Kasko sigorta şirketinin trafik kazası sonrası ödediği hasar tazminatını rücuen tahsil amacıyla başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptali davası kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu kendi kasko sigortalısına ödediği hasar tazminatının rücuen tahsili için diğer aracın maliki ve sürücüsüne karşı icra takibi başlatan davacı sigorta şirketi, davalıların bu takibe haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmektedir; davalılar kazada kusurlarının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını ve icra inkar tazminatının yersiz olduğunu ileri sürerken, ihbar olunan diğer aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ise poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunu yerine getirdiğini savunmaktadır.

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/273 Esas - 2026/313

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/273 Esas
KARAR NO : 2026/313
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 07/04/2025
KARAR TARİHİ : 08/04/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/04/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı ... plakalı aracın 17/12/2022 tarihinde, davalı ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin maliki/işleteni olduğu ... plakalı aracın kusurlu davranışı neticesinde hasarlandığını, kaza nedeniyle sigortalılarına 549.580,41 TL hasar tazminatı ödediklerini, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduklarını, bu alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalı işletenin tacir olması nedeniyle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu ileri sürerek, davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde sürücü olarak belirtilen Hakan Yalçınkaya'nın yanlış olduğunu, aracın sürücüsünün ... olduğunu, kazanın davacının sigortalısının kusuruyla meydana geldiğini, müvekkil Mehmet Vefa Özgenci'nin kavşağa önceden girdiği için geçiş üstünlüğünün kendisinde olduğunu, davacının sigortalısının kaza tespit tutanağındaki beyanının kusurunu ikrar niteliğinde olduğunu, aynı kazaya ilişkin ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/418 Esas sayılı dosyasında davacının sigortalısına %25 oranında kusur atfedildiğini, müvekkillerin takip öncesinde temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talep edilemeyeceğini, davanın müvekkil şirkete ait aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle usulden, aksi halde esastan reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
İhbar olunan ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kazaya ilişkin olarak, hasar gören ... plakalı araç için 31/08/2023 tarihinde 50.000,00 TL hasar bedeli ve ayrıca 50.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, böylece kaza tarihi itibarıyla 100.000,00 TL olan araç başı teminat limitinin tamamının ödendiğini, bu nedenle müvekkil şirketin başkaca sorumluluğunun kalmadığını, tazminat hesaplamasının güncel Karayolları Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları hükümlerine göre yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun anlaşmalı servis bedelleri ile sınırlı olduğunu, fatura ibraz edilmeden KDV talep edilemeyeceğini, davanın haksız fiile dayanması nedeniyle avans faizi değil, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, tarafların sigorta poliçeleri, 25/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 07/03/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
17/12/2022 tarihinde davacıya kasko sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye ait, davalı Mehmet Vefa Özgenci'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacı sigorta şirketinin sigortalısına hasar tazminatı ödediği, davacı vekilinin kazanın davalıların tam kusuru ile meydana geldiğini ileri sürerek, ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalılar vekilinin kazada davacının sigortalısının kusurlu olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istediği, ihbar olunan davalı aracının ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş. vekilinin ise kaza nedeniyle poliçe limiti dahilinde ödeme yaptığını ve bakiye sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunduğu görülmüştür.
İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 549.580,41 TL asıl alacak ve 29.270,80 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı borçlular aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçlulara 14/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 15/12/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süreden sonra ancak genel zamanaşımı süresi içerisinde 07/04/2025 tarihinde davalı borçluların itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
6102 sayılı TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder.
6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi hükmüne göre bir motorlu aracın işletilmesinden doğan zarardan o aracın işleteni sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen sorumluluk hali tehlike sorumluluğudur.
Makine Mühendisi ve Sigorta Nitelikli Hesaplamalar uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulunun 25/07/2025 tarihli raporunda, 17/12/2022 tarihinde meydana gelen kazada, davalı sürücü ...'in kavşak girişindeki "yol ver" işaretine uymayarak kavşağa kontrolsüz girmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu ve kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu bulunduğu, davacıya sigortalı araç sürücüsü ...'in ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurlu olduğu ve %25 oranında kusurlu bulunduğu, davacıya sigortalı ... plakalı araçtaki hasar bedelinin, parça fiyatları güncellenip amortisman ve hurda tenzili yapıldıktan sonra KDV dahil 498.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafın kusur oranına isabet eden zararın 373.500,00 TL olduğu, rücu hakkı yönünden değerlendirmenin ödeme belgesi sunulduktan sonra yapılabileceği belirtilmiştir.
Aynı bilirkişi kurulunun 07/03/2026 tarihli ek raporunda, tarafların itirazları değerlendirilerek kök rapordaki kusur oranlarının (%75 davalı, %25 davacı sigortalısı) yerinde olduğu görüşünün korunduğu, davacı sigorta şirketinin 13/04/2023 tarihinde sigortalısına 599.580,00 TL ödeme yaptığına dair dekontun sunulması üzerine TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacının davalılara kusurları oranında rücu hakkının doğduğu, ancak davacı tarafından yapılan ödeme tutarı ile icra takibine konu edilen tutarın örtüşmemesi nedeniyle icra dosyası hesabı yapılamadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, sigortalı araç sürücüsüne %25 kusur atfedilmesinin kabul edilemez olduğunu, davalı sürücünün "yol ver" levhasına uymayarak kazaya sebebiyet verdiğini ve %100 kusurlu olduğunu, SBM kusur raporu ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu ileri sürerek dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü'ne tevdiini talep etmiştir.
Davalılar vekili 01/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, kusur tespitinin hakkaniyete uygun olmadığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün aşırı hızlı ve kontrolsüz şekilde kavşağa girmesiyle meydana geldiğini, müvekkilinin geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu, bu nedenle sigortalı araç sürücüsüne atfedilen %25 kusurun gerçeği yansıtmadığını belirterek yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir.
Davacı vekili 23/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, bilirkişinin ödeme ve talep tutarları arasındaki fark nedeniyle hesaplama yapmamasının hatalı olduğunu, yapılan ödemeden davalıların sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edilen 50.000,00 TL düşüldükten sonra bakiye 549.580,00 TL için takip başlatıldığını, bu durumun açık olmasına rağmen bilirkişinin gerçek zarar hesabı yapmadığını, ayrıca sigortalılarına atfedilen %25 kusurun soyut varsayımlara dayandığını ve teknik dayanaktan yoksun olduğunu belirterek yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili 17/03/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde, kusur oranına ilişkin itirazlarını tekrarladığını, bilirkişi raporunda dahi davacının yaptığı ödeme ile icra takibindeki talebinin örtüşmediğinin ve hesaplama yapılamadığının belirtildiğini, bu durumun davacının talebinin dayanağını ortadan kaldırdığını ve temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 25/07/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 07/03/2026 tarihli ek rapor, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası, trafik kazası tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre;
17/12/2022 tarihinde davacıya kasko sigortalı ... .... ... .... .... .... .... plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen bilirkişi raporlarına göre, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'in "yol ver" işaretine uymayarak kavşağa girmesi nedeniyle %75 oranında, davacıya sigortalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacıya sigortalı araçta meydana gelen gerçek hasar zararının 498.000,00 TL olduğu, davalıların kusuruna isabet eden zararın (498.000,00 TL x %75) 373.500,00 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin bu zarara istinaden sigortalısına ödeme yaptığı ve TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücu hakkının doğduğu, dosya kapsamına göre davalıların ZMMS sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'den bu zarara mahsuben 50.000,00 TL tahsilat yapıldığı, bu durumda davalıların bakiye sorumluluğunun (373.500,00 TL - 50.000,00 TL) 323.500,00 TL olduğu, bu miktar yönünden davalıların icra takibine yaptıkları itirazın haksız olduğu;
İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması gerektiği, ancak somut olayda alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilebildiği, bu nedenle likit alacak koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, aynı gerekçeyle davacının takip başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalıların kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçluların ... 3. Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yaptığı 15/12/2023 tarihli İTİRAZININ 323.500,00 TL asıl alacak bölümü üzerinden İPTALİ ile takibin 323.500,00 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı borçlunun tazminat talebinin reddine,
4-Kabul edilen 323.500,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 22.098,28 TL karar ve ilam harcından 6.991,08 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 15.107,20 TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.991,08 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 7.693,98 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı 537,50 TL yazışma gideri, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.537,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7.968,59 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 5.568,91 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.480,93 TL'sinin davacıdan, 2.119,07 TL'sinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 323.500,00 TL üzerinden takdir edilen 51.760,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 226.080,41 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/04/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır