3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuyla düzeltilen ilk tesis kadastrosu hatasından kaynaklanan parsel sınır ve yüzölçümü uyuşmazlığına ilişkin davanın reddi.
Özet: Davacı, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazının yüzölçümünün haksız yere azaldığını ve davalıların parsellerine katıldığını ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini talep etmiştir; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, tanık beyanları, mahalli bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarıyla ilk tesis kadastrosunda yapılan ölçüm ve sınırlandırma hatalarının uygulama kadastrosuyla düzeltildiğini tespit ederek, davacının talebini yerinde bulmamış ve davayı reddetmiştir.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/671 E., 2025/797 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/80 E., 2025/43 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Sinop ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1202 parsel sayılı 4.520 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 13... parsel numarasıyla 4.250,06 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve müştereği adına kayıtlı bulunan eski 1203 parsel sayılı 8.7200 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 13... parsel numarasıyla 9.948,26 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuya kayıtlı bulunan eski 1560 parsel sayılı 7.520 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 13... parsel numarasıyla 7.097,31 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 1 13... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalılardan ... ile ...'nın 1 13... parsel sayılı taşınmazın, diğer davalı ...'nın ise 1 13... parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, uygulama çalışmasında taşınmazının sınırlarının değiştiğini, taşınmazının bir bölümünün 1 13... ve 14 parselde kaldığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile davalılardan 1 13... parsel sayılı taşınmaza eklenen 200 m² ile 1 13... parsel sayılı taşınmaza eklenen 200 m²nin iptal edilerek maliki olduğu 1 13... parsele eklenmesi ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAPDavalılar, tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkememizce dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından davacı ve davalılar arasındaki sınırın evvelden beri tel çit şeklinde belirlenmiş ve şu anki sınırın doğru olduğu tel çit dışında tesis kadastrosundan önce bulanan yapı kanal kanalet gibi belirgin bir sabit sınır yada yapının bulunmadığının anlaşıldığı, bilirkişilerce hazırlanan raporda taşınmazların tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösterildiği, ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosunun teknik yönden incelendiği, hava fotoğrafları ile sınırın uyumlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu 10... parsel sayılı taşınmazların arasındaki sınırın ilk tesis kadastrosunda hatalı ölçüldüğünün belirgin olduğunun tespit edildiği, 13 parselin yüzölçümündeki azalmanın ilk tesis kadastrosunda 10 parsel ile olan müşterek sınırında ölçü ve sınırlandırma hatası yapılması ve bu hatanın 22/a uygulaması ile düzeltildiği için meydana geldiğinin tespit edildiği, yapılan 22/a uygulamasındaki ölçü, sınırlandırma ve tespitlerin doğru yapıldığının tespit edildiği bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davanın taşınmazın aynına (mülkiyete) ilişkin olmadığı bu nedenle maktu harç ve vekalet ücreti hesaplanması gerektiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çekişmeli taşınmazlara yönelik tesis kadastro tespitinin 1981 yılında yapılmasına, teknik bilirkişinin raporunda taşınmazların tesis kadastro tespit tarihine en yakın hava fotoğrafı olan 19 76... yılına ait hava fotoğrafının incelenmesinde, davacıya ait 1 13... parsel ile davalı 10... parseller arasında tonç (sınırda ki yükselti) bulunduğu ve buna göre, tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı, yapılan bu sınırlandırma hatasının ise uygulama kadastrosunda düzeltildiğinin belirlenmesine göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili aleyhine ve davalılar lehine oluşan yüzölçüm farkının, uygulama kadastrosunun haksız ve usulsüz uygulaması sonucunda oluştuğunu, 22/2-a uygulaması ile taşınmazın sınırlarının değiştiğini, taşınmazın yaklaşık 200 m²lik kısmının 1 13... parsele, 200 m²lik kısmının ise 1 13... parsel sayılı taşınmaza katıldığını, yapılan yargılamada işbu farkın, mevzuata aykırılık yapılarak kadimden gelen sınıra tecavüz edilmesinden ve davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığının ortaya çıktığını, buna rağmen İlk Derece Mahkemesince tesis kadastrosunun da hatalı yapıldığının esas alındığını, parseller arasında kadimden beri gelen sınır olduğu halde bu hususun dikkate alınmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarında da parseller arasında kadimden beri gelen doğal sınır bulunduğu, dut, erik gibi ağaçların sınırı oluşturduğunun ifade edildiğini, eksik araştırma ile karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.