12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalat tazminatı davasında kooperatif üyesi davacının aktif husumet ehliyeti ve sözleşmenin nispiliği ilkesinin irdelenmesi.
Özet: Dava, bir kooperatif aracılığıyla işyeri sahibi olan davacı tarafından, kooperatif ile davalı yüklenici firma arasında imzalanan 2017 tarihli eser sözleşmesine dayalı olarak, prefabrik işyerlerinde (zemin çökmesi, çatı akıntısı, kolon hasarı gibi) ayıplı imalatlar nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararın tazmini talebiyle açılmış; davalı ise davacı ile arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığını, aktif husumet ehliyeti olmadığını, aynı konuda kooperatifin açtığı derdest bir dava bulunduğunu ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürmüş, mahkeme ise sözleşmenin nispiliği ilkesi doğrultusunda doğrudan sözleşme tarafı olmayan davacının durumu ile derdestlik itirazını değerlendirmektedir.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/822 Esas - 2026/314

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/822 Esas
KARAR NO : 2026/314
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2024
KARAR TARİHİ : 08/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin üyesi olduğu dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasında 01/02/2017 tarihinde 106 adet prefabrik işyeri yapımına ilişkin bir sözleşme akdedildiğini, davalının imalatlarının eksik ve hatalı olması nedeniyle kooperatif tarafından ... .... .... D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, rapordaki eksikliklerin davalı tarafından giderilmediğini, kooperatifin ferdileşme sürecine girmesiyle müvekkile ait ... .... ... parsel sayılı taşınmazın tapusunun verildiğini, davalı tarafından yapılan inşaatta yeterli sıkıştırma yapılmaması nedeniyle çökmeler, çatı oluklarının tamamlanmaması sebebiyle akıntılar ve zemin çökmeleri, dolgu hataları, bina kolonlarında 25-50 cm arası çökmeler, logar çökmeleri ve zemin betonunda hasır çelik kullanılmaması gibi ayıpların bulunduğunu, bu zararların tespiti için ... .... .... D.İş sayılı dosyasıyla yaptırılan tespitte 1.038.000,00 TL zarar belirlendiğini ileri sürerek, davalının ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın tapu tescil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari işletme kredisi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, sözleşmenin davacının üyesi olduğu ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile imzalandığını, bu nedenle davacının doğrudan dava açma hakkı (aktif husumet ehliyeti) bulunmadığını, davacının taleplerine konu eksik ve ayıplı imalat iddialarının, kooperatif tarafından müvekkili aleyhine açılan ve ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 Esas sayılı dosyasında derdest olan dava ile aynı olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, mükerrer bir talep olduğunu ve müvekkilinin çifte ödeme riskiyle karşı karşıya kalacağını, davacının dayandığı delil tespiti dosyalarının yokluklarında yapıldığını ve içeriğini kabul etmediklerini, müvekkilinin sözleşme konusu 87 adet iş yerini 2018 yılı Aralık ayında tamamlayarak kooperatife ihtirazi kayıtsız teslim ettiğini, 2019 yılı başında yapı kullanım izin belgelerinin alındığını ve iş yerlerinin beş yıldır kullanıldığını, iddia edilen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğunu ve TBK'nın 474. maddesi uyarınca süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluktan kurtulduğunu, ayrıca eserin tesliminden itibaren TBK uyarınca taşınmaz yapılar için öngörülen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek, davanın öncelikle husumet, derdestlik ve zamanaşımı nedenleriyle, aksi halde esastan reddini savunmuştur.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasındaki 01/02/2017 tarihli eser sözleşmesi, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 Esas sayılı dava dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı firma arasındaki 01/02/2017 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalat iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.
Davacının üyesi olduğu dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalı arasında 01/02/2017 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, ferdileşme sonucu davacının iş yeri sahibi olduğu, davacı vekilinin davalı tarafından yapılan imalatların ayıplı olduğunu ileri sürerek bu ayıplardan kaynaklanan zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise davacı ile aralarında sözleşmesel bir ilişki bulunmadığını, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, ayrıca aynı konuda kooperatif tarafından açılmış derdest bir dava bulunduğunu ve talebin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Kural olarak sözleşmeler, onları akdeden taraflar ile cüz'i ve külli haleflerini bağlar (sözleşmenin nispiliği ilkesi). Bu ilke uyarınca, bir sözleşmeden doğan hak ve borçlar yalnızca o sözleşmenin taraflarına aittir. Dosya kapsamına göre davaya konu 01/02/2017 tarihli eser sözleşmesi, davalı yüklenici ile davacının üyesi olduğu dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi arasında imzalanmıştır. Davacı şirket, bu sözleşmenin tarafı olmadığı gibi,... .... .... Kooperatifi ile davalı arasında söz konusu sözleşmeye istinaden açılan aynı nitelikteki dava ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/619 Esas sayı ile devam etmektedir. Davacının, kooperatif üyeliği sıfatıyla edindiği taşınmaza ilişkin hakları, kooperatif ile arasındaki iç ilişkiye dayanmaktadır. Eserin ayıplı veya eksik ifa edildiği iddiasıyla yükleniciye karşı dava açma hakkı, sözleşmenin tarafı ve iş sahibi sıfatını haiz olan kooperatife aittir ve bu amaçla da dava açılmıştır. Kooperatif ortağının, doğrudan doğruya taraf olmadığı bir sözleşmeye dayanarak yükleniciden eksik ve ayıplı imalat nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini isteme hakkı bulunmamaktadır.
Dosya kapsamına göre, davaya dayanak yapılan 01/02/2017 tarihli "106 Adet Prefabrik İşyeri Binası Yapım İşi Sözleşmesi"nin davalı Zfe Grup İnşaat... Ltd. Şti. ile davacının üyesi olduğu dava dışı ... Sanayi Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi arasında imzalandığı, davacı Tenay Elektronik... Ltd. Şti.'nin bu sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince, sözleşmeden doğan hak ve borçların kural olarak sadece sözleşmenin tarafları için geçerli olduğu, davacının, kooperatif üyeliği sıfatıyla edindiği taşınmazdaki ayıplar nedeniyle doğrudan yüklenici olan davalıya dava açma hakkının bulunmadığı, zira davacının hukuki muhatabının, üyesi olduğu ve kendisi adına iş yaptıran kooperatif olduğu, ayıplı imalat iddiasıyla yükleniciye karşı dava açma hakkının, sözleşmenin tarafı olan kooperatife ait olduğu, nitekim dava dışı kooperatifin aynı iddialarla davalı aleyhine ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/619 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı ve bu davanın derdest olduğu, davalı vekilince sunulan ve aynı hukuki duruma ilişkin olan ... ... .... .... ... ... ... ... .... .... Karar sayılı kesinleşmiş ilamlarında da kooperatif üyelerinin davalıya karşı açtığı davaların aynı gerekçeyle husumet yokluğundan reddedildiği, davacının davalıya karşı dava açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 304,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca, ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddi halinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı (maktu) miktarı geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nisbi) avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, 10.000,00 TL dava değeri üzerinden hesaplanan 1.600,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026
Katip ... Hakim ...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır