi bir zararda dava açma haklarının saklı kaldığını belirterek, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince" ....Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde Mahkememiz davalısı tarafından davacı aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğünün 2022/14531 e. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesi neticesi dosya tarafları arasında davacının satıcı, davalının alıcı olduğu şekilde tekstil ürünlerinin satımına yönelik ticari bir münasebet bulunduğu, Mahkememiz davalısı tarafından davacıya... Bank aracılığı ile toplamda 59.000,00 TL hesaba havale gönderildiği konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.Yukarıdaki tespit göz önüne alındığında taraflar arasın uyuşmazlığın davacının davalıya kaç adet ürün sattığı, ürünlerin davalı yanca teslim alınıp alınmadığı, ürünün davalı yana ulaştığı ile davalı tarafça ne kadar ürün satın alındığı hususun tespitinden sonra davalının davacıdan alacaklı olup olmayacağı kapsamında davacı tarafça ileri sürülen menfi tespit iddiasının sübuta erip ermediği ve taraflarca istem konusu edilen tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesine yönelik icra takibine karşı açılan menfi tespit davası olduğu anlaşılmıştır.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile davacı tarafça aleyhine başlatılan takibe yönelik borçlu olunmadığına yönelik talepte bulunulmakla birlikte dava dilekçesinde ticari münasebetin davacı ile davalı arasında gerçekleştiğine yönelik beyanın aksine davacı asilin duruşma sırasında alınan beyanında yazışmalarının kendisinin yaptığını, parayı kendisinin aldığı yönünde beyanda bulunmasına rağmen asıl muhatabın .... olduğu ve bu kargonun ... adına gönderilen bir kargo olduğu yönünde beyanda bulunduğu, dosya kapsamına kazandırılan kargo belgesi, .... Bankası hesap hareketi ve whatsap yazışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde asıl muhatabın .... olduğu yönündeki davacı iddiasının ispatlandığı kanaatine varılamadığı gibi her ne kadar davacı yan SGK kaydında yapılan işlem sırasında davacının ...'ın işçisi olduğu anlaşılmakta ise de davacı ile davalı arasında yapıldığı şeklen görülen ilişkinin ...'ın çalışanı olarak mı yapıldığı mı yoksa davacı adına mı yapıldığı dosya kapsamında net olmadığından ve bu hususta ileri süren tarafın iddiasını ispatlaması gerektiğinden ve ancak iddianın ispatına yönelik kabul edilebilir bir vasıta sunulmadığından ilişkinin doğrudan taraflar arasında kurulduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar kargo aracılığı ile malları teslim edildiği ve buna ilişkin faturanın bulunduğu yönünde iddiada bulunmuş ise de mal tesliminin şüpheden uzak şekilde ispatlanmasının gerektiği ve ancak dosyaya kazandırılan bilgi ve belgelere göre bu nitelikte bir ispatın yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığı gibi banka hareketleri ile teslimi yapılan siparişten kaynaklı kargo bilgisinin de uyumsuz olduğu anlaşılmakla davacı tarafa para gönderim işi yapılmakla birlikte ürünlerin davalıya ulaştığı hususu ispatlanamadığından davacının borçlu olmadığı yönündeki iddiasının sübuta ermediği kanaatine varılmakla birlikte davacı iddialarının yerinde olmadığı kabul edilmiştir. Her ne kadar iş bu davanın ispatlanamama sebebiyle reddine karar verilmiş ise de sehven aktif husumet yokluğundan reddine yazıldığı anlaşılmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak adına bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE'' karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İzmir 20. İcra Müdürlüğü’nün 2022/14531 Esas numaralı dosyası ile icra takibinin yapıldığını, davalı tarafından icra tehdidi altında haksız şekilde ödemenin alınmaya devam edildiğini, müvekkilinin bahse konu icra takibine dayanan bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticarete ilişkin müvekkili tarafından ticaret konusu giyim malzemelerinin teslim edilmek üzere ... firması Gaziemir Şubesi ile gönderildiğini, ... firması ile dağıtıma çıktığını, kargo süreci sonucunda davalının Antalya'daki adresine siparişin teslim edildiğini, 29.08.2022 tarihinde 500 adet sweatshirt, 400 adet t-shirt ve 200 adet bej renk sweatshirt'ün teslim olduğuna dair belgeler ile mal faturasının mevcut olduğunu, toplam 14 Koli siparişin teslim edildiğinin de yazdığını, kolilerin teslim edildiğini ancak davalı yanın teslim almadığını beyan edip akabinde kötü niyetli icra takibini başlatmasının kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, müvekkili tarafından davalının sipariş etmiş olduğu ürünlerin müvekkili tarafından kusursuz bir şekilde teslim edilmiş olup, davalının, haciz ihbarnamelerine itiraz edilememesini fırsat olarak değerlendirmiş olup müvekkilinin borçlu olmadığını bile bile müvekkili hakkındaki icra takibine devam ettiğini, sözde alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafından icra takibine başlanıldığını ve söz konusu icra takibinin kesinleşmesi neticesinde müvekkili aleyhine hacizlerin işlendiğini, işlenen bu hacizler sonucunda müvekkilinin ticari açıdan zarar gördüğünü ve haciz tehdidi altına girildiğini, İİK kapsamında açıklanan şartlar neticesinde davanın açılması gerekliliğinin oluştuğunu, kötü niyetli alacaklı ... tarafından haksız olarak tahsil edilmeye devam edilen icra takibine istinaden, taleplerinin kabulü halinde taraflarınca mahkemeye teminat yatırılarak hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, 21.04.2025 tarihli duruşmada her ne kadar "aktif husumet yokluğundan reddine" denilse de, itiraz ettikleri icra takibinden de görüleceği üzere karşı yanın icra takibini müvekkiline karşı başlattığı için, karşı yan ...'a karşı değil, müvekkiline karşı icra takibinin başlattığını, taraflarınca davanın ikame edildiğini, gerek dava dilekçelerinde gerek duruşmadaki beyanlarında mağduriyetlerinin dile getirildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde "Davanın aktif husumet yokluğundan reddine" karar verilmiştir.İş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Mahkemece istinaf incelemesine konu gerekçeli kararda; "...Her ne kadar iş bu davanın ispatlanamama sebebiyle reddine karar verilmiş ise de sehven aktif husumet yokluğundan reddine yazıldığı anlaşılmakla kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratmamak adına bu hususa değinilmekle yetinilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın aktif husumet yokluğundan Reddine' karar verilmiştir. Bu durumda istinaf incelemesine konu gerekçeli kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğundan iş bu karar denetime elverişli bir karar değildir. Kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası çelişkili olamayacağından ilk derece mahkemesi kararının bu açıdan usulden kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/04/2025 tarih ve 2023/996 Esas 2025/372 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 615,40 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde iadesine, 5-İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 7-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 30/06/2026