Danıştay 5. Daire, KHK 695 ile kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY bağlantısı ve ankesörlü arama iddiaları nedeniyle göreve iade talebinin reddine yönelik kararı onadı.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, göreve iade talebinin reddedilmesi üzerine açtığı davanın alt dereceli mahkemelerce reddine ilişkin karara karşı yapılan temyiz başvurusunda, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı bulunmadığı iddiaları, yargılama sürecinde kesinleşen terör örgütü üyeliği mahkumiyeti ve örgütün mahrem yapılanması tarafından operasyonel hat olarak kullanılan ankesörlü telefonlardan diğer askeri personelle ardışık olarak arandığına dair somut tespitler ışığında, Danıştay tarafından hukuka uygun bulunmayarak reddedilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/10068 E.  ,  2025/9410 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/10068
Karar No : 2025/9410
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, FET/PDY terör örgütüyle herhangi bir irtibatının bulunmadığı, hiçbir somut delil ve gerekçe sunulmaksızın kamu görevinden çıkarıldığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki haklarının ihlal edildiği, ankesörlü telefonlardan ardışık arama yöntemiyle aranmadığı, ardışık arandığı iddia edilen tanıkları tanımadığı, tanık beyanlarının da bu yönde olduğu, hakkındaki ardışık arama iddiasının Yargıtay tarafından belirlenmiş ankesörlü arama kriterlerini taşımadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, "...davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği..." şeklinde tespite yer verilmiş ise de, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan;
"...30/09/2013 tarihinde 11:15’de ... numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından arandığı, aynı tarihte aynı numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından 11:13’de kendisi gibi asker şahıs olan M. A. A'nın (Eşi Di. A. adına kayıtlı ... numaralı GSM hattı üzerinden) ardışık olarak arandığı. Ayrıca; aynı tarihte aynı numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından 11:20'de ardışık olarak arandığı tespit edilen ... numaralı GSM hattının örgütün mahrem yapılanması içinde yer alan kişiler tarafından gizliliğin sağlanması amacıyla operasyonel hat olarak kullanıldığı, 07/10/2013 tarihinde 17:58’de ... numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından arandığı, aynı tarihte aynı numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından 17:54, 17:57, 18:00 ve 18:03’de kendisi gibi asker şahıs olan M. A. A'nın ardışık olarak arandığı, 28/09/2014 tarihinde 17:44’de ... numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından arandığı, aynı tarihte aynı numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından 17:42'de kendisi gibi asker şahıs olan T. K.'nın ardışık olarak arandığı, 27/11/2014 tarihinde 20:45’de ... numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından arandığı, aynı tarihte aynı numaralı ücretli/kontörlü sabit telefon hattından 20:46’da kendisi gibi asker şahıs olan S. K.'nın ardışık olarak arandığı..." şeklindeki tespit ve değerlendirmeler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.