Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen HAGB sonrası denetim süresi dolduğu için kamu davasının düşürülmesi kararını, Anayasa Mahkemesinin ifade özgürlüğü ihlali kararına rağmen temyiz itirazlarını reddederek onamıştır.
Özet: Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararı sonrasında, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında, 5 yıllık denetim süresinde kasten yeni bir suç işlenmemesi üzerine yerel mahkemenin kamu davasını düşürme kararını temyiz incelemesine alan Yüksek Mahkeme, sanık müdafilerinin ifade özgürlüğü kapsamında beraat taleplerini reddederek, 5271 sayılı Kanunun 231/10. maddesi uyarınca düşme kararını hukuka uygun bulup oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/677E. 2024/459K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇBozma üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlali kararı sonrasında sanıklar hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içinde sanıkların kasıtlı suç işlemedikleri tespit edildiğinden, 5271 sayılı Kanun'un 231/10. maddesi gereğince kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkili hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali kararı verildiğine, davaya konu eyleminin Anayasanın 26. ve 34. maddeleri kapsamında ifade özgürlüğü kapsamında kabul edildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin şikayetten vazgeçtiği hususunun da değerlendirilmediğine, düşme kararının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, müvekkili hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali kararı verildiğine, davaya konu eyleminin Anayasanın 26. ve 34. maddeleri kapsamında ifade özgürlüğü kapsamında kabul edildiğine, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, düşme kararının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına, ihlal kararının ortadan kaldırılması gerektiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkili hakkında hak ihlali kararı verildiğine, ihlal kararının ortadan kaldırılması ve müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, müvekkilin adil yargılanma hakkı, bu çerçevede gerekçeli karar hakkı ile lekelenmeme hakkının da ihlal edildiğine, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. III.GEREKÇEYargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.10.2019 tarihli ve 2016/1354 Esas, 2019/599 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/10. maddesinde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği, sanıklar hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 231/10. maddesi uyarınca, kesinleşme tarihi 05.06.2018 tarihinden itibaren 5 yıllık denetim süresi içinde sanıkların yeni bir suç işlemedikleri, 05.06.2023 tarihinde 5 yıllık denetim süresinin dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin ortadan kaldırılarak düşme kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemece verilen hükümlerde sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.