Yargıtay 3. Ceza Dairesi, adli tatilde temyiz sürelerinin işlemeyeceği ilkesiyle, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini inceleyip onama kararı verdi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkum edilen sanıklar hakkındaki kararın bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek onanmasının ardından, sanık müdafiinin adli tatil içerisinde olmasına rağmen süresinde kabul edilen temyiz başvurusunu inceleyen Yüksek Mahkeme, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delillerin hukuka uygun elde edildiğini, vicdani kanının tutarlı verilere dayandırıldığını ve eylemlerin suç tipine uyduğunu tespit ederek, ileri sürülen temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek mahkumiyet kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/704 E., 2019/730 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : 1.Sanık ... yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı, 2. Sanık ... yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddi.TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret ve OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.06.2021 tarihli, 2019/16-292 esas, 2021/275 karar sayılı ilamı doğrultusunda, tutuklu işler bakımından da adlî tatil içerisinde temyiz sürelerinin işlemeyeceği, dolayısıyla, sanıklar müdafiinin yokluğunda verilen hükmün 24.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kanun yolu tarihinde yürürlükte olan 15 günlük temyiz süresinin son gününün adli tatile rastladığı ve sanık müdafiinin 03.09.2019 tarihli temyiz isteminin bu sebeple süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ..., sanık ... ve sanıklar müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca ... 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.