2942 sayılı Kanuna göre açılan kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmazın tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurarak davanın kabulüne ilişkin kararı ve bu karara karşı davacı idarenin temyiz başvurusu.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararının hem davacı idare hem de davalı malikler tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını kısmen kabul ederek ilk derece hükmünü kaldırmış; taşınmazın arsa niteliğinde olduğu, emsal seçiminin uygunluğu ve bu emsalin diğer benzer dosyalarda da kullanılmasıyla değerlendirmede birlik sağlanacağı gerekçesiyle, kamulaştırma bedelini bilirkişi raporu doğrultusunda belirleyerek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve bu kararın davacı idarece temyiz edildiği belirtilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/10233 E.  ,  2026/950 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/35 Esas, 2023/577 Karar
KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/163 Esas, 2020/251 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare, davalı ........ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ....... ili, ...,........ Mahallesi 16 60... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için davacı idare tarafından teklif edilen bedelin rayiç değerinin altında olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalılara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, ... ... ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, taşınmaz üzerinde yer alan yapıların değerinin yüksek hesaplandığını, karar kesinleştiğinde davalılara ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen bedele bankaca faiz ödemesi yapıldığı hâlde, ayrıca faiz hükmü kurulmasının doğru olmadığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın diğer paydaşlarınca açılan davalarda daha yüksek bedele hükmedildiğini, taşınmazın kamulaştırılmasını haklı gösterecek bir sebebin bulunmadığını, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapılar için takdir edilen yıpranma oranlarının gerçeğe uygun olmadığını, vekille temsil edilen her bir davalı için ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkiline idarece uzlaşma tutanağında teklif edilen bedelden daha düşük bedel düştüğünü ileri sürmüştür.
3. Davalılar ... vd. vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekille temsil edilen davalılar için tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin gözden geçirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere göre arsa niteliğinde olduğu, bu hali ile arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğunun görüldüğü, emsal olarak alınan ... 73 31... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, satışa esas resmî senedi ile imar durumu Dairelerine gönderilen başka dosyalardan tedarik edilerek dosya arasına alındığı ve dava konusu ve emsalin değerlendirme tarihi olan 2019 yılı Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerleri Dairelerince dosya arasına alındığı bilirkişi raporunun denetiminin yapıldığı, hükme esas alınan 20.04.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmaza emsal olarak 73 31... parsel sayılı taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, ayrıca aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin Dairelerine istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede birlik sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesinin uygun bulunduğu, kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar açısından tek vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, ancak dava konusu taşınmazın bir başka hissedarı tarafından açılan ve Dairelerinin ve Yargıtay'ın incelemesinden geçerek kesinleşen İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/424 Esas, 2019/68 Karar sayılı dosyasında aynı emsal esas alınarak dava konusu taşınmazın emsalin 0,23'ü oranında değerli olduğunun tespit edildiği, buna karşın karara esas alınan bilirkişi raporunda bu oranın 0,18 olarak belirlenmiş olmasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmaz aynı yerde yer almamasına karşın dava tarihi nazara alınarak %40 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerekirken, emsalden kesilen %20 düzenleme ortaklık payı oranının esas alınmasını doğru olmadığını, celp edilen verilere göre hesaplama yapılabilir olduğundan usul ekonomisi de dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor alınmayarak hesaplamanın Dairelerince yapıldığı, buna göre dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının %40 düzenleme ortaklık payı kesintisinden sonra 2.109,86 TL/m² olarak belirlendiği, istinafa gelen davalıların hissesine tekabül eden değerin hesaplanarak tespit edilen fark bedelin hak sahipleri adına depo ettirildiği, ayrıca üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılan kısmın da karar ile birlikte nemasıyla hak sahibine ödenmesine karar verilmesi gerektiği, infazda tereddüt yaşanmaması amacıyla tavzih kararı verilen kısmın resen karara eklenmesinin gerektiği gerekçesiyle davacı idare, ... ... ve davalılar ... vd. vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasında kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.