Yargıtay 4. Ceza Dairesi, görevi yaptırmamak için direnme suçunda temyiz istemini reddederken, hakaret suçunda Covid-19 sokağa çıkma yasağı sırasında aleniyet unsuru hatası nedeniyle hükmü düzelterek onamıştır.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçundan aldığı mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi, yasal olarak temyiz edilemez nitelikte olduğundan reddedilmiş; hakaret suçundan verilen hükme yönelik itirazında ise, eylemin sübutu onaylanmakla birlikte, COVID-19 sokağa çıkma yasağı sırasında gerçekleşen fiilde aleniyet koşulunun oluşmaması nedeniyle haksız yere uygulanan ceza artırımının kaldırılması suretiyle hüküm düzeltilerek, sanığın hapis cezası düşürülerek onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2024/6244 E.  ,  2026/10212 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/976 E., 2024/176 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu,
Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle; suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, usul ve Yasaya aykırı olan hükümlerin bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış, sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "eylemin Covid-19 tedbirleri kapsamında ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında olduğunun anlaşılması karşısında, gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet ögesinin oluşmadığı gözetilmeden, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılması" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi uyarınca, mahkumiyet hükmünden 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin tatbikine dair kısmın çıkarılması ve uygulamaya göre de, sonuç cezasının "1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası" olarak belirlenmesi suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bingöl 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.06.2026 tarihinde karar verildi.