KHK ile FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddi kararının Danıştay 5. Dairece onanması.
Özet: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı iptal davasında, bölge idare mahkemesinin daha önceki iptal kararının Danıştay tarafından bozulması sonrası davacının istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine temyiz yoluna gidilmiştir; davacı, FETÖ/PDY ile somut bağının bulunmadığını, adil yargılanma ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemişse de, Danıştay beşinci dairesi bölge idare mahkemesi kararını hukuka ve usule uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve kararı onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/15194 E.  ,  2025/11293 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/15194
Karar No : 2025/11293
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü'nde ... olarak görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 01/07/2024 tarih ve E:2024/5152, K:2024/11036 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davacının istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Söz konusu davada verilecek kararın iade-i itibarının sağlanması açısından önemli olduğu, Danıştay'ın bozma kararı sonrasında İstinaf Mahkemesi'nce veri inceleme raporundaki kodlamaların irtibat ve iltisak için yeterli olup olmadığı yönünde araştırma yaparak karar vermesi gerekirken böyle bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile gerekçesiz bir şekilde karar verildiği, yine Bölge İdare Mahkemesi'nce görüş değişikliği yapılmasının da kararda izah edilmediği, söz konusu karar ile Anayasa'nın 141. maddesinde yer alan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren herhangi bir somut delil veya gerekçe gösterilmediği, hakkında ceza davası dahi açılmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında başlatılan adli soruşturma neticesinde de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, hakkındaki tanık beyanının 2008 yılına ilişkin olduğu, 17/25 Aralık sonrası döneme ilişkin FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir bağlantısının tespit edilemediği, hakkındaki kodlamada yer alan "SCC" kodunun da bu hususu doğruladığı, zira söz konusu kodun, "örgütten kopmuş kişi" anlamına geldiği, FETÖ/PDY tarafından kazanılamadığı, söz konusu örgüt ile arasına her daim mesafe koyduğu, örgütün dahi bizden değil dediği şahsı için verilen kararın hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlem ile masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, terör örgütü olarak nitelendirilen bir yapının istihbarat çalışması ürünü olan sübjektif değerlendirmelerden ibaret fişlemelerin mutlak doğru olarak kabul edilmesinin gerçeklikten uzaklaşma anlamına geleceği, devletin resmi kurumlarının istihbari çalışmalarının bile tek başına adli ve idari süreçte delil olarak kabul edilmediği hukuk düzenimizde örgüt mensuplarınca hazırlanan istihbarat çalışması niteliğindeki fişleme listelerinin delil olarak kabul edilmemesi gerektiği, meslek hayatı boyunca sadakat yükümlülüğünü ihlal eden herhangi bir davranışı olmadığı, Anayasa'ya ve kanunlara uygun hareket ettiği, görevini layıkıyla yerine getirdiği ve bu hususta davalı idarece birçok kez teşekkür belgesi ile ödüllendirildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline karar verilmesi gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.