Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, zincirleme trafik kazası sonucu pert total olan araç için sigorta şirketince mutabakata rağmen eksik ödenen sovtaj bedeli tazminatına dair istinaf kararı.
Özet: Zincirleme trafik kazası sonucu aracının pert total olmasına karar verilen davacı, davalı sigorta şirketiyle anlaşılan 175.500 TL sovtaj bedelinin, şirketin yönlendirmesiyle üçüncü bir firma tarafından eksik ödenerek 105.200 TL olarak gerçekleştirildiğini, sigorta şirketi yetkililerinin dahi bu durumu hatalı teklif ve ihalelerin karıştırılması olarak kabul ettiğini belirterek, eksik ödenen 70.300 TLlik maddi tazminatın ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalı sigorta şirketi ise tüm gerçek zararların karşılandığını, davacının mutabakatname ile kendilerini ibra ettiğini ve başkaca bir sorumlulukları bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2025/264 KARAR NO : 2026/978T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 07/03/2023 (Dava), 07/11/2024 (Karar)NUMARASI : 2023/... Esas, 2024/...KararDAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 06/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 06/07/2026Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, ... tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ve dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın zincirleme trafik kazasına karıştığını, söz konusu kazada sürücü ...'in asli ve tam kusurlu bulunduğunu, davacının, kusurlu araç sahibinin sigortacısı olan davalı sigorta şirketine başvurusu üzerine, davalı sigorta şirketi tarafından ... sayılı hasar dosyası ile dosya açıldığını, davalı sigorta şirketinin açılan dosya kapsamında davacıya ait ... plakalı araç hakkında pert- total işlemi uygulanabileceğini, bu kapsamda aracın rayiç bedelinin 210.000,00 TL üzerinden hesaplanarak; 175.500,00 TL sovtaj bedeli üzerinden değerlendirileceğini, 34.500,00 TL bakiye tutarın da şirket tarafından karşılanabileceğini bildirdiğini ve buna ilişkin teklif formunu davacıya ilettiğini, davacının ise aracın gerçek rayiç bedelinin, teklif edilen miktarın çok üstünde olduğunu bildirmesine rağmen, enflasyon ve artan araç bedelleri karşısında mağduriyet yaşamamak ve kısa sürede ödeme alabilmek adına bu teklifi kabul ettiğini, davalı sigorta şirketinin, mutbakatnamede kabul edilen bakiye 34.500,00 TL'yi ödediğini, davalı sigorta şirketi ile yapılan anlaşma neticesinde, davalı sigorta şirketi araç satımı için davacıyı dava dışı ... Otomotiv Alım Satım San. Tic. Ltd. Şirketi'ne yönlendirdiğini, davacının da dava dışı şirket yetkililerine araç satışı için vekaletname verdiğini, bunun üzerine, dava dışı şirket tarafından davacının hesabına sovtaj bedeli olarak anlaşmaya aykırı bir şekilde 105.200,00 TL ödendiğini, davalı şirket ile yapılan anlaşma neticesinde 175.500,00 TL olarak ödenmesi gereken sovtaj bedelinin 70.300,00 TL eksik ödendiğini, taraflarınca, davalı ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı ... Otomotiv Alım Satım San. Tic. Ltd. Şti. hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, her iki şirkete de defalarca başvuru yapılmış olmasına rağmen, şirketler eksik ödenen sovtaj bedeline ilişkin hiçbir sorumluluk üstlenmediğini, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davalı şirket yetkilileri vermiş oldukları ifadede, davacıya ait aracın ihalelerinin karıştırıldığını, mutabakatnamedeki teklifin hatalı olarak sunulduğunu ve bunun neticesinde davacıya eksik ödeme yapıldığını kabul ettiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın, ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile; HMK m. 109 uyarınca dava dilekçesinde 100,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatın, 70.400,00 TL artırılarak; toplamda 70.500,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacının hasar zararı olarak gerçek zararları müvekkili şirketçe karşılandığını, bakiye talep hakkının bulunmadığını, dosya konusu .... tarihinde müvekkili şirket nezdinde ZMMS sigortası ile sigortalı ...plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacı yanın aracının perte çıktığını, müvekkili şirketçe davacı yana tüm sorumluluk bedeli ödendiğini, işbu ödeme neticesinde mutabakatname tanzim edildiğini, ve davacı yan müvekkili şirketi ibra ettiğini taahhüt ettiğini, davacı şahsa ait aracın ... Sigorta A.Ş. nezdinde onarıldığını, araç tamir sonrası eskisinden daha iyi duruma geldiğini, müvekkili şirketin davacı yanın iddia ettiği zarardan sorumluluğu bulunmadığını, işbu davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, müvekkili şirket kazadan doğan sorumluluğunu aracı onararak ve hasar değer kaybı ödemelerini yaparak eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, başkaca bir gerçek zarar söz konusu olamayacağını, davacı yanın müvekkili şirketin eksik yaptığı ödemeye dair beyanın hatalı olduğunu, işbu iddiaları kabul etmediklerini, davacı yanın müvekkili şirketi işbu tazminat hususunda ibra etmiş bulunduğunu, ibranamenin hukuki mahiyeti gereğince davacı yanın müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağı kalmadığını, müvekkili şirket ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araçtaki zararın belirlenebilmesi için birden çok kriter incelenmeli ve bu incelemenin de konusunda uzman bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun net bir şekilde belirlenebilmesi için öncelikle talep edilen tazminat tutarında gerçek zararın tespiti gerektiğini, davacı tarafça iddia edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, araç üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile hasar miktarının tespit edilmesi gerektiğini, aracın rayiç değerinin iddia edildiği kadar yüksek olmadığını, davacı vekili dilekçesinde, müvekkil şirketçe tanzim edilen aracın piyasa rayiç bedelinin ve belirlenen sovtaj değerinin düşük olduğundan bahisle hasar bedeli ödemesi talebinde bulunduğunu, ancak müvekkili şirket itiraza konu hasarlı aracın emsal piyasa rayiç değerlerine ilişkin yeterli araştırma yaptığını, neticede alanında uzman ekspertizlerden alınan rapor uyarınca belirlenen rayiç bedelden sovtaj bedeli mahsup edildiğini ve gerçek zararın ödendiğini, müvekkili şirket ilgili araştırmalarını kaza tarihi itibariyle yetkili 2.el araç satış internet sitelerinden hasarsız, benzer kilometre ve model detaylarını göz önünde bulundurarak yaptığını, başvuran vekilinin bedelin çok düşük olduğuna ilişkin itirazlarının haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, bilahare müvekkili şirket hasarın ihbarıyla gereğini yerine getirdiğini, davacı yanın tüm gerçek zararını ödediğini ve başkaca hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil sigorta şirketinin burada bağımsız ve tarafsız eksperlerce hazırlanan ve hukukumuzda delil niteliği sabit olan eksper raporuna riayet etmesi hukuka uygun olduğunu, ancak davacı haksız çıkar elde etmek amacıyla tamamen dayanaksız işbu davayı açtığını, Sigorta şirketleri zenginleşme aracı olamayacağında gerçek zararı aşan haksız ve mesnetsiz işbu taleplerin tümüyle reddinin gerektiğini, teminat dışı hallerin değerlendirilerek; aracın yaşı, mükerrer kaza ve kilometresi göz önünde bulundurularak fahiş değer kaybı taleplerin reddini, ret talepleri kabul edilmez ise; müvekkili şirketin sorumluluğunun Genel Şartlar ve poliçede sayılan hal ve koşullar altında ve yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirilmesini, aykırı hallerin tespiti halinde anılan taleplerin reddini, gerçek zararın tespiti için alanında uzman ve tarafsız bilirkişiden bilirkişi raporu alınmasını, poliçe teminatı dışında olan ekspertiz ücret masrafı, değer kaybı, yargılama gideri ve faize ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;Davacının zararına ilişkin yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda 70.500,00 TL tutarında bir tespit yapılmış ve davacı tarafından da ıslah dilekçesi verilmek suretiyle bu tutarın tamamına dair davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan dava dışı diğer araç sahibi arasında akdedilen 05.05.2022 başlangıç tarihli ZMM sigorta poliçesinde yer alan araç başına maddi limitin 50.000,00 TL olduğu ve bu bağlamda poliçe teminat limiti sınırı gözetilerek davacının talep edebileceği tutarın 50.000,00 TL'yi aşamayacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa dava öncesinde ödenen 34.500,00 TL tutarındaki ödemenin mahsup edilmesi neticesinde, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 15.500,00 TL olabileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; 15.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 100,00 TL miktarındaki kısmı yönünden davacı ile davalı arasında yapılan mutabakat tarihi olan ... tarihinden, 15.400,00 TL miktarındaki kısmı yönünden ise ıslah dilekçesinin verildiği 07/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin ise reddine dair karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Davının kısmen kabulü ile; 15.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 100,00 TL miktarındaki kısmı yönünden ... tarihinden, 15.400,00 TL miktarındaki kısmı yönünden ise 07/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazla istemin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkilinin, ... tarihli trafik kazasından ötürü maddi zarara uğradığını ve davalı şirkete müracaat ettiğini, söz konusu trafik kazasında, taraflar arasındaki kusur dağılımı davalı sigorta şirketi tarafından onaylandığını, bunun üzerine yine davalı sigorta şirketi tarafından yapılan değerlendirme sonucu müvekkilinin aracında pert total işlemi uygulanması gerektiğinin belirtildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline pert total ve rayiç bedel mutabakatı, hasar tazminat ödemesi makbuz, ibraname ve temliknamesi adı altında bir form imzalatıldığını, müvekkili ile sigorta şirketi arasında ... tarihli söz konusu karma sözleşme ile araç rayiç bedelinin 210.000 TL olarak değerlendirildiği ve hasarlı haliyle 175.500 TL sovtaj bedeli üzerinden değerlendirilip, 34.500 TL bakiye bedelin de sigorta tarafından karşılanacağı yönünde anlaşma sağlandığını, müvekkilinin aracının rayiç değerinin daha fazla olduğunu bilmesine rağmen ödemesini bir an önce alabilmek için anlaşmayı kabul ederek formu imzaladığını, ancak, müvekkilinin araç satışı için davalı şirket tarafından ... Otomotiv Alım Satım San. Tic. Ltd. firmasına yönlendirildiği, araç bu firma tarafından müvekkiline 175.500 TL yerine 105.200 TL ödeme yapıldığını, bu durum üzerine davalı sigorta şirketi yahut otomotiv firması tarafından sorumluluk kabul edilmediğinden ötürü eksik ödemenin kaynağının anlaşılamadığı ve taraflarınca Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma dosyası kapsamında davalı şirket tarafından ileri sürülen savunmalar ile dosyaya sunulan evraktan; müvekkiline eksik ödeme yapılmasının sigorta şirketinin kusurundan kaynaklandığının anlaşıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan savunmada, pert total işlemi uygulanan araçların karıştırıldığı, müvekkiline yanlış ihale üzerinden teklif sunulduğu kabul edilerek, karışan evrakların belgelendirildiğini, müvekkiline 105.200 TL sovtaj bedeli ve 34.500 TL bakiye bedel olmak üzere toplamda 139.700 TL teklif sunulmak isterken evrakların karışması sebebiyle hatalı olarak 175.000 TL sovtaj bedeli ve 34.500 TL bakiye bedel ile toplamda 210.000 TL teklif sunulduğunun kabul edildiğini, doğru teklif sunulsa idi yani rayiç bedelin 139.700 TL olarak değerlendirildiği bildirilse idi teklifin kabul edilmeyeceğini, ... tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin aracındaki gerçek zararın daha yüksek olduğu ve rayiç bedelin ortalama 215.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, alacağın kaynağının haksız fiile konu trafik kazası olmadığını, davalı sigorta şirketinin evrak karıştırması sonucu yanlış teklif formu göndermesi neticesinde uğranılan zarar ile trafik kazası arasındaki illiyet bağının kesildiğini, sigorta şirketinin ihaleleri karıştırdıklarına yönelik savunması hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığını, sigorta şirketinin basiretli bir tacir olarak davranması ve teklif sunarken dikkatli ve özenli olması gerektiğini, hatalı teklif sunulmakla kusurun olduğunu, bu nedenle mevcut zararın giderilmesi ile yükümlü olunduğunu, bu yükümlülük ise haksız fiilden değil sözleşmeden kaynaklı olduğunu, enflasyon da nazara alınarak gerçek zararın tazmini gerektiğini, mahkeme tarafından tahkikat aşamalarının tamamında hatalı değerlendirmeye düşüldüğünü, talep doğrultusunda sözleşmeden kaynaklanan zararın mevcudiyeti ile miktarına yönelik inceleme yapılması gerekirken talebin trafik kazasından kaynaklanan haksız fiile dayalı tazminat talebi gibi kabul edilip, buna yönelik tahkikat yapıldığını, bu nedenle, haksız bir şekilde dosya önce kusur bilirkişisine sonra da hasar yönünden hesap bilirkişisine tevdii edildiğini, dava dilekçesinde ve sonraki tüm aşamalarda yazılı ve sözlü beyanlar ile toplanan delillerin dava dosyası ile bağlantılı olmadığını, bilirkişiye tevdii edilen hususların uyuşmazlık konusu olmadığını belirttiklerini, fakat fayda etmediğini, müvekkilinin bu sebeple haksız bir şekilde iki kez bilirkişi masrafı ödemek durumunda kaldığını, taraflar arasındaki trafik kazasında halihazırda kusur oranlarına ilişkin sigorta şirketleri mutabakat ve onayı mevcut olduğu, bu yönde tramer kayıtlarına itiraz edilmediği, buna rağmen ısrarlı bir şekilde haksız fiile yönelik delil toplanmaya devam edildiğini, mahkemece uyuşmazlık konusunun anlaşılamamasından ötürü haksız fiile yönelik tahkikat yapılarak haksız fiile yönelik hüküm kurulduğunu, bunun da doğal bir neticesi olarak hüküm kurulurken kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı kalındığı ve davalı şirket bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulduğu, fazlaya ilişkin talebin reddedildiğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe kaynaklı olmadığından, sorumluluğunun da poliçe limiti ile sınırlı olmadığını, hükmün hukuka aykırı olduğunu, diğer istinaf sebebinin ise; uğranılan gerçek zararın hesaplanmaması olduğunu, müvekkilinin uğradığı zararın, müvekkiline yapılan eksik ödemeyi aştığını, 2022 yılı itibariyle müvekkilinin 70.000 TL olarak görünen zararı, enflasyon karşısında aynı miktarın ödenmesi ile karşılanabilecek düzeyde olmadığını, o tarihte müvekkilinin kendisine ödenecek toplam rakam ile emsal bir araç alabilecek iken eksik ödeme nedeniyle zaten mağdur olmuş iken, davanın tümden kabulü ihtimalinde dahi alacağı 70.000 TL' nin artık zararı tazmin gücü kalmadığını, bu sebeple dosyanın bilirkişiye gönderilerek güncel değerinin hesaplatılması talebinin mahkemece dikkate alınmadığını, hesaplanan miktar üzerinden ıslah edilmek zorunda kalındığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili şirketin ZMMS kapsamında sorumlu olduğu hasar bedeli 34.500,00TL'nin ödendiğini, sovtaj bedelinin talep edilebilmesi için ödeme yapan ... Otomotive yönetilmesi gerektiğini, husumetin dava dışı şirkete yönetilmesi gerektiğini, aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, kararın talebe bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye dayalı sorumluğunu yerine getirdiğini, talep konusunun taahhüt edilen ve kısmi bir ödeme alınan bakiye sovtaj beli olduğunu, mahkemece bakiye hasar tazminatı hesabı yapılmış gibi aleyhe hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının talep konusu haricinde hasar bedeline ilişkin karar verilmesin hatalı olduğunu, hükme esas alınan hasar tazminatı tutarının gerçeğe aykırı ve fahiş olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, sigorta şirketiyle düzenlenen mutabakatname nedeniyle alacak davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik ödeme yapıp yapmadığı, eksik ödeme var ise davacının imzaladığı ibraname karşısında davacının davalıdan bu bedeli talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir.Davacı vekili, davalı sigorta şirketi ile yapılan anlaşma neticesinde, davalı sigorta şirketi araç satımı için davacıyı dava dışı ... Otomotiv Alım Satım San. Tic. Ltd. Şirketi'ne yönlendirdiğini, davacının da dava dışı şirket yetkililerine araç satışı için vekaletname verdiğini, bunun üzerine, dava dışı şirket tarafından davacının hesabına sovtaj bedeli olarak anlaşmaya aykırı bir şekilde 105.200,00 TL ödendiğini, davalı şirket ile yapılan anlaşma neticesinde 175.500,00 TL olarak ödenmesi gereken sovtaj bedelinin 70.300,00 TL eksik ödendiğini ileri sürmüş, mahkemece davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan dava dışı diğer araç sahibi arasında akdedilen 05.05.2022 başlangıç tarihli ZMM sigorta poliçesinde yer alan araç başına maddi limitin 50.000,00 TL olduğu ve bu bağlamda poliçe teminat limiti sınırı gözetilerek davacının talep edebileceği tutarın 50.000,00 TL'yi aşamayacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa dava öncesinde ödenen 34.500,00 TL tutarındaki ödemenin mahsup edilmesi neticesinde, davacının davalı sigorta şirketinden talep edebileceği miktarın 15.500,00 TL olabileceği anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; 15.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davaya konu ... tarihli ibranamede aracın hasarlı haliyle 175.500TL sovtaj bedeli üzerinden değerlendirilmesinin kararlaştırıldığı, davalı sigorta şirketi ile ibraname düzenlendiği hususnda çelişme bulunmadığı, ibranameye göre işlem yapıldığı ancak ... Otomotiv Alım Satım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 22/07/2022 tarihinde ... plakalı araç sovtaj bedeli olarak 105.200,00TL gönderildiği anlaşılmaktadır, davalı sigorta şirketi istinaf dilekçesinde dava dışı şirketin ihale sonuçlarını karıştırarak hatalı şekilde davacıya 105.200TL teklif vermek yerine 175.500,00TL teklif verdiğini ileri sürmüştür. Makine mühendisi tarafından ibraz edilen raporda değerlendirildiği aracı hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerini göre hasar oranının %70 oranını aşması nedeni ile aracın ağır hasar işleminin uygulanması Pert -Total (tam zayi) işlemine uygun olacağı, kaza tarihi itibari ile sovtaj bedelinin ortalama 110.000,00-TL olacağı, aracın rayiç bedelinden sovtaj bedelinin mahsup edildiğinde ayrıca ... Sigorta tarafından yapılan 34.500-TL ödeme hesaba katıldığında 215.000-110.000-34.500-70.500-TL gerçek zararın olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu tutulmuşsa da davacı iş bu davayı taraflarca kabul gören ibranemeye dayalı olarak açtığı değerlendrildiğinde davalının davacının gerçek zararından, eksik ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle sorumlu olacağı gözeltilmeden poliçe limitiyle sorumlu tutularak karar verilmesi doğru görülmemişse de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca asıl dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca mahkemece verilen karar kaldırılarak davacı esasa ilişkin yeniden karar verilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile; mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;"1-Davanın KABULÜNE, 70.500,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutarın 100,00 TL miktarındaki kısmı yönünden ... tarihinden, 70.400,00 TL miktarındaki kısmı yönünden ise 07/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Alınması gerekli 4.815,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.382,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.432,95-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç, 878,90 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 181,00 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplam 4.681,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 3.200,00 TL 'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,IV-Başvuru sırasında alınması gerekli 1.058,80-TL harçtan fazlaca peşin alınan 3.875,00-TL'den mahsubu ile bakiye 2.816,20-TL'nin talep ve istek halinde davalıya iadesine,V-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında davacı tarafından yatırılan peşin karar harcının davacıya iadesine, VI-İstinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, VII-İstinaf aşamasında yapılan 1.683,10-TL başvuru harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 470,00-TL istinaf yargılama gideri toplamı 2.153,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, VIII-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,IX-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın; davacıya iadesine, davalıya iadesine yer olmadığına, X-Kararın kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,XI-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 06/07/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.