İş sözleşmesi feshedilen belediye işçisinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram alacağı talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesi sonucu.
Özet: Bir işçi, belediye tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının tahsili talebiyle dava açmıştır; işveren belediye ise zamanaşımı, alacakların ödendiği ve bazı fazla çalışmaların izin olarak kullandırıldığı savunması yapmıştır. İlk derece mahkemesi, zamanaşımı defini dikkate alarak ve tanık beyanları ile toplu iş sözleşmesindeki düzenlemeler doğrultusunda, işçinin görevlendirmeler ve izin kullanımlarına rağmen fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığına karar vermiş, tanık deliline dayanılması nedeniyle %30 indirim uygulayarak davanın kısmen kabulüne hükmetmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi, işverenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş olup, karar temyiz incelemesindedir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/575 E., 2025/2186 K.DAVA TARİHİ : 04.12.2020İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. İş MahkemesiSAYISI : 2020/987 E., 2023/813 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Belediyede Temizlik İşleri Müdürlüğünde temizlik şefi olarak çalışmakta iken davalı Belediyenin 12.09.2019 tarihli fesih bildiriminde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 18. maddesi ve toplu iş sözleşmesinin 34. maddesi uyarınca kıdem tazminatı ödenmek suretiyle tebliğ tarihinden itibaren 25. haftanın sonunda iş sözleşmesinin feshedileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin 1987 yılından itibaren davalı Belediyede işçi olarak çalıştığını ve iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, ayrıca ... Sendikası üyesi olduğunu ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklara ilişkin zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının sözleşmesinin feshi nedeniyle tüm alacaklarının (kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin) kendisine ödendiğini, davacının Türk Ekonomi Bankasındaki hesabına 13.04.2020 tarihinde 220.038,19 TL net kıdem tazminatı ve 33.900,92 TL yıllık izin ücretinin ödendiğini, davacının temizlik işlerinde 2017 yılından itibaren çalıştığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının 22.01.2018 tarihinde Temizlik İşleri Müdürlüğünde çalışmaya başladığını, hafta sonları ve ulusal bayramlarda çok önemli bir neden yoksa çalışma yapılmadığını, 05.01.2019-31.03.2019 tarihleri arasında fazla çalışma yaptığını ve fazla çalışmalarının 39 gün izin olarak kullanılmasının Başkanlık makamınca da uygun görüldüğünü, davacının iddia ettiği fazla çalışma süresi ve saatlerinin gerçeği yansıtmadığını, kadrolu işçi olan davacı, sahadaki temizlik işçisi ve yol yapım işçisi gibi çalıştığını iddia etmekteyse de Belediyede saha çalışmalarının yüklenici firma işçileri tarafından yapıldığını, davacının kullandığı izinlerine ilişkin yıllık izin belgelerinin sunulduğunu, davacının iddia ettiği şekilde bir çalışmasının olmadığını, davacının 2010 yılında Fen İşleri Müdürlüğünde yol yapım amir yardımcısı, 2017 yılında Fen İşleri Müdürlüğünde ihale kontrol şefliğinde denetim elemanı olarak ve 2018 yılında da Temizlik İşleri Müdürlüğünde görevlendirildiğini, fazla çalışmalarına ilişkin ücret ödeme raporlarının dilekçe ekinde sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulması nedeniyle 11.08.2015-11.03.2020 tarihleri arasındaki dönemin hesaplamaya esas alındığı, en son aylık çıplak brüt ücretinin 10.858,50 TL olduğu, dosya kapsamında bulunan belgelere göre davacıya bir kısım görevlendirmelerin yapıldığı, ayrıca yine davacının fazla çalışma izni olarak kullandığı izinlerin bulunduğunun anlaşıldığı, dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesinde davacının dosyada mevcut görevlendirmeler dışında da fazla çalışmaya kaldığı, dosyada mevcut toplu iş sözleşmesine göre haftalık 40 saatin üzerinde yapılan çalışmaların fazla süreli çalışma ile fazla çalışma olarak kabul edileceği ve %100 zamlı olarak ödeneceği hususunun belirlendiği, ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkukunun bulunmadığı, davacının fazla çalışma izni olarak kullandığı belirtilen izin belgeleri de dikkate alındığında ilgili izinlerin mahsubu ile bakiye fazla çalışma ücretinin bulunduğunun anlaşıldığı, dinlenen tanıkların resmî tatillerde çalışıldığını beyan ettikleri, ayrıca hafta tatili günlerinde de çalıştığı, çalışılan günlerin yerine hafta içinde bir gün izin kullanıldığına dair belgenin bulunmadığı, toplu iş sözleşmesinde bulunan düzenlemeler de dikkate alınarak davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile hafta tatili ücreti alacağına hak kazandığı kanaatine varıldığı, bu alacak kalemleri yönünden tanık deliline dayanılmış olması nedeniyle %30 indirim yapıldığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davalının dava konusu alacaklardan sorumlu olmadığını, 2. Toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanıp faydalanmadığının tespit edilmediğini,3. Hükmedilen faize itiraz ettiklerini, 4. Davacının fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığını, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu alacaklardan davalı Belediyenin sorumluluğu, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesabı ve faize ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ara dinlenme 4857 sayılı Kanun'un 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde on bir saate kadar olan (on bir saat dâhil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.Yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında; somut uyuşmazlıkta, davacının 08.00-20.00 saatleri arasında çalıştığı günlerde, günlük 12 saat çalışma süresinden 1,5 saat yasal ara dinlenme süresinin düşülmesi gerekirken, dosyada aksini gösterir bir delil bulunmamasına rağmen, 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.