Danıştay 5. Daire, 675 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunu reddeden bölge idare mahkemesi kararını onadı.
Özet: Kanun hükmünde kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonunun göreve iade başvurusunu reddetmesi üzerine açtığı davanın reddedilmesi ile istinaf başvurusunun da kabul edilmemesi kararları aleyhine, savunma hakkı ihlali, masumiyet karinesi ve delil yetersizliği iddialarıyla temyiz yoluna başvuran davacının istemini Danıştay, bölge idare mahkemesi kararını hukuka ve usule uygun bularak oybirliğiyle reddetmiş, böylece davacının kamu görevine iade talebinin kesin olarak onaylanmadığına hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/15636Karar No : 2025/11255 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARAVekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir adli veya idari soruşturma yürütülmeksizin kamu görevinden çıkarıldığı, bu haliyle savunma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, mahrem imama ait operasyonel hat ile irtibatı bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, içeriği tespit edilemeyen söz konusu tespitin delil niteliğinin bulunmadığı, temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasının ancak olağanüstü hal ve sıkıyönetim gibi hayatın olağan akışına açıkça aykırılık barındıran hallerde, gerektiği kadar ve gerektiği ölçüde kalmak kaydı ile mümkün olacağı ancak somut halde ölçü, sınır ve gereklilik koşullarının ihlal edildiği, iltisak ve irtibat kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi : ...Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.