Danıştay 5. Daire: KHK ile kamu görevinden çıkarılan personelin OHAL Komisyonu ret kararına itirazı ve HAGBnin FETÖ/PDY iltisakı değerlendirmesindeki rolü.
Özet: Kamu görevinden KHK ile çıkarılan ve OHAL Komisyonu başvurusunun reddi üzerine açtığı davanın reddedilmesi kararını temyize götüren davacı hakkında, Danıştay, ceza yargılamasında etkin pişmanlık hükümleriyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olsa bile, bu durumun idari işlemden bağımsız olarak davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakını gösteren kendi beyanları ve tanık anlatımları gibi delillerin yeniden değerlendirilmesine engel olmadığını, dolayısıyla kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygun olduğunu belirterek istinaf mahkemesi kararını onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/12593 E.  ,  2025/8889 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/12593
Karar No : 2025/8889
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Hukuk Müşaviri...
İstemin Özeti: 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra FETÖ/PDY terör örgütü ile tüm irtibatını kopardığı, ceza yargılamasında bildiklerini anlattığı, etkin pişmanlıkta bulunarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın memur olmasına engel olmadığı, OHAL dönemi sona ermesine rağmen kamu görevine son verme işleminin ortadan kalkmadığı, OHAL döneminde durumun gerektirdiği türden geçici tedbirler alınabileceği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, ... Ağır Ceza Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış olup; masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, anılan mahkeme kararındaki; "... etkin pişmanlıkta buluna sanığın aşamalarda alınan savunmasında özetle; " lise birinci sınıftayken Gaziantep ilinde bulunan örgüte müzahir FEM dersanesine gittiğini, bu süreçte ... olarak tanıdığı bir üniversite öğrencisinin bekar evine gittiğini, 2009 yılında Kara Harp Okulu'na giriş yaptığını, 2013 yılında mezun olduğunu, 2013 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olduktan sonra ... isimli örgüt imamının telkini üzerine örgütle irtibatlı üç subay arkadaşıyla birlikte ev tuttuğunu, Harp Okulu öğrencisiyken örgütle irtibatını koparmak istediğini ancak tehditlerle karşılaşması nedeniyle görüşmeye devam ettiği, 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra örgütten kopmak istediğini, 2014 yılında Oltu ilçesinde göreve başladıktan sonra tanımadığı numaraların kendisini aradığını ancak örgüt imamları tarafından arandığını düşünerek telefonlara yanıt vermediği" şeklinde beyanları mevcut olmakla sanığın bu beyanlarını destekler nitelikte tanık M. D.’in soruşturma aşamasında "liseden ve Kara Harp Okulundan tanıdığı ... isimli şahsın da FETÖ/PDY örgütüne mensup olduğunu, Kara Harp Okulu'nda okudukları dönemde ... isimli örgüt imamıyla irtibat halinde olduklarını, bu şahısla zaman zaman görüştüklerini, görüşmelerde Kuran okuyup namaz kıldıklarını, ayrıca örgüte müzahir kitapları okudukları" şeklinde kovuşturma aşamasında "Ben sanığı Harp Okulu'nda aynı dönem okumamızdan dolayı tanıdım. Harp Okulu'nda 2009-2013 yılları arasında okumuştuk. 2013 yılında teğmen rütbesiyle atandıktan sonra da sanıkla arkadaşlığımız devam etti ancak başkaca bir bağlantımız olmadı. Harp Okulu'nda okuduğumuz dönemde o dönem cemaat olarak bilinen yapının sohbetlerine katılıyorduk, bu sohbetlerde Kuran okuyup, namaz kılıyorduk. Sohbetleri ... kod isimli şahıs yapıyordu. Yine bu sohbetlerde Gülen'in kitapları okunmuyordu, Gülen'in kitaplarını ben kendim okuyordum. Sanık ... 'in herhangi bir kod adı yoktu. Ben bylock programını kullanmadım. Sanığın bylock kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Yine 2013 yılında mezun olduktan sonra sanığın bu tür sohbetlere devam edip etmediğini bilmiyorum. Harp Okulu döneminde sohbetlere arada bir gidiyorduk, grubumuz 3 kişiden oluşuyordu, sanık, ben ve Mahmut vardı. 2013 yılına kadar bu sohbetler ara ara devam etti. Sanığın benimle bu yapıdan uzaklaşıp uzaklaşmadığı hususunda herhangi bir görüşmesi olmadı. Söylediğim gibi 2013 yılından sonra bu yapıyla bağlantısının devam edip etmediğini bilmiyorum, kendisiyle 2-3 telefonda görüşmüştük. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum O dönemde sanık bu sohbetlere isteyerek gitmiyordu, bazen bizim gittiğimiz zamanlarda da sohbetlere gelmiyordu. ... Tanık A. S.’nın soruşturma aşamasında " örgüt ile olan irtibatını anlattıktan sonra 2013 yılında İstanbul ili Tuzla Piyade Okulunda eğitim aldığı dönemde kendisiyle ilgilenen cemaat abisinin toplantılarına katıldığını, örgüt abisinin talimatı ile eğitim döneminde FETÖ/PDY mensubu toplam 3 subay arkadaşıyla birlikte ev tuttuklarını, bu şahıslardan bir tanesinin ... ... isimli subay olduğu" şeklinde, kovuşturma aşamasında "Ben bu hususta daha önce beyanlarda bulunmuştum. Doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben son olarak üsteğmen rütbesiyle TSK'da görevliydim, hakkımda FETÖ/PDY'den işlem yapıldı, bu kapsamda meslekten ihraç edildim. Etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiştim, bu ifadelerim doğrudur. Hakkımdaki yargılama sonuçlandı ve 2 yıl 1 ay hapis cezası aldım, şuan bu hükmüm infaz edilmektedir. Harp Okulu'nda 2009-2013 yılları arasında okumuştum. Sanık ... de okuldan tanıyordum ancak o dönem cemaat olarak bilinen yapıyla bağlantısı olduğunu 2013 yılında öğrendim. Ben İstanbul Tuzla Piyade Okulu'nda okuduğum dönemde Kartal metrosuna yakın bir yerde ev tuttuk. Bu evde 7-8 ay kadar sanıkla birlikte kaldık, evde toplamda 4 kişi kalıyorduk. Bu evin oluşturulmasını o dönem cemaat olarak bilinen yapıdaki abi söylemişti, biz de bu evi oluşturduk. Bu evde sohbet toplantıları çok nadir olurdu. Ancak bu evde kalan insanlar o dönem cemaat olarak bilinen yapının içerisindeki kişilerdi, dışarıdaki kişiler bu evde bulunmazdı. Bu ev dışarıdan kişilerin gelebileceği nitelikte bir ev değildi. Bize bu evi oluşturmamızı ... olarak teşhis ettiğim şahıs söylemişti. Biz 2 kişilik gruplardık, son sınıfta tanıştırıldık ve gruplar birleştirildi. Zaten o dönem okulda okuyanların %90'ı dışarıda kalıyordu. Sanığın kod adını hatırlamıyorum. Benim kod adım .... O dönem bu evde kalanların kod adları vardı. Bu kod isimler cemaat içerisinde kullanılıyordu. Bu kod ismi ben kendim seçmiştim. Aradan zaman geçtiği için evde kalan diğer kişilerin kod adlarını hatırlamıyorum, zaten bu kod adları çok kullanılmazdı. Ben bylock programını kullanmadım, sanığın bylock kullanıpğ kullanmadığını bilmiyorum. Tuzla Piyade Okulu'ndan 2014 yılı yaz aylarında mezun olduk. Bu tarihten sonra da kura çekip birliklerimize dağıldık. Sanıkla zaten fazla anlaşamıyorduk, bu nedenle bir irtibatımız yoktu, sanık genelde İstanbul'da akrabalarının yanında kalıyordu veya memleketine gidiyordu, tuttuğumuz bu evde çok sık kalmıyordu. Sonrasında bağlantısının devam edip etmediğini bilmiyorum. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talep etmiyorum" şeklinde beyanları mevcuttur. HTS kayıtları üzerinde yapılan analiz incelemesin de sanığın kullanımında olduğu anlaşılan GSM hattının ... numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 02.08.2014 tarihinden 03.04.2015 tarihine kadar TOPLAM 17 kere arandığı, A. Ç.( Askeri Personel- Üsteğmen) -... isimli şahıslar ...(... KIRTASİYE ...) numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 02.08.2014 tarihinde ard arda arandıkları, A. Ç. -... isimli şahıslar...(... KIRTASİYE...) numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 14.08.2014 tarihinde ard arda arandıkları, A. Ç.-... isimli şahıslar...(... KIRTASİYE 3) numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 16.08.2014 tarihinde ard arda arandıkları tespit edilmiş olup ayrıca, M. T. ( Askeri Personel- teğmen) -... isimli şahıslar ...(... KIRTASİYE 3) numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 01.03.2015 tarihinde ard arda arandıkları, M. T. ( Askeri Personel- teğmen) -... isimli şahıslar...(... KIRTASİYE 3) numaralı ankesörlü/kontörlü hattan 08.03.2015 tarihinde ard arda arandıkları ..." tespitleri değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.