Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin, otomotiv sektöründeki üretim makinelerine sağlanan teknik destek ve bakım hizmet bedelinin tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasına ilişkin yerel mahkeme kararını istinaf incelemesi.
Özet: Davacı tarafın davalı şirkete sağladığı teknik destek ve bakım hizmetlerinin karşılığı olan faturaya ilişkin icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, yerel mahkeme sunulan hizmetlerin ve bedelinin uygun olduğunu belirterek davacının talebini kabul etmiş; davalı ise, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, faturanın düzenlenme zamanlamasını ve hizmetin kapsamını gerekçe göstererek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
.... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO :
KARAR NO :
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ : ...
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : 19/02/2019
DAVACI : ... -...
VEKİLİ : Av. ... - UETS
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
B.A.M. KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket arasında 2010 yılından itibaren devam eden ticari ilişki çerçevesinde otomotiv firmalarının tekstil işlerini ve koltuk parçalarının dizayn ve üretimini ve yapmakta olan davalı şirketin üretim makinelerine davacı ... tarafından Robteks Mühendislik olarak teknik destek verdiğini, üretim makinelerinin bakım ve kontrolü yanında herhangi bir arızaya uğraması durumunda dışarıdan parça siparişi vererek onarım işlerini üstlendiğini, 16/06/2017 düzenleme tarihli A-673140 seri numaralı faturanın takibe konulduğunu, Bursa ... Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve alacağın %20 sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirketin 2015 yılından itibaren ticari faaliyetini sürdürmekte olan bir şirket olup davacı taraftan zaman zaman teknik destek aldığını ve almış olduğu hizmetlerin bedelini de ödediğini, 33.381,63.-TL tutarlı bir hizmeti müvekkilinin almadığını davacı tarafça gönderilen faturanın .......Noterliği'nin ....... tarih ....... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, ticari defterinde kayıtlı olmadığını beyanla davanın reddine , alacağın %20 sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, fatura üzerinde verilen hizmetlerin hangi makineler için verildiği ayrı ayrı yazılı olup taraflar arasındaki oluşturulan teamül, birim fiyatlar, ticari defter ve dayanağı kayıtlar ile mail yazışmaları dikkate alınarak fatura konusu hizmetin verildiği, bedelinin uygun bulunduğu gerekçesi ile itirazın iptaline, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 6.676,33.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında yazılı bir hizmet sözleşmesi bulunmadığını, 2015 yılından itibaren davacıdan zaman zaman teknik destek aldığını, bedelini de ödediğini, tüm makinalar için yapılmış 600 EURO karşılığında bir hizmet bulunduğunu, iki makinanın ayrı ayrı düşünülemeyeceğini bilirkişinin de kabul ettiğini, bakım ve onarım hizmeti alınmadığı aylarda da ücretin ödendiğini, faturaya itiraz edildiğini, ihtarnamenin dosya içinde bulunduğunu, davacı tarafı 16.06.2017 tarihinde bir yıl sonra faturanın hangi nedenle kesildiği hususunda işlerin yoğunluğu dışında bir gerekçe sunmadığını, davacının Haziran 2016 da aldığı makinayı 3-4 ay içinde seri üretime geçebilecek hale getirdikten sonra faturayı Eylül 2016 kesmeyip Haziran 2017 tarihinde kestiğine dair açıklama getirmediğini, bazı faturaların MP6 makinasının malzeme bedellerine ait olduğunu, kurulum ve aylık bakım bedellerinin faturalara neden yansıtılmadığının bir yıl sonra tek fatura düzenlenmesinin cevaplanmadığını, hiçbir zaman yıllık fatura kesilmediğini, bu hususlar açıklığa kavuşmadan verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, hizmet bedelinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemidir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı TTK'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, kanun ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir", yine aynı Kanun’un 16/1 maddesinde ise “Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.” hükmünü içermektedir.
26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir.
Dairemizce ......... müzekkere yazılmış, verilen yanıtta davacı adına gerçek kişi firma kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir. Davacının...Müdürlüğünde kayıtlı bulunduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu, ...yazı cevabına göre davacının ... kaydı bulunuğu bildirildiğinden davalının ticaret odasına kayıtlı tacir olmadığı esnaf olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemeleri'nde görüleceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmek mümkün değildir.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğundan ve göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi resen dikkate alınması gerektiğinden mahkemece işin esası incelenmeksizin davanın görev yönünden reddine karar verilip, talep halinde Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken işin esasının incelenip, karar verilmesi doğru olmamış, kamu düzeni nedeniyle hükmün görev yönünden kaldırılması gerekmiştir.
HMK'nun 355.maddesi gereğince kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan kamu düzeni yönünden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca, esasa ilişkin hususları incelenmeksizin ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesi dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bursa ...Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... - ... sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere 16/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye
...
...
Katip
...