Kadastro öncesi tapuya dayalı Artvindeki belirli taşınmazların tescili ve tapu iptali taleplerinin, uzman raporları ve yasal ilanlar ışığında değerlendirilerek kabul edilmesine dair hukuki içtihat.
Özet: Kadastro öncesi tapu kaydına dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararının Yargıtayca eksik inceleme ve yasal ilanlar yapılmadığı gerekçesiyle bozulması üzerine, bozmaya uyularak gerçekleştirilen keşif, bilirkişi raporu ve tanık beyanları değerlendirilerek, davacı vakfın dayandığı tapu kaydının, daha önce başka parsel içinde gösterilen ve kadastro dışında bırakılan iki farklı bölümü de kapsadığı tespit edilmiş; bu doğrultuda, söz konusu bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile ilgili kısımlarının vakıf adına tesciline hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1299 E., 2025/1249 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Artvin 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2016/489 E., 2018/640 K.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Davacı vekili; mülkiyeti ... Köyü Camii Şerif Vakfına ait kadastro öncesi 16... parselde kayıtlı 1.890, 00... tapu kaydının kadastro çalışmalarında uygulanmadığını, Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasında dayanılan tapu kaydının 17.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (G), (I), (J) ve yolda kalan (H) harfi ile ile gösterilen kısımları da kapsadığının tespit edildiğini ancak yol hakkında görevsizlik kararı, (J) harfi ile gösterilen kısım yönünden husumet yokluğundan red kararı verildiğini ileri sürerek 1 47... parsel içinde kalan ve (J) harfi ile gösterilen 130,79 metrekare yüz ölçümlü yerin tapu kaydının iptali ile davacı ... ...adına; yine (H) harfi ile gösterilen 208,82 metrekare yüz ölçümlü yerin ... Köyü ...adına tescilini talep etmiştir.Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.İlk derece Mahkemesince, davacının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazların davacı tarafın dayanak tapu kayıtları kapsamında kaldığı anlaşıldığına göre İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusuna gelince; davacı ... Müdürlüğünün 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşu niteliğinde olmadığından ve davada haklı çıkmış bulunduğundan, harç ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Dairece; "...somut olayda, davacı ... tarafından Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasında alınmış olan 17.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda 1 47... parsel içinde kalan ve (J) harfi ile gösterilen 130, 79... 'lik bölüm yönünden tapu iptal tescil ve tutanak düzenlenmeyen, yol içinde kalan (H) harfi ile gösterilen 208, 82... 'lik bölüm yönünden tapusuz taşınmazın tescilinin talep edildiği, (J) harfi ile gösterilen bölüme yönelik temyiz talebi bulunmadığı, dava değerinin dava dilekçesinde 500,00 TL olarak gösterildiği, Mahkemece tespit dışı bırakılan (H) harfi ile gösterilen bölüm yönünden keşif yapılmaksızın karar verildiği, davaya konu taşınmaz bölümünün değeri belirlenmediği gibi TMK'nın 713/4-5. maddesinde belirtilen yasal ilanların da yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, değinilen düzenlemeler gözetilmek suretiyle TMK'nın 713/4-5. maddeleri gereğince yasal ilanlar yapılarak üç aylık yasal ilan sürenin dolması beklenilmesi, davaya konu taşınmazın değeri keşfen belirlenip dava değerinin saptanması ve bu değer üzerinden varsa eksik harç tamamlanarak kanun yolu denetiminin açık olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde davacının dayandığı 16... parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda 1 47... parsel sayılı taşınmazın (J) harfi ile gösterilen bölümü ile kadastro sırasında tescil harici bırakılan (H) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1 47... parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasına ibraz edilen 17.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (J) harfi ile gösterilen 130, 79... 'lik kısmının tapu kaydının iptali ile bu kısmın taşınmazdan ifraz edilerek ve adadaki son parsel numarası verilmek suretiyle “tarla” vasfı ile ... Köyü ...adına tapuya tesciline, yine kadastro sırasında yol olarak tescil harici bırakılan ve dosyada mevcut Artvin Kadastro Mahkemesinin 2012/31 Esas, 2014/20 Karar sayılı dosyasına ibraz edilen 17.01.2014 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (H) harfi ile gösterilen 208, 82... 'lik kısmın adadaki son parsel numarası verilmek suretiyle “tarla” vasfı ile ... Köyü ...adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: -K A R A R-Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.