Ön alım hakkı talebiyle açılan tapu iptali ve tescil davasında, yakın akrabalar arasındaki taşınmaz pay devrinin 1957 tarihli içtihadı birleştirme kararı gereği gerçek satış sayılmaması.
Özet: Davacı, miras ortaklarının taşınmazdaki hisselerini davalıya satması üzerine ön alım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil davası açmış; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, devrin yakın akrabalar arasında, taşınmazların aile dışına çıkmasını önleme amacıyla gerçekleştirilen ve gerçek satış niteliği taşımayan bir hisse konsolidasyonu olduğuna, bu nedenle ön alım hakkına tabi olmadığına hükmederek davayı reddetmiştir; davacı vekili ise davalının mirasçı olmaması ve devir amacının satış olduğunu ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2026/1409 E.  ,  2026/1592 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2262 E., 2025/2430 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 E., 2023/157 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ............... Mahallesi, 25 37... parselde kain taşınmazda miras ortaklarıyla birlikte paydaş olup paydaşlarıyla anlaşamaması sebebiyle aralarında çekişmeler olduğunu, taşınmaz paydaşlarından yedi kişinin maliki olduğu toplamda 19/ 24... .08.2020 tarihinde toplam 361.646,00 TL bedelle davalıya sattığını, noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya satışı gerçekleştiren dava dışı taşınmaz maliklerinin davalı ile yakın akrabalığının bulunduğunu ve bu noktada Yargıtayın ilgili İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince yakın akrabalar arasındaki satış işlemlerinin ön alım davasının konusunu oluşturmayacağını, yine devrin gerçekleştirildiği aynı gün ve tarihte davacının annesine de tapu devir gerçekleştirildiğini, bu hususun dahi tarafların işlemden haberdar olduğunu ve hatta taraflar arasındaki anlaşmaya binaen devirlerin gösterdiğini, davacının dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, tapuda gösterilen bedelin gerçek bedel olmadığını, tüm pay sahiplerine banka aracılığıyla ödemeler yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafın satışı gerçekleştiren şahıslar arasındaki akrabalık bağı olduğu iddiasına istinaden ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nın nüfus kayıt örnekleri dosya arasına alındığında bu kişilerin hem kendi aralarında hem de davacı ve davalı taraf ile akrabalık bağları olduğu, teyze-yeğen-kuzen ilişkilerinin bulunduğu, bu şahıslardan bir kısmının tanık olarak duruşmada dinlenmesi neticesinde aynı doğrultudaki beyanları ve yine tapu satış senetlerinden de anlaşılacağı üzere, hissedarların aralarında anlaşarak adlarına kayıtlı 25 37... parselin hisselerinin davalıda, 25 38... parselin hisselerinin ise davacının annesinde birleşmesine karar verdikleri, asıl amacın taşınmazların aile dışına çıkmamasını sağlamak olduğu, bu doğrultuda aynı gün hisse devirlerinin gerçekleştirildiği, ancak davalının annesi olan ..................ün hastalığı nedeniyle kendi hissesini davacıya devredemediği gerekçesiyle 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınarak satış işleminin tarafları arasındaki tapuda pay devirlerinin satış niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içindeki nüfus kayıtları ile diğer belgeler, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalının, davacının ve taşınmazda pay devri yapan kişilerin yakın akraba oldukları ve dava konusu satışın ortak muristen gelen payların devri olup, gerçek bir satış niteliği taşımadığından, bu satış işlemine karşı ön alım hakkı ileri sürülemeyeceği için davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; devri yapılan paylar akrabalar arasında yapılmışsa de resmî olarak mirasçı olmayan bir şahsa yapıldığını, taraflar arasındaki devir amacının satış olduğunu, davalı yanın "hissedarlar arasında anlaşma olduğu" savunmasını senetle ispatlaması gerektiğini, Yargıtay Genel Kurulu tarafından tesis edilen 27.03.1957 tarihli ve 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının dava konusu uyuşmazlığa uygulanabilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.