Marka itirazının kullanım ispatı eksikliği sebebiyle reddi, iltibas, tanınmışlık, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarının değerlendirilerek temyiz incelemesi.
Özet: Davacı tarafından, kendi tescilli markalarıyla davalı şirketin başvurduğu marka arasında iltibas ve haksız kullanım olduğu iddiasıyla açılan hükümsüzlük ve kurum kararı iptali davasında, hem ilk derece hem de istinaf mahkemeleri, davacının esas aldığı markalarının ilgili mal sınıfındaki kullanımını ispatlayamaması ve ortalama tüketiciler açısından karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, iltibas, tanınmış marka iddiası, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet gibi gerekçelerin oluşmadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir.
11. Hukuk Dairesi         2025/5392 E.  ,  2026/2088 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1112 Esas, 2025/1253 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/68 E., 2022/374 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ".../..." ibareli markalarının bulunduğunu, T/... tescil numaralı "..." markasının tanınmış marka olarak özel koruma altına alındığını, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2020/40098 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (...) tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin markalarına ayniyet derecesinde benzediğini, müvekkili markalarının serisi izlenimi oluşturup iltibasa sebebiyet vereceğini, gerçek hak sahipliği, ticaret unvanı, tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeli itirazlarının reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek ... ...'in 2022-M-242 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, davacının mesnet markalarına ilişkin kullanım ispatı talebinde bulunduklarını, davacının kullanımını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da gerek Kurum nezdinde gerekse de dava aşamasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(...) 19/2 maddesi hükmü kapsamında davacı markasının ihtilaf konusu 30.sınıftaki mallar açısından kullanımı ispat edilemediğinden taraf markaları arasında ...'nın 6/1 maddesi hükmündeki iltibas olasılığı koşullarının oluşmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 30. sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı malları satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden ...'nın 6/1 maddesi hükmündeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde ...'nın 6/3 maddesi hükmündeki anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden ...'nın 6/5 maddesi hükmündeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde ...'nın 6/6 maddesi hükmü anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının itirazına mesnet 2014/39518 sayılı ve "..." ibareli markasının 5 yıldan uzun süredir tescilli olduğu, ancak davalı tarafın kullanım ispatı talebi üzerine söz konusu markanın kullanımı ispatlanamadığından, bu markanın ...'nın 6/1 hükmü uyarınca yapılacak incelemede dikkate alınamayacağı, davacının "..." asıl unsurlu markaları ile dava konusu "..." ibareli marka arasında ise ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira markaların son iki harf dizilimi ortak olsa da, taraf markalarının "...-" ve "...-" şeklindeki ilk hecelerinin oldukça farklı olduğu, kısmi harf benzerliğinin iltibasa sebebiyet verebilecek mahiyette olmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2023 tarih ve 2022/1631 E., 2023/5113 K. sayılı kararında "..." ibaresinin, 21.12.2022 tarih ve 2021/5231 E., 2022/9288 K. sayılı kararında ise "..." ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer bulunmadığı, öte yandan davacı şirketin "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasını kanıtlayamadığı gibi, bu ibarenin davacının ticaret unvanı ile de benzerlik taşımadığı, bu nedenle ...'nın 6/6 hükmüne dayalı iddianın da yerinde olmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacı markalarının tanınmışlığının sonuca etkili olmadığı, kötüniyet iddiasının da ispat edilemediği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin 2020/40098 sayılı ve "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ".../..." ibareli markalarını mesnet göstererek iltibas, gerçek hak sahipliği, ticaret unvanı, tanınmışlık ve kötüniyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine ilişkin ...'in 2022-M-242 sayılı kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.