Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı tazminatı talepli davanın dilekçe ve savunmalarını özetleyen gerekçeli karar.
Özet: Davacı, davalı tarafın tam kusurlu olduğu trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybının tazminini talep etmektedir. Davalı sigorta şirketi, poliçe limiti dahilinde ödemeler yapıldığını, davanın hukuki yarardan yoksun, zamanaşımına uğramış ve usul eksiklikleri içerdiğini savunarak reddini isterken; diğer davalılar ise kusur oranına itiraz etmekte, daha önce yapılan ödemeleri, yetki itirazını ve davanın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek reddini talep etmektedir.

T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/04/2025KARAR TARİHİ : 17/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde Diyarbakır ilinde davalı .....maliki olduğu, davalı .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile müvekkile ait ve .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, .....Şirketinden alınan .....tarihli eksper raporu uyarınca davalı taraf meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğunu, davacının hiçbir kusurunun bulunmadığını, bu kazanın oluşumunda .....plakalı araç sürücüsu .....2918 sayılı KTK 53/1b2 (sola dönüşte sürücünün yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaması) kuralını ihlal ettiğinden tam ve asli kusurlu olduğunu, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyası ile araç mahrumiyet tazminatı talepli dava ikame edildiğini ve davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kesin şekilde tespit edildiğini, bu kaza nedeni ile müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve belirlenebilir olduğunda arttırılmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan değer kaybının şimdilik 100,00 TL'sinin kaza tarihi olan .....tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip zaptı ekli meşruhatlı davetiyenin davalılara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalının süresi içinde cevap dilekçesi sunduğu görülmüştür.Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde .....numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (ZMMS Poliçesi) ile .....- .....tarihleri arasında teminat altına alındığını, kaza tarihi itibariyle araç başı teminat limitinin 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle davacının söz konusu zarar nedeniyle sigortalıdan ya da başka bir sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiğini, davalı sigorta şirketi tarafından .....tarihinde davacıya 27.000,00-TL hasar tazminatı, .....tarihinde davacı vekiline 2.497,00-TL değer kaybı tazminatı ödemeleri yapıldığını, yapılan ödemeler neticesinde bakiye teminat limitinin 90.503,00-TL olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava tarihinden önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapmadığını, sunması gereken belgelerin tamamını sunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davaya konu kazanın gerçekleşmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığını, davalı tarafça dava tarihinden önce davacıya yapılan ödeme neticesinde davalının başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, davalının dava tarihinden önce temerrüte düşmediğini, davacının faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar .....ve .....vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan iş bu davayı kabul etmediklerini ve ileri sürülen bütün hususları red ettiklerini, davanın süresinde olmadığını, zamanaşımı, ödemezlik, takas def'ini, müvekkil davalıların Adana ilinde ikamet etmesi sebebiyle yetki itirazını, kanundan doğan diğer itirazları ve defileri ileri sürdüklerini, davacı tarafça dava dilekçesi ile bildirilen tüm vakıa ve iddialara itiraz ettiklerini, her ne kadar davacı taraf işbu davayı ikame etmişse de davacının davaya konu talebi yerinde olmadığını, davacının, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı dava dosyası ile dava ikame ettiğini ve davanın sonuçlandığını, davacının açmış olduğu davadan sonra iş bu davayı açmış olmasının haksız ve kötü niyetli olup, davanın reddini talep ettiklerini, müvekilleri tarafından davacının araç mahrumiyet zararının karşılandığını, davacı her ne kadar Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında müvekkilinin %100 kusurlu olduğu tespit edildiğini iddia etmişse de verilen karar ve tespit edilen vakıaların kanun yollarından geçmediği için müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, ilgili dosyada alınan bilirkişi raporlarının kaza tespit tutanağına göre hazırlanmış olup, kaza tutanağının da diğer sürücü .....beyanına göre düzenlendiğini, kazada dava dışı sürücü .....en hafif haliyle kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğunu, araçlardaki hasarın ağırlığı dikkate alındığında sürücü .....olay mahalli hız sınırının üzerinde seyir halinde olduğu ve kavşağa yaklaştığında hızını azaltmadığı, yola gereken dikkatini vermediği, fren tedbirine başvurmadığı açıkça anlaşıldığını, eğer sürücü .....yola gereken dikkatini vererek kavşağa yaklaştığında hızını azaltarak ve kazanın gerçekleşmemesi için zamanında gerekli fren tedbirine başvurmuş olsaydı, söz konusu kazanın gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu esas alınmayarak kusur tespitinin yeniden yapılmasını talep etiklerini, dosya kapsamında müvekkili aleyhine hiçbir hususu kabul etmemekle beraber halihazırda kazanın gerçekleşmesinde kimlerin kusurlu olduğunun tespiti için kusur raporu alınması gerektiğini, davacının değer kaybı iddiasının ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Dava trafik kazanı nedeniyle açılmış maddi tazminat davası olup, davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL değer kaybının tazminatının .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Davalıların kendilerine karşı yöneltilen zarardan sorumlu olmaları için her şeyden önce davalı taraf sevk ve idaresindeki aracın kusuru ile kazaya sebebiyet vermiş olması gerekir. Buna göre sürücü, işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, kusur oranında zarardan sorumlu olurlar.Davalılardan .....ve .....vekili Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de yetki itirazında bulunurken usulüne uygun şekilde yetkili Mahkemeyi göstermediği gibi davaya konu kazanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetki sınırlarında olan Bismil ilçesinde gerçekleştiği, HMK'nun 16. maddesi uyarınca mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davalılar, davaya cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuşlardır. Dava konusu kaza ..........tarihinde gerçekleşmiştir. İşbu dava haksız fiilden doğduğu için kaza tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı için iki yıllık zamanaşımı süresi içinde olacak şekilde ..... tarihinde davacıya 2.497,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Bir borçlunun borcu kısmen ödemesi veya faiz/taksit vermesi ile zamanaşımı kesilir ve sıfırlanarak, bu tarihten itibaren yeniden başlar. Türk Borçlar Kanunu uyarınca, müteselsil (zincirleme) borçlulardan birine karşı kesilen zamanaşımı, alacağın bölünmezliği nedeniyle diğer borçlulara karşı da kesilmiş sayılır. Davacının, bu davayı açmak için yeni zamanaşımı başlangıç süresi .....olup, .....tarihinden itibaren 2 yıllık süre içinde işbu belirsiz alacak davasının açıldığı, davanın zamanaşımına uğramadığı, davalıların zamanaşımı definin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde davacının belirsiz alacak davası veya kısmi dava açmakta hukuki yararının olmadığını ileri sürmüş ise de uyuşmazlığın çözümünün başta bilirkişi raporu olmak üzere deliller toplandıktan sonra ortaya çıkacağından davalı vekilinin hukuki yarara ilişkin dava şartı itirazı yerinde görülmemiştir (bu yönde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2025/556 Esas 2026/515 Karar sayılı kararı).Davalı .....Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde davacının dava açmadan önce KTK'nun 97.maddesinde sayılan belgeleri tamamlamadan başvurduğu dolayısı ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddini talep etmiş ise de davalının cevap dilekçesi içeriğinden davacının dava açmadan önce davalıya KTK'nun 97.maddesi kapsamında başvurduğu, hatta sigorta şirketinin dava tarihinden önce davacıya kısmi ödeme yaptığı, dolayısı ile başvuru esnasında evrakların eksiksiz sunulduğu anlaşılmakla, .....tarihli celsenin (2) numaralı ara kararı ile davalı vekilinin bu yöndeki dava şartı itirazının reddine karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2018/3847 Esas 2020/823 Karar sayılı içtihadında da başvuruda eksik evrak var ise bu hususun davanın reddini gerektirmeyeceği, temerrüt tarihinin tespitine etki edeceğine işaret edilmiştir. Dava konusu kaza ile ilgili düzenlenen kaza tespit tutanağının incelenmesinde sürücü .....KTK'nun 53/1-b-2 maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu bulunduğu, diğer sürücüye kusur atfedilmediği görülmüştür. Aynı kazadan dolayı araç mahrumiyet bedeli talebi ile .....ve .....aleyhinde açılan Diyarbakır .....Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında alınan .....tarihli kusur raporunda, sürücü .....KTK'nun 53/1-b-2 maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu bulunduğu, diğer sürücüye kusur atfedilmediği görülmüştür. Söz konusu raporun bir örneği Mahkememizce uyap sisteminden celp edilmiş ve .....tarihli ön inceleme duruşmasının (6) numaralı ara kararı ile taraflara tebliğine karar verilmiştir. Diğer taraftan dava öncesinde davalı sigorta şirketinin eksperi tarafından düzenlenen raporda da sürücü .....KTK'nun 53/1-b-2 maddesini ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu bulunduğu, diğer sürücüye kusur atfedilmediği görülmüştür. Kaza tespit tutanağı, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu ve sigorta ekspertiz raporu oluşa, dosya kapsamına uygun bulunmuş olup, Mahkememizce usul ekonomisi ilkesi gereğince kusur hususunda yeniden rapor alınmamış, Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesi'nin .....Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporu hükme esas alınmış ve dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücü .....% 100 kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.Mahkememizce değer kaybı hususunda bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli bilirkişi raporunda özetle, dava konusu kaza nedeni ile davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının toplam 6.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından daha önceden yapılan 2.497,00 TL değer kaybı ödemesi mahsup edildiğinde davacının bakiye değer kaybı tazminatı alacağının 3.503,00 TL olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişi raporu, dosya kapsamına ve Yargıtay kararlarına uygun bulunmuş, Mahkememizce hükme esas alınmıştır.Davacı vekili .....tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 3.503,99 TL'ye yükseltmiş, bu tutara .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.2918 sayılı yasanın 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı yasayla değiştirilen 97.maddesine göre "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini ispat yükü davacı üzerinde olup, davacının başvuru tarihinin davalı sigorta şirketine hangi tarihte tebliğ edildiğine dair dosyada delil yoktur. Davalı sigorta şirketinin dava tarihinden önce .....tarihinde davacıya kısmi ödeme yapmış olması nedeni ile başvuruda eksik evrak olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır. Diğer davalılar ise haksız fiil tarihi olan .....tarihinde temerrüt düşmüştür.Davacı vekili, alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiş ise de kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın tescil kaydına göre hususi nitelikte olduğu, davacının yasal faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.İzah edilen nedenle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile 3.503,00 TL değer kaybı tazminatının, davalı .....Sigorta A.Ş.'den .....tarihinden ve diğer davalılardan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte olacak şekilde, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,2-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik 116,60 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalı .....Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç 615,40 TL, bilirkişi ücreti 4.000,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 881,00 TL olmak üzere toplam 6.111,80 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 3.503,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,6-Gider avansından artan kısmın Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,Dair davacı vekili ile davalılardan .....ve .....vekilinin yüzüne karşı, davalı .....Sigorta A.Ş. vekilinin yokluğunda, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. Katip Hakim