Silahlı terör örgütü üyeliği davasında ByLock incelemesi, tanık dinlenmesi ve yeni delillerin değerlendirilmesindeki eksiklikler nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanığa verilen mahkumiyet kararını; sanığın ByLock kullanımına dair savunmaların teknik verilerle yeterli incelenmemesi, ByLock bağlantılı kişilerin HTS kayıtları ve tanık ifadelerinin uzman bilirkişi marifetiyle detaylı araştırılmaması, sanık hakkında diğer dosyalarda beyanda bulunan tanıkların doğrudan dinlenmemesi, örgüt evlerinde kullanılan telefon hattı ile ilgili yeni emniyet yazısının sanık ve müdafiye sorularak değerlendirilmemesi ve UYAP örgütlü suçlar bilgi havuzunda yeterli inceleme yapılmaması gibi kritik eksik soruşturma nedenleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1056 E., 2022/29 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/19 E., 2021/298 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3. maddesi delaletiyle 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; ilgili birimlerden güncel ... tespitine ilişkin belgeler ve ayrıntılı güncel ... tespit ve değerlendirme raporu ile ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kovuşturma aşamasında dosyaya gönderilen ... A. isimli şahsın yargılandığı dosyada sanık hakkında beyanda bulunması sebebi ile ... A.'nın doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafiinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. İstinaf kanun yolu aşamasında dosyaya gönderilen ... S. ve temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gönderilen ... Y. ve ... Ş. isimli şahısların yargılandıkları dosyalarda sanık hakkında beyanda bulunmaları sebebi ile ... S., ... Y. ve ... Ş.'nin doğrudan aleni duruşmada sanık ve müdafinin huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle tanık olarak dinlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekliliği, 4. Temyiz kanun yolu aşamasında dosyaya gelen 21.05.2024 tarihli Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün yazısında örgüte ait çalışma evlerinde kullanıldığı tespit edilen telefon hattı ile sanığın iletişim kaydının tespit edildiğinin belirtildiği görülmekle, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 21.05.2024 tarihli yazısı ve eklerinin incelenmesi ile 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekliliği, 5. Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir bilgi, beyan veya ifade bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa söz konusu kişilerin aşama beyanları dosyaya getirtilmesi ve adı geçen şahısların tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak dinlenmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve ve tayininin gerekliliği, 6. Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.