Ticaret Mahkemesi Kararı: Pay Sahibinin Kasa Açığı İddialarıyla Ticari Şirkette Bilgi Edinme ve İnceleme Hakkı İhlali Davası.
Özet: Bu dava, bir anonim şirket pay sahibinin, şirketin mali tablolarında tespit ettiği kasa açığı iddiaları üzerine Türk Ticaret Kanunu madde 437 uyarınca bilgi edinme ve inceleme hakkının şirket tarafından engellendiği gerekçesiyle açılmış olup, pay sahibinin son üç yıla ait bilanço, gelir-gider tablosu, genel kurul tutanakları gibi detaylı belgeleri mahkeme aracılığıyla ve ticari sırların korunması amacıyla atanacak bir bilirkişi marifetiyle incelemesine izin verilmesini talep etmektedir.

T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
.........
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/980 Esas
KARAR NO : 2026/134
.........
..............
................
.
.
......................
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali)
DAVA TARİHİ : 29/12/2025
KARAR TARİHİ : 19/02/2026
KARAR Y. TARİHİ : 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ........ ... İnş. Gıda. Yapı Turz. San. Tic. A. Ş. unvanlı şirketin 1/18 nama yazılı pay sahibi olduğunu, şirketin ortaklarından olduğunu, kısıtlı bulunan ...'ın ......... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi 2021/242 Esas 2021/1316 Sayılı 27.09.2024 tarihli kararı ile annesi ...'ın süresiz velayeti altına konulmasına, Velinin velayeti altındaki kimseleri temsil sevk ve yönetiminin denetim dışında bulunması sebebiyle vasinin mahcurla(kısıtlıyla) ilgili yapacağı işlerde ayrıca hakim iznine muhtaç bulunmadığına, izinli sayılmasına, karar verildiğini, işbu davanın, bir alacak veya tazminat istemi içermeyen, eda davası niteliğinde olmayan, pay sahibinin kanundan doğan koruyucu ve düzenleyici hakkının kullanılmasına yönelik bir dava olduğundan, arabuluculuğa başvurma şartı da bulunmadığını, TTK md 437 uyarınca anonim şirket ortaklarının, gerek genel kurul toplantısı öncesinde, gerekse sonrasında bilgi edinme ve inceleme hakkına sahip olduğunu, şirket yönetiminin, kanuni gereklilikler bulunmadıkça bu hakkın kullanılmasını engelleyemeyeceğini ve taleplerin makul süre içinde karşılanması gerektiğini, şirket yönetim kurulunca, tüm ortaklara, aylık olarak, gelir ve gider hesaplarını içeren bilgilendirme yapıldığını, Mart 2025 ve Nisan 2025 aylarını içeren bilgilendirme hesabı incelendiğinde kasada açık tespit edildiğini, şirketten bu hususta öncelikle sözlü bilgi talep edildiğini, yeterli açıklama yapılmadığını, şirketin ciddi anlamda zarara uğratıldığı ihtimaline binaen, son 3 yıla ilişkin bilanço, gelir-gider tablosu ve finansal raporlar, genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu karar defteri kayıtları, şirketin mal varlığı, banka hesap ekstreleri ve mali kayıtları, şirket ile üçüncü kişiler arasında yapılmış kira, hizmet, satış ve sair sözleşmeler, Alacak ve borç durumunu gösterir cari hesap dökümleri konularında, ......... 57. Noterliği 09.12.2025 tarih 29992 Yevmiye nolu ihtarname ile yazılı olarak TTK Md 437 ve devamı uyarınca bilgi edinme ve inceleme talep edildiğini, ancak davalı şirket yönetimince herhangi bir haklı ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, ......... 2. Noterliği 15.12.2025 tarih 28100 Yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile, TTK 437 md gereğince finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu, yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi 2026 yılının Mart-Haziran ayları içerisinde bir tarihte yapılması planlanan genel kurulun 15 gün öncesinde şirket merkezinde ortakların incelemesine sunulacağı, başkaca bir bilgi, belge talebinin gereğinin de şirket ticari sırrı niteliğinde olmamak kaydıyla belirtilen genel kurul takvimi dahilinde yerine getirileceği denilmekle, müvekkilinin kanundan doğan bilgi edinme ve inceleme hakkının fiilen engellenmiş olduğundan, TTK md 437 ve devamı uyarınca Mahkeme müdahalesini zorunlu kıldığını, incelenmesi talep edilen hususların, muhasebe, finans ve şirketler hukuku teknik bilgisi gerektirdiğinden, incelemenin mahkemece atanacak, mali müşavir veya bağımsız denetim tecrübesi bulunan bilirkişi aracılığıyla yapılması, müvekkilinin bilgi edinme hakkını koruyarak, Davalı şirketin ticari sırlarının kötüye kullanılmasının da önüne geçecek olup, incelemenin objektif ve denetlenebilir şekilde yürütülmesini sağlayacağını, Yargıtay içtihadları da bilgi edinme hakkının ölçülü bir şekilde kullanılmasını bu şekilde benimsediğini, beyan ederek müvekkilinin, davalı ... ... İnş.Gıda.yapı Turz. San. Tic. A. Ş.deki pay sahipliği sıfatı gereği TTK md 437 kapsamında bilgi edinme ve inceleme hakkını kullanmasına izin verilmesini, incelemenin, Mahkemece atanacak bilirkişi marifetiyle, detaylı ve teknik olarak belirtilen kapsamda yapılarak ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlatılmasını, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde kendilerine şirket yönetim kurulunca aylık olarak gelir ve gider hesaplarını içeren bilgilendirmeler yapıldığını kabul ve beyan ettiğini, davacının davasında dayandığı hesap açığı konusu beyan ettiği üzere 2025 yılı Mart ve Nisan aylarına ait olduğunu, ihtarnamesini keşide ettiği tarihin ise 09.12.2025 olduğunu, İhtarname içeriğinde söz konusu aylara dair özel bir bilgilendirme talep ve beyanı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde, 2025 yılı Mart ve Nisan ayındaki bilgilendirmede kasa açığı konusu olduğunu ifade ederek, bundan 8 ay kadar sonra ki aylık olarak şirket yönetim kurulunun gelir-gider hesap bilgilendirmesi yaptığını kabul etmekle birlikte- keşide ettiği ihtarname ile somut bir eksiklik ve şüpheye dayanmadan bilgi-belge inceleme talebinde bulunduğunu, akabinde ihtarname içeriğinden farklı olarak davasında somut eksiklik ve şüphe iddiasının 2025 yılı Mart Nisan ayları hesapları olduğundan bahisle bu davaya sebebiyet verdiğini, söz konusu gelir-gider hesap bilgilendirmelerinden "kasa açığı" ya da şirketin zarara uğratıldığı sonucuna ulaşılmasının da mümkün olmadığını, davadaki iddianın davacı kısıtlının maalesef "aşırı şüpheci" ruh halinin bir ürünü olduğunu, müvekkili şirket adına keşide edilen cevabi ihtarnamede; "09.07.2024 tarihinde şirket olağan genel kurul toplantısı yapıldığı belirtilerek, genel kurul toplantı tutanağı içeriği itibarıyla yapılacak yeni genel kurul öncesinde ortaklara bu tarihten sonraki dönemi içeren güncel bilgi ve belge aktarımının uygun olacağı" ifade edildiğini, davacı tarafın genel kurula katılmadığı için genel kurul sonrasında yasa gereği soru ve incelemesine konu olacak bir husus oluşmadığını, dolayısıyla, davacının davasında geriye dönük 3 yıllık bilgi-belge isteme talebinin maddi ve hukuki temeli bulunmadığını, cevabi ihtarnamelerinde; "TTK 437.maddesi gereğince finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu, yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi 2026 yılının Mart-Haziran ayları içerisinde bir tarihte yapılması planlanan genel kurulun onbeş gün öncesinde şirket merkezinde ortakların incelemesine sunulacak olup, başkaca bir bilgi, belge talebinin gereğinin de -şirket ticari sırrı niteliğinde olmamak kaydıyla- belirtilen genel kurul takvimi dahilinde yerine getirileceği" hususunun bildirildiğini, bu bildirimin TTK 437.madde hükümlerine uygun olduğunu, davacı tarafın 09.07.2024 tarihli genel kurula katılıp herhangi bir soru, bilgi edinme ve belge isteminde bulunmadığını, söz konusu genel kurul öncesi döneme yönelik bilgi ve belge isteme talebi yasal dayanaktan yoksun olduğunu, 09.07.2024 tarihli genel kurul sonrası bilgi ve belge istemine ilişkin talep bakımından ise; davacı tarafın, dava dilekçesinde şirketçe her ay gelir-gider bilgilendirme hesabının kendisi dahil tüm ortaklara sunulmak suretiyle bilgilendirildiğini kabul ve beyan ettiğini, ihtarname içeriğinde belirtmediği 2025 yılı Mart ve Nisan ayları bilgilendirme hesabındaki bir konudan ("kasa açığı") yola çıkarak işbu davayı açtığını, davacının ihtarnamesinde somut olarak genel kurul öncesi ve sonrası için yönelttiği bir dönem hesabı bulunmaksızın -geçmiş yıla dönük- bilgi ve belge isteminde bulunmasının haksız ve dayanaksız olduğunu, genel Kurula katılmayan davacı tarafın bütün olarak hesapları inceleme isteminin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, kendisine bildirilen cevabi ihtarnamede de açıklandığı üzere, önceki genel kuruldan 2026 yılı Mart-Haziran ayları içerisinde yapılacağı öngörülen genel kurula kadarki döneme ilişkin ilgili tüm defter, hesap ve belgeler hazır edilerek kendisi dahil tüm ortakların bilgi ve incelemesine sunulacağını, davacının davasında korunması gereken bir hukuki yarar bulunmadığını, şirket ticari defterleri ile yazışmalarının pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerektiği düzenlendiğini, genel kurulun açık izninin bulunmadığı koşullarda şirket yönetim kurulundan bütün bir geçmişe dönük (3 yıl) şirket evrakının inceleme talebi hukuken dayanaksız ve zorlamaya dayalı olduğunu, davacının ihtarname talep içeriği itibarıyla da şirket yönetim kurulunun bu yönde karar almasının hukuken beklenir bir durum olmadığını, söz konusu fıkrada, açıkça, "izin alındığı takdirde incelemenin bir uzman aracılığıyla da yapılabileceği" düzenlendiğini, genel kurulun bu yönde açık bir izin verme kararı bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacının bilgi isteme ve inceleme hakkını cevapsız bırakmadığını ya da reddetmediğini, Genel Kurul öncesi gerekli hazırlıkların yapılarak tüm ortakların bilgi ve incelemesine sunabileceğinin bir takvim dahilinde hareket edeceğini beyan ettiğini, müvekkili şirketin toplamda 11 ortağı bulunduğunu, müvekkili şirketin, mirasa dayalı ortaklıkların bulunduğu bir aile şirketi olduğunu, başka bir ortak ya da ortaklara verilip de davacıya verilmeyen bir bilgi de söz konusu olmadığının da açık olduğunu, bu bakımdan da uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılması talebinin haklı ve yasal dayanağı bulunmadığını, davacının kısıtlı olduğunu, vasisi ... tarafından temsil edildiğini, ...'ın eşi Celil ........'ın şirket ortaklarından ve halihazırda yönetim kurulu üyesi olduğunu, söz konusu genel kurula katıldığını, 09.07.2024 tarihli Genel Kurul'da herhangi bir soru ve inceleme talebi yöneltmediğini, yine, davacı kısıtlının ağabeyi Can ........'ın da genel kurul öncesinde şirket yöneticisi olduğunu, önceki yönetim genel kurulda ibra edildiğini, söz konusu kişilerin çekirdek aile fertleri olduğunu, aralarında şirket işleri ile ilgili bilinen bir husumet de bulunmadığını, davanın, dürüstlük kuralına aykırı, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, beyan ederek davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
......... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 06/01/2026 tarihli cevabi yazısının incelenmesinde; davalı ...'nin 26/04/1985 tarihinde ......... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 57153 sicil numarasında kurulduğu, şirketi yönetim kurulu üyelerinin ....... oldukları, şirketin son genel kurulunda yer alan hazirun cetvelinin gönderildiği, buna göre 2023 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısının 09/07/2024 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
......... 57. Noterliği'nin 09/12/2025 tarih, 29992 yevmiye numaralı ihtarnamesinin incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ... lehine keşide edildiği, ihtarname konusunun "Anonim şirket pay sahibi sıfatıyla TTK md 437 ve devamı uyarınca bilgi edinme inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin taleplerimizin ihtaren bildirimi" olarak belirtildiği ve ihtarname içeriğinde şirketin son 3 yıla ilişkin bilanço, gelir-gider tablosu ve finansal raporlar, genel kurul toplantı tutanakları, yönetim kurulu karar defteri kayıtları, şirketin mal varlığı, banka hesap ekstreleri ve mali kayıtları, şirket ile üçüncü kişiler arasında yapılmış kira, hizmet satış ve sair sözleşmeler, alacak ve borç durumunu gösterir cari hesap dökümlerinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde onaylı suretlerinin taraflarına verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
......... 2. Noterliği'nin 15/12/2025 tarih, 28100 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinin incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı ... lehine keşide edildiği, ihtarname içeriğinde ...'a vasi atanmış olması nedeniyle ... tarafından doğrudan bir ihtarname yöneltilmesinin mümkün olmadığı, şirket olağan genel kurul toplantısının 09/07/2024 tarihinde yapıldığı, yapılacak yeni genel kurul öncesinde ortaklara bu tarihten sonraki dönemi içeren güncel bilgi ve belge aktarımının uygun olacağı, sonuç olarak TTK 437 maddesi gereğince finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporu, yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi 2026 yılının Mart-Haziran ayları içerisinde bir tarihte yapılması planlanan genel kurulun onbeş gün öncesinde şirket merkezinde ortakların incelemesine sunulacağı, başkaca bir bilgi, belge talebinin gereğinin de belirtilen genel kurul takvimi dahlinde yerine getirileceği bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davadaki uyuşmazlık; davacı şirketin dava konusu iddia edilen olaya ilişkin dönemde yöneticilerin ve ortaklarının kim olduğu, esas sözleşmede tarafların sorumlulukları ve yükümlülükleri, sorumluluk ve yükümlülüklerinin ihlal edilip edilmediği şirket esas sözleşmesinin ihlal edilip edilmediği, pay sahibinin inceleme ve denetleme hakkına ilişkindir.
TTK m. 437/1 hükmünde "Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir".
TTK m. 437/2 hükmüne göre "Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir..."
TK m. 437/3 hükmünde, “Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir”. Hükmünü içermektedir.
TTK'nun 437. maddesinin gerekçesine göre, “Şirket sırlarının ve korunması gereken şirket menfaatlerinin bilgi vermenin sınırını oluşturduğu üçüncü fıkrada açıkça belirtilmiştir. Bu sınır hem bilgi almayı hem de inceleme hakkını kapsar. Çünkü, genel kurula sadece sağduyulu ve iyiniyetli pay sahipleri katılmamakta, bu kurullar rakiplerce de izlenebilmektedir. İncelemeyi yapan pay sahiplerinin gerçek amacı çok çeşitli olabilir. Bu amaçların bir kısmı bilgi alma hakkının amacı ile bağdaşmayabilir, hatta ona ters düşebilir. Eşit işlem ilkesi uyarınca her pay sahibine bu hak tanındığı için söz konusu hakka sınır konulması menfaatler dengesi gereğidir".
Şirket ortağının tek payı da olsa bilgi alma yanında sorusunu ilgilendiren kısımlarla sınırlı olmak üzere, şirketin ticari defterlerini ve yazışmalarını inceleme hakkı bulunmaktadır. İnceleme hakkı genel kurulun veya yönetim kurulunun iznini gerektirmektedir.
TTK m. 437/1 gereğince incelemenin gerekli olma şartı aranmadığı gibi incelenecek belgeler hükümde sayılanlar sınırlı değildir, şirket sırrı, ticari sır ve diğer menfaatler TMK m. 2 hükmüne göre incelemenin sınırını teşkil etmektedir. Eda davası olan inceleme davası iptal davasından kısa bir süreye bağlanmıştır ve kısa hak düşürücü sürenin amacı süratle sonuca ulaşmaktır. Şirket ortağı ya da paysahibinin bilgi alma ve inceleme istemleri haksız olarak cevapsız bırakılması, ertelenmiş olması ve TTK m. 437 anlamında bilgi alınmamış olması hallerinde dava reddi izleyen genel kurul toplantısından itibaren 10 (on) gün içinde açılmalıdır (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, -Prof Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ersin Çamoğlu-, Ortaklıklar Hukuku II, 14. Baskı, İstanbul 2019, sayfa 63, 65, N. 1014c, N. 1015c).
Davacı paysahipleri iş bu davayı açmadan önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullandığını ispat etmelidir. Dava açılmasının diğer bir tamamlayıcı koşulu da genel kurulda bu hakkın kullanılmış ve reddedilmiş veya redde eşdeğer şekilde yetersiz olarak cevap verilmesine ilişkin hususların genel kurul tutanağına geçirilmiş olması gerekir.
Talep; genel, soyut ve her alanı kapsayacak şekilde olmamalıdır. Pay sahibi talep ettiği bilginin konusunu, sınırını ve unsurlarını açıkça görülecek şekilde somutlaştırmalıdır. Dava reddi izleyen 10 gün içinde diğer hallerde ise makul bir sürede açılmalıdır. (TTK m. 437/5). Bu durumda sürenin başlangıcı, talebin şirketin yetkili organlarında reddedildiği veya yeterince karşılanmadığı gündür. (Prof. Dr. Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, 3. Baskı, ......... 2018, sayfa 1953, 1954).
TTK m. 437/1 gereğince incelemenin gerekli olma şartı aranmadığı gibi incelenecek belgeler hükümde sayılanlar sınırlı değildir, şirket sırrı, ticari sır ve diğer menfaatler TMK m. 2 hükmüne göre incelemenin sınırını teşkil etmektedir. Eda davası olan inceleme davası iptal davasından kısa bir süreye bağlanmıştır ve kısa hak düşürücü sürenin amacı süratle sonuca ulaşmaktır. Şirket ortağı ya da paysahibinin bilgi alma ve inceleme istemleri haksız olarak cevapsız bırakılması, ertelenmiş olması ve TTK m. 437 anlamında bilgi alınmamış olması hallerinde dava reddi izleyen genel kurul toplantısından itibaren 10 (on) gün içinde açılmalıdır (Prof. Dr. Ünal Tekinalp, -Prof Dr. Reha Poroy, Prof. Dr. Ersin Çamoğlu-, Ortaklıklar Hukuku II, 14. Baskı, İstanbul 2019, sayfa 63, 65, N. 1014c, N. 1015c).
Makul sürenin takdirinde, istenen bilginin hazırlanması için yapılacak çalışmanın ve incelenecek evrakın kapsamı ile, inceleme talebinin karşılanabilmesi için uygun ortamın hazırlanmasına yetecek bir sürenin dolup dolmadığı araştırılmalıdır. (Prof. Dr. Oğuz Atalay, Anonim Şirketlerde Bilgi Alma ve İnceleme Haklarının Mahkeme Aracılığıyla Kullanılması, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, sayfa. 53-76 (Basım Yılı: 2015) Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ’e Armağan, sayfa 67).
Talep, cevap, genel kurul kararı, ihtarname, hukuk dosyaları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanca bilgi edinme inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin talebin 09/12/2025 tarihli ihtarname ile davalı yana iletildiği, 2023 yılına ait Olağan Genel Kurul toplantısının 09/07/2024 tarihinde yapıldığı davacı tarafın söz konusu toplantıya katılmadığı, davalı tarafca 15/12/2025 tarihli cevabi ihtarname ile davacıya cevap verildiği, işbu davanın TTK m. 437 hükmüne göre son yapılan olağan genel kurul toplantı tarihine göre 29/12/2025 tarihinde makul sürede açıldığı ispatlanamadığı gibi gibi davaya konu inceleme talep edilen bilgilerin konusunun, sınırının ve unsurlarının açıkça görülecek şekilde somutlaştırılmadığı ve davalı tarafça davacıya keşide edilen cevabi ihtarnamede bilgi edinme hakkının doğrudan reddedilmediği, bu itibarla davacının bilgi edinme hakkının ne şekilde ihlal edildiğinin de somutlaştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Paysahibi davada bilgi ve inceleme hakkını genel olarak değil somut bir biçimde tasvir edip talepte bulunmalı, somut bir biçimde tasvir edip talepte bulunduğunu ve bu talebinin haksız olarak reddedildiğini de kanıtlamalıdır. Bilgi alma hakkına ilişkin talebin genel, soyut ve her alanı kapsayacak şekilde olmaması gerektiği bu bağlamda davacı bilgi alma ve inceleme hakkını somut bir biçimde tasvir edip talebin de haksız olarak reddedildiğini kanıtlayamadığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak; TTK m. 437 hükmün gerekçesinde mahkeme kararının temyize tabi olduğu belirtildiği ve bu nedenle kanun yolunun (istinaf) hükmün amacı gereği davanın reddine ilişkin hükümde açık olduğu gibi öğreti de kanun davanın reddi halinde kanun yolunun açık olduğu belirtildiğinden (Tekinalp-Poroy/Çamoğlu-, s.66, N.1015c) dava reddolunmakla birlikte kanun yolu açık olmak üzere karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu'na göre alınması zorunlu 732,00-TL maktu harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 19/02/2026
Başkan ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Üye ...
¸e-imza
Katip ...
¸e-imza