Danıştay 5. Dairesi, 701 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve FETÖ/PDY ile irtibatı tespit edilen davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin kararı temyizde oybirliğiyle onadı.
Özet: Kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Ohal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı göreve iade başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali talebiyle açtığı davanın, ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunda Danıştay, davacının branş değişikliği tespitini aleyhe değerlendirmese de, dosyadaki diğer bulgulara dayanarak FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna vararak Bölge İdare Mahkemesinin red kararını onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/11653Karar No : 2025/9299Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin...tarih ve... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Adli kovuşturmaya atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, hakkında kesinleşen mahkeme kararının bulunmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının olmadığı, anılan örgütle irtibat ve iltisakın nasıl gerçekleştiği hususunun açıklanmadığı, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilerin fişleme niteliğinde olduğu, kim tarafından, hangi verilere göre, hangi amaçla oluşturulduğunun belirli olmadığı, bu bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı, tanık A.O.'nun beyanlarının Mahkeme huzurunda dinlenilmemesi ve beyanlarının tartışılmamış olması sebebiyle hükme esas alınamayacağı, hayatının hiçbir döneminde herhangi bir örgüt üyesiyle görüşmediği, bu beyanların gerçek dışı olduğu, somut delil ve gerekçe gösterilmediği, tek taraflı inceleme yapıldığı, OHAL kanun hükmünde kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, esasa etkili iddialarının değerlendirilmediği, kamu görevinden çıkarılmasına dair Kanun Hükmünde Kararnamenin süresi içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, savunma hakkı tanınmadığı, birçok temel hak ve özgürlüğün ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi:...Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının, bilgi teknolojileri branşına tabi olarak görev yapmakta iken 27/11/2015 tarihli olur ile Polis Merkezi Amirliğine atanmak suretiyle branş harici birimde istihdam edildiği, akabinde de 08/02/2016 tarihli Olur'la Bilgi Teknolojileri branşından çıkartılarak Genel Hizmet branşına alınmasına karar verildiği tespitine yer verilmişse de, söz konusu branştan çıkarma işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.