Danıştayda, Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılıp sonradan iade edilen başçavuşun manevi tazminat talebine ilişkin istinaf ve temyiz incelemesi.
Özet: Kamu görevinden haksız yere ihraç edilip yargı kararıyla görevine iade edilen bir başçavuşun, bu süreçte yaşadığı manevi sıkıntılar nedeniyle talep ettiği 500.000 TL manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin 90.000 TL manevi tazminata hükmetmesine karşın, Bölge İdare Mahkemesinin bu miktarı yüksek bularak 50.000 TLye indirmesi üzerine, hem davacının tazminat talebinin tamamının kabulü hem de davalı idarenin tazminatın reddi yönündeki itirazlarıyla dosyanın temyiz incelemesine geldiği bir hukuki ihtilaf konu edilmektedir.

T.C.
D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/13748Karar No : 2025/9368TEMYİZ EDENLER 1-DAVACI :...VEKİLİ : Av. ... 2-DAVALI : ... Bakanlığı / ...VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Başçavuş olarak görev yapmakta iken 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun reddine dair işlemin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılması nedeniyle yaşadığı üzüntü ve sıkıntılara karşılık manevi tazminat ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile 500.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:2... sayılı kararında; davacı hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin, 15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe girişimi sonrasında ve davacının terör örgütüyle en azından bir irtibat ve iltisakının olabileceği kabulüne dayandığı, bu işlemin davacının ismine açıkça yer verilmek suretiyle Resmî Gazete'de yayımlanarak bütün ülkeye duyurulduğu, davacının, bu şekilde kamu görevinden çıkarılmasından tekrar iade edilmesine kadar geçen süre zarfında bu töhmet altında yaşadığının açık olduğu, davacının anılan süreçte, gerek ailesi ve gerekse iş ve sosyal çevresi içerisinde bir kısım manevi elem ve acılar çektiğinin ve bu nedenle kendisine bir miktar manevi tazminat ödenmesi gerektiği, davacıya ödenecek manevi tazminatın miktarına gelince; manevi tazminatın malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracı olduğu, işlem nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçladığı, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışının manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale geldiği, manevi tazminat miktarı belirlenirken, ilgililerin sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak olay nedeniyle duyduğu elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesini sağlayacak, idarenin işlem ya da eyleminin hukuka aykırılığını ortaya koymak suretiyle hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarın belirlenmesi gerekmekle birlikte manevi tazminatın zenginleşme aracı haline gelmesine de yol açmamak gerektiği, bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, dava konusu işlemin iptaline, davacının manevi tazminat talebinin takdiren 90.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davanın kısmen kabulü ile davacının 500.000,00-TL'lik manevi tazminat isteminin takdiren 90.000,00-TL'lik kısmının kabulü ile, belirtilen tazminat bedelinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; idare mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının Dairelerince yüksek bulunduğu, davacıya takdiren 50.000,00-TL manevi tazminat ödenmesinin uygun olacağı, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddi gerektiği değerlendirilmiş, buna göre davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise bu açıdan kısmen kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun reddine; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile istinaf başvurusuna konu kararın 40.000,00-TL manevi tazminat yönünden kaldırılmasına; kaldırılan kısım yönünden davanın reddine; 50.000,00-TL manevi tazminatın kabulüne karşı davalı istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Dava konusu olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesinin manevi tazminatın kısmen kabulü yönünden verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.Davacı tarafından; İdare Mahkemesi kararının reddedilen manevi tazminat miktarı (450.000,00 TL) ve faiz tarihi yönünden bozulması gerektiği, manevi tazminat talebinin tamamının kabulü ile 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız meslekten çıkarma tarihi olan 26/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından ödenmesine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından; Davalı idarenin temyiz başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.Davalı idare tarafından; savunma alınmamıştır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz istemi yönünden, İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği, davacı temyiz istemi yönünden ise İdare Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, "Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir" cümlesinin Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarihli ve E: 2024/189; K: 2025/83 sayılı kararı ile "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden iptal edildiği, dolayısıyla temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğu anlaşıldığından işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: Davacının temyiz istemi yönünden;İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.Davalı idarenin temyiz istemi yönünden ise;İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1 ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yönelik davacı ve davalı idare tarafından yapılan temyiz istemlerinin reddi ile anılan kararın ONANMASINA,2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.