Danıştay 5. Daire, FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle 686 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonu ret kararı iptal davasında, HAGB kararına rağmen iltisakın hukuka uygun tespitini onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yönündeki alt mahkeme kararını onamış; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunsa dahi, ceza yargılamasında elde edilen deliller ve davacının ikrarı ile sabit olduğu belirlenen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının, örgüt evinde kalma, örgütsel sohbetlere katılma, maddi yardımda bulunma ve ardışık aranma gibi eylemlerle desteklendiğini vurgulayarak, masumiyet karinesinin bu durumun idari yargı tarafından değerlendirilmesine engel teşkil etmediğini belirtmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/16198Karar No : 2025/11247 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ...İstemin Özeti : 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı,suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesin hüküm niteliğinde olmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Öte yandan, her ne kadar davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmekte ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın ... veya ... kod adlı kişinin yönlendirmesi ile zabıt katipliğine girdiği, bu kişinin yönlendirmesi ile ... kod adlı kişi ile görüşerek Ankara'da örgüt evinde kalmaya başladığı, bu evde örgüte bağlılığı artırmak için sohbet adı verilen örgütsel toplantılar düzenlendiği, sanığın da bu toplantılara katıldığı, bu sohbet toplantılarında örgüt liderine ait videolar izletilerek, örgüt liderini övücü konuşmalar yapıldığı, ayrıca himmet, yardım adı altında sanıktan para talep edildiği, sanığın da zaman zaman örgüte parasal yardımda bulunduğu, sanığın bu dönemde kendisi gibi zabıt katibi olan E. K., Ö. S. B., E. D. ve M. İ. ile İ. Ç. isimli şahıs tarafından operasyonel hatlardan ardışık olarak arandığı, sanığın da etkin pişmanlık kapsamındaki savunmasında ardışık olarak arandığını ikrar ettiği ..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ve davacı ikrarı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.