Trafik kazası sonucu vefat eden murisin yakınlarının kasko sigorta poliçesi ihtiyarî mali mesuliyet teminatından manevi tazminat talebi davası.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, davacıların murisinin bir trafik kazasında, kasko poliçesi ile sigortalı ve tam kusurlu olan bir aracın çarpması sonucu vefat etmesi üzerine, ölenin eşi ve çocuklarının duydukları elem ve ıstırabın giderilmesi amacıyla haksız fiil kaynaklı manevi tazminat talebiyle sigorta kooperatifine karşı açtığı davayı konu almaktadır; davacılar, 300.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ederken, davalı sigorta şirketi davanın usul yönünden eksiklikleri olduğunu, manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, miktarın fahiş olduğunu ve faizin türü ile başlangıç tarihine ilişkin itirazlarını ileri sürmüştür.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/183 Esas - 2026/386

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/183 Esas
KARAR NO : 2026/386
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2025
KARAR TARİHİ : 22/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 15/05/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde, 04/10/2024 tarihinde davalı Sınırlı Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi nezdinde 6240852 poliçe numaralı kasko sigortası bulunan ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, müvekkillerin murisi (eşi ve babası) ...'un vefat ettiğini, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım kenarında bekleyen yaya ...'a çarptığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini, bu kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkillerin murislerinin ani ve acı ölümü nedeniyle büyük elem, keder ve ıstırap duyduklarını, eşini kaybeden davacı ...'un hem maddi hem de manevi olarak büyük bir yoksunluk içine düştüğünü, çocukları olan diğer davacıların ise babalarını kaybetmenin acısıyla hayatlarında telafisi mümkün olmayan bir boşluk oluştuğunu, TBK'nın 56/2. maddesi uyarınca ölenin yakınlarının manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğunu ve TTK'nın 1478. maddesi gereğince bu tazminatın doğrudan sigortacıdan istenebileceğini belirterek, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı ... için 150.000,00 TL, davacılar ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin meydana geldiği 04/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak, davacıların KTK'nın 97. maddesi uyarınca dava açmadan önce müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, bu durumun dava şartı yokluğu teşkil ettiğini, ayrıca manevi tazminat taleplerinin niteliği gereği davacı tarafından belirlenebilir olduğundan HMK'nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kazadaki kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, talep edilen 300.000,00 TL manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve zenginleşme aracına dönüşmemesi gerektiğini, poliçedeki manevi tazminat teminat limitinin 300.000,00 TL olduğunu, davacıların SGK'dan bir ödeme alıp almadığının araştırılarak alınmışsa mahsubu gerektiğini, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle faizin ancak dava tarihinden itibaren istenebileceğini ve haksız fiil nedeniyle talep edilecek faizin avans faizi değil, yasal faiz olması gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/12/2025 tarihli kusur raporu, davalı nezdindeki kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının davalı sigorta kooperatifinden kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında manevi tazminat tazmini istemine ilişkindir.
04/10/2024 tarihinde davalı Sınırlı Sorumlu ... Sigorta Kooperatifi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, davacıların murisi yaya ...'a çarparak ölümüne neden olduğu, davacılar vekilinin, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, murislerinin ölümü nedeniyle duydukları elem ve ıstırap karşılığında toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın kasko poliçesi ihtiyari mali mesuliyet teminatı kapsamında davalıdan tahsili istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin, dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ve faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Ölüm ve bedensel zarar" başlıklı 53. ve devamı maddelerinde tazminatın kapsamı düzenlenmiş olup, 56. maddesinin 2. fıkrasında "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü yer almaktadır. Manevi tazminat, kişinin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün ihlali sonucu duyduğu acı, elem ve ıstırabı gidermeyi, manevi huzuru sağlamayı amaçlayan bir tazminat türüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 85. maddesi, motorlu bir aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olması halinde, araç işleteninin doğan zarardan sorumlu olacağını düzenlemiştir. KTK'nın 91. maddesi uyarınca işletenlerin bu sorumluluklarını karşılamak üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) yaptırmaları zorunludur. İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ise, ZMMS poliçesinin teminat limitlerini aşan zararlar ile ZMMS kapsamında olmayan manevi tazminat gibi talepleri, poliçede belirtilen limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ihtiyari bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1478. maddesi, zarar görenin, uğradığı zararın sigorta bedeline kadar olan kısmının tazminini doğrudan sigortacıdan isteyebileceğini düzenleyerek doğrudan dava hakkı tanımıştır. Bu kapsamda, davacıların, sigortalı aracın kusurlu eylemi sonucu vefat eden yakınları için duydukları manevi acının tazminini, kasko poliçesindeki İMM teminatı kapsamında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak davalı sigorta kooperatifinden talep etme hakları bulunmaktadır.
Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/12/2025 tarihli raporunda, 04/10/2024 günü saat 16:15 sıralarında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce kaldırıma, ardından yaya ...'a ve park halindeki ... plakalı araca çarptığı olayın irdelenmesi neticesinde; sürücü ... .... .... un ise yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu esnada aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek, olayda sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu, yaya ...'un ise kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/12/2025 tarihli kusur raporu, davalı nezdindeki kasko sigorta poliçesi ve tüm dosya kapsamına göre;
04/10/2024 tarihinde davalı sigorta kooperatifi nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yaya kaldırımında beklemekte olan davacıların murisi ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiği, mahkememizce hükme esas alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, muris yaya ...'un ise kusurunun bulunmadığı, davalı vekilinin dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı ve manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına ilişkin usuli itirazlarının yerinde görülmediği, davalı sigorta kooperatifinin, sigortalısının üçüncü kişilere verdiği zararları kasko poliçesine ekli İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası teminatı kapsamında karşılamakla yükümlü olduğu, davalı vekilinin 03/03/2026 tarihli beyan dilekçesinde poliçedeki manevi tazminat teminat limitinin 300.000,00 TL olduğunu bildirdiği, davacıların murislerinin (eş ve babalarının) bir trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle duydukları derin elem, acı ve ıstırap, olayın meydana geliş şekli, sigortalı sürücünün tam kusurlu olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkeleri göz önüne alındığında, davacı eş ... için 150.000,00 TL, davacı çocuklar ... .... .... 'un her biri için 50.000,00 TL olmak üzere talep edilen toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın poliçe limiti dahilinde kaldığı ve zenginleşmeye yol açmayacak, ancak manevi huzuru temin edecek ölçüde makul ve yerinde olduğu, davacıların avans faizi talebine karşın, uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasının gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davacı... .... .... 'un her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın, 04/10/2024 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Sınırlı Sorumlu ... Sigorta Kooperatifinden alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
2-Kabul edilen 300.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 20.493,00 TL karar ve ilam harcından 5.123,25 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 15.369,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 5.123,25 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.826,15 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacıların karşıladığı 337,90 TL tebligat gideri, 5.200,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 5.537,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 300.000,00 TL üzerinden takdir edilen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır