İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin taşıma sırasında hasar gören sigortalı emtia bedelinin sigorta şirketince taşıyıcıdan rücuen tahsili için açılan itirazın iptali davasına ilişkin kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, Türkiyeden Romanyaya taşınan sigortalı panel radyatörlerin nakliye ve tahliye faaliyetleri sırasında hasar görmesi üzerine sigortalısına yaptığı ödemenin, haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle taşıyıcı firmadan rücuen tahsili için dava açmış; davalı taşıyıcı firma ise zamanaşımı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, hasarın göndericinin hatalı istifleme veya ambalajlamasından kaynaklandığı ve ekspertiz raporundaki hesaplamaların CMR Konvansiyonuna uygun olmadığı ile sigorta poliçesinden kaynaklanan %10 ilave bedelin kendisine yükletilemeyeceği savunmasıyla davanın reddini talep ederken, ihbar olunan taşıyıcı sigorta şirketi de talebin teminat dışı olduğunu ileri sürmüştür.

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2024/35 KARAR NO : 2026/1529T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 24/11/2023NUMARASI : 2022/199 Esas 2023/944 KararDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)BAM KARAR TARİHİ : 23/06/2026KARAR YAZIM TARİHİ : 23/06/2026Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... Şti.'ye ait emtia 39091978, 39944251, 39101374, 39363153 poliçe numaralarıyla "Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi" ile müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunduğu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı emtia, davalı taraf sorumluluğunda bulunduğu, taşıma ve tahliye faaliyetlerinin gerçekleştirildiği sırada hasara uğradığını, sigortalı emtianın zarar görmesi sebebiyle ekspertiz incelemeleri yapıldığı, ekspertiz raporlarına istinaden toplam 20.628,01-TL hasar bedeli sigortalıya ödendiği, Davalı ..... A.ş. Firması, müvekkil şirkete 39944251 numaralı poliçe ile sigortalı 18 palet, 542 adet panel radyotör emtianın, ..... Şti. Firmasından Romanya'ya sevkıyatını yüklendiği, sigortalı emtia, nakliye firması.... A.ş. tarafından...(Çekici)/...(römork) plakalı araca yüklendiği, davalı .... A.ş. Firması, müvekkil şirkete 39363153 numaralı poliçe ile sigortalı 18 palet, 540 adet panel radyotör emtianın,.... Şti. Firmasından Romanya'ya sevkıyatını yüklenmiştir. Sigortalı emtia, nakliye firması ....A.ş. tarafından ...(Çekici)/....(römork) plakalı araca yüklendiği, söz konusu emtianın taşınması ve tahliyesi sırasında ... Belgesinde belirtildiği üzere, birim fiyatı 53,74-EUR olan 5 adet ile birim fiyatı 33,66-EUR olan 13 adet panel radyatörün hasarlandığı tespit edildiği, müvekkil şirket nezdinde ekspertiz incelemesi yapılmış olup işbu ekspertiz raporuna istinaden ve gerekli sovtaj yapıldıktan sonra 695,66-EUR hasar bedeli 6.110,40-TL olarak sigortalıya 27.11.2020 tarihinde ödendiği, müvekkil şirketçe ilgili alacağın tahsili amacıyla öncelikle rücu ve tekit mektupları gönderilmiş ancak sonuç alınamadığı, ardından borçlu aleyhine İzmir 23. İcra Müdürlüğü 2021/10194 Esas numaralı dosyası ile 7 örnek icra takibine girişilmişse de, borçlu/ davalı ilgili takibe itiraz süresi içinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin durduğunu beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; İşbu davanın konusu, Türkiye’den Romanya’ya 4 ayrı araçla farklı tarihlerde taşıması yapılan panel radyatör emtialarının taşıyıcının kusuru sebebi ile hasarlandığı iddiası ile gönderici şirketin sigortacısı olduğunu iddia eden sigorta şirketinin taşıyıcı şirkete açmış olduğu rücuen tazminat davası olduğu, Dava 4 ayrı taşımadan kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkin olup dolayısıyla 4 ayrı taşımanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, somut ihtilaflarda taşımaların Temmuz ve Ağustos 2020 tarihinde yapıldığı, Davacı tarafın 1 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 22.09.2021 tarihinde icra takibini başlattığı, Dava dosyasındaki belgelerden ürünlerin alıcısına teslim edildiği ve mal bedellerinin tahsil edildiği, bu durumda hasar ve nefi malın alıcına geçtiği için davacının ve sigortalının mal üzerinde bir menfaati bulunmadığından aktif dava ehliyetleri bulunmadığı, davacı yanın sunmuş olduğu sigorta poliçelerin tümünde yükleme tarihlerinin poliçenin tanzim tarihinden önce olduğu, hasarın gönderici tarafından yapılan hatalı istifleme, yükleme ve hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı, Davacı tarafından esas alınan ekspertiz raporlarındaki hesaplamalar C.M.R. Konvansiyonu uyarınca yapılmadığı, davacı sigorta şirketi eksper raporuna itibar ederek işbu tazminatı talep etmiştir. Eksper ise rücu edilecek miktarları bulur iken her taşımada oluştuğu iddia edilen hasar için poliçeden kaynaklı %10 ilave bedel eklediğini, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile yapmış olduğu sigorta poliçesinden kaynaklı %10 ilave bedeli taşıyıcıya yükletmesinin kabul edilmeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... A.Ş. sorumluluğunda yapılacak taşımalar, müvekkil şirket nezdinde 478341000196-7 Poliçe Numaralı 01/01/2020 başlangıç ve 01/10/2020 bitiş tarihli ... Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, dava konusu taşımaya.. konvansiyonu hükümleri öncelikli olarak uygulanacağı, dava konusu talepler müvekkil şirket tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin teminatı kapsamı dışında olduğundan, müvekkil şirketin dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, somut davanın ... Nakliyat Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk Sigortacısı olan müvekkil şirkete ihbarında hukuki yarar bulunmadığı gibi, Davalı tarafın dava sonucunda sorumluluğuna hükmedilse dahi işbu poliçe nedeniyle müvekkil şirkete rücuen tazmin talebinde bulunması mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE: "...Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Sigorta Uzmanı ...ve Taşımacılık uzmanı .....'ün 06/09/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davaya konu taşımaların Aydın/Türkiye - Odorheiu Secuiesc/Romanya arasında kara yolundan gerçekleştiği, dolayısıyla Türkiye'nin taraf olduğu Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi 1. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, davacının sigortalısının gönderen, davalının taşıyıcı olduğu karayolu taşıması bakımından .. Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunda tereddüt bulunmadığı, CMR Konvansiyonunun 32. Maddesi uyarınca, hasar gördüğü iddia olunan emtianın göndereni ... firmasının, mezkur hasarı davalı taşıyıcı ... firmasının malların teslim tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde dava yolu istemesi gerektiği, bir yıllık sürenin davalı taşıyıcının hasara bilinçli kötü hareketi ile neden olduğu ispatlandığı takdirde 3 yıla uzayacağı, ancak dava dosyasında davalının hasara bilinçli kötü hareketle neden olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı ve davacının da taşıyıcı davalının bilinçli kötü niyetle hasara neden olduğu gibi bir iddia öne sürmediği, dolayısıyla hasara ilişkin olarak davadışı .... firmasınca malların son teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açılması gerektiği aksi takdirde talep hakkının zamanaşımına uğrayacağı, nitekim davalı tarafça, mal teslimlerinin 2020 yılı Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleşmesi sebebiyle davacının sigortalısı ... firmasının hasar bedelini davayla talep hakkının 2021 Temmuz - Ağustos aylarında zamanaşımına uğradığının, ... firmasının halefi olan davacının davaya esas icra takibini 22.09.2021 tarihinde başlatması hasebiyle icra takibini başlattığı tarihte hasara ilişkin talep hakkının davacı bakımından da zamanaşımına uğradığının iddia edildiği, davacı tarafça ise .... firmasına hasara ilişkin ödemelerin 2021 Kasım ayında yapıldığı, CMR. 32. Maddede öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcında kendisinin sigortalısına ödeme yaptığı tarihin esas alınması gerektiğinin ve icra takibini başlattığı 22.09.2021 tarihinde zamanaşımının dolmadığının iddia edildiği, Raporun ekinde sunulan Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca, huzurdaki davada, davacı sigorta firmasının sigortalısı davadışı ... firmasının tabi olduğu zamanaşımına tabi olduğu, dolayısıyla dava konusu taşımaların 2020 Temmuz, Ağustos aylarında gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, davacının CMR. 32. Madde de belirlenen 1 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra 22.09.2021 tarihinde icra takibi başlattığı beyan edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde, davacının icra takibini başlattığı tarihin taşımaların gerçekleştiği tarihlerden 1 yıl 2 ay sonraki bir dönemde olduğu, zamanaşımını kesen yahut durduran şeylerden kanunda belirli olarak sayıldığı, davacı tarafça zamanaşımını kesen hiçbir hukuki işlemin yapılmadığı, rücu yazılarının zamanaşımını kesen bir işlem olarak değerlendirilmesinin yasa gereği mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; "HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davanın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece rücu yazılarının/ihtarnamenin zamanaşımını kesen bir işlem olarak değerlendirmeyerek kurumları birbirine karıştırdığını ve hatalı hüküm tesis ettiğini, bilirkişi heyetinin "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, huzurdaki davada, davacı sigorta firmasının sigortalısı davadışı ... firmasının tabi olduğu zamanaşımına tabi olduğu, dolayısıyla dava konusu taşımaların 2020 Temmuz- Ağustos aylarında gerçekleştirildiği göz önüne alındığında, davacının CMR 32. Madde de belirlenen 1 yıllık zamanaşımı dolduktan sonra 22.09.2021 tarihinde icra takibi başlattığı" kanaatine varmış olup işbu hatalı rapora dayanılarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi heyeti raporunu tanzim ederken taraflarınca dosyaya sunulan belgeleri incelemediğini, raporunu eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak düzenlediklerini, eksik inceleme sonucunda yapılan hesaplamalarının hükme esas alınarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin raporda belirtmiş olduğu hususların açıkça hatalı olduğunu, zamanaşımı definin hakimin değerlendirebileceği kurum olup heyetin kendisini hakim yerine koyarak hukuki yorumlarda bulunduğunu, ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık sürenin başlatılamayacağı düşünülse dahi- kabul anlamına gelmemek üzere- müvekkili şirket tarafından davalı tarafa 1 yıllık süre içerisinde gönderilen rücu talep yazıları mevcut olup işbu yazılar zamanaşımı süresini durdurmakta olup, heyet ve ilk derece mahkemesi tarafından işbu hususun değerlendirilmediğini, davalı ... A.Ş. firmasının, müvekkili şirkete 39091978 numaralı poliçesi kapsamında söz konusu emtianın taşınması ve tahliyesi sırasında CMR Belgesinde belirtildiği üzere, birim fiyatı 53,74-EUR olan 12 adet panel radyatörün hasarlandığının tespit edildiğini, müvekkili şirket nezdinde ekspertiz incelemesi yapılmış olup işbu ekspertiz raporuna istinaden ve gerekli sovtaj yapıldıktan sonra 634,09-EUR hasar bedeli 5.459,07-TL olarak sigortalıya 27.11.2020 tarihinde ödendiğini, teslimatın gerçekleştiği tarihin 04.08.2020 tarihi olup müvekkili şirket tarafından 27.11.2020 tarihinde ödeme yapılmış ve yine müvekkili şirketin davalı taşımacıdan 10.01.2021 tarihinde yazılı talepte bulunulduğunu, bu durumun zamanaşımı süresini durdurmuş olup duran sürenin tekrar başlayabilmesinin ise ancak ve ancak taşımacı tarafından yazılı bir reddin varlığı ile mümkün olduğunu, davaya konu hasar sebebiyle ödenen tazminatın hesaplanması yönünde kazanın, zararın ve ödenen tazminatın uygun olup olmadığı, rücu şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarının incelenmemiş olup işbu hususlar yönünden de inceleme yapılmaksızın işin esasına girilmeksizin karar verilmesinin de hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince açıklanan gerekçeli kararın içeriği itibariyle detaylı olmadığı gibi kararda delillerin tümünün yeterince tartışılmadığını, hükmün gerekçesinin yeterince açıklanmadığını, gerekçeli kararın büyük bir bölümünde safahatın özetlendiğini, delillerin gereği gibi değerlendirilmediğini, hangi delile ne derece itibar edildiğinin, deliller ile sabit olan hususların olup olmadığının belirtilmemesinin hukuka aykırı olup, temeli AİHS 6. Maddesine dayanan ve Anayasa'nın 141/3. Maddesi ile güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlalinin meydana geldiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini, istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir.HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu taşımaya konu malların 07.08.2020 tarihinde araca yüklendiği, ekspertiz raporuna göre hasar tespit tarihinin 18.08.2020 tarihi olduğu, davacı tarafça; 22.09.2021 tarihinde davalı aleyhine icra takibi takip yapılmış olduğu, davacı tarafça 17.11.2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı taraf; davalı taraftan 10/01/2021 tarihinde talepte bulunduğunu bu durumun zaman aşımı süresini durdurduğunu duran sürenin tekrar başlayabilmesi için ise; ancak ve ancak taşımacı tarafından yazılı bir reddin varlığıyla mümkün olacağını, sunduğu yazıları incelenmeden karar verilmesinin doğru olmadığını istinafında belirtmiştir. Her ne kadar davacı taraf davalıya talep yazısı gönderdiğini belirtmiş ise de; talep yazılarının davalı tarafa tebliğine ilişkin dosyaya bir delil sunmamıştır. Davalı taraf da zaten kendisine yapılan bir tebligat olmadığını istinafa cevabında bildirmiştir .CMR Konvansiyonunun 32. Maddesinde;" Bu Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekir. Ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve şu tarihlerde başlar:a) Teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren,b) Tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış zaman limiti yoksa, yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60 ıncı günde,c) Bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda. Limit döneminin işlemeye başladığı gün bu döneme dahil edilmeyecektir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İlk derece mahkemesince bilirkişi raporu aldırılmış olup, 06/09/2023 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; Davaya konu taşımaların Aydın/Türkiye - Odorheiu Secuiesc/Romanya arasında kara yolundan gerçekleştiği, dolayısıyla Türkiye'nin taraf olduğu Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesi 1. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, davacının sigortalısının gönderen, davalının taşıyıcı olduğu karayolu taşıması bakımından CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği hususunda tereddüt bulunmadığı, CMR Konvansiyonunun 32. Maddesi uyarınca, hasar gördüğü iddia olunan emtianın göndereni .... firmasının, mezkur hasarı davalı taşıyıcı ... firmasının malların teslim tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde dava yolu istemesi gerektiği, bir yıllık sürenin davalı taşıyıcının hasara bilinçli kötü hareketi ile neden olduğu ispatlandığı takdirde 3 yıla uzayacağı, ancak dava dosyasında davalının hasara bilinçli kötü hareketle neden olduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı ve davacının da taşıyıcı davalının bilinçli kötü niyetle hasara neden olduğu gibi bir iddia öne sürmediği, dolayısıyla hasara ilişkin olarak davadışı ... firmasınca malların son teslim tarihinden itibaren bir yıl içinde dava açılması gerektiği aksi takdirde talep hakkının zamanaşımına uğrayacağı, nitekim davalı tarafça, mal teslimlerinin 2020 yılı Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleşmesi sebebiyle davacının sigortalısı ... firmasının hasar bedelini davayla talep hakkının 2021 Temmuz - Ağustos aylarında zamanaşımına uğradığının,... firmasının halefi olan davacının davaya esas icra takibini 22.09.2021 tarihinde başlatması hasebiyle icra takibini başlattığı tarihte hasara ilişkin talep hakkının davacı bakımından da zamanaşımına uğradığı belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; davaya konu taşımanın CMR hükümlerine tabi olmasına, CMR Konvansiyonunun 32. Maddesine göre; bu sözleşme kapsamındaki taşımalardan doğacak davaların 1 yıl içerisinde açılmasının gerekmesine, davacı tarafça hasar tespit tarihi olan 18.08.2020 tarihinden itibaren hesaplansa dahi 1 yıl içerisinde icra takibi yapmamış ve dava açmamış olmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/11/2023 tarih, 2022/199 Esas ve 2023/944 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 462,15 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 23/06/2026