Ankara Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde, tanınmış bir moda markasının tescilli haklarına taklit ürünlerle tecavüzün tespiti, delil tespiti, durdurulması ve el konulması talepli davası.
Özet: Otuz yıldır moda sektöründe faaliyet gösteren ve çok sayıda tescilli markaya sahip davacı şirket, davalının işletmesinde markalarına tecavüz eden taklit ürünlerin satışa sunulduğunu belirterek, bu eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, taklit ürünlere el konulmasını ve bu kapsamda delil tespiti amacıyla davalıya tebligat gönderilmeksizin uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını talep etmiş, davalının usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemesi üzerine yargılamanın Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uyarınca devam ettiği görülmüştür.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/310 Esas - 2025/217

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/310
KARAR NO : 2025/217
DAVA : 1-Delil Tespiti
2-Marka Tecavüzü, Tespit, Durdurma, El Koyma
DAVA TARİHİ : 16/07/2024
KARAR TARİHİ: 16/06/2025 Yazım Tarihi : 30/06/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: 30 yıldır Türkiye'de moda sektöründe varlığını sürdüren müvekkilinin 35 ülkede 394'ü ... shop olmak üzere 4.500 noktada hizmet verdiğini, müvekkilinin çok sayıda markasının olduğunu, vekil eden adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilip satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin akabinde; davalıya ait işletmeden 1 adet “...” logolu tişörtün satın alındığını, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz fiiline karşılık geldiğini, 6769 sayılı SMK m.29 ve 149/1-A hükümleri uyarınca davalı eyleminin vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, bu bağlamda, dava dilekçesinde sundukları belgeler ve Sayın Mahkemece keşif incelemesi ve bilirkişi raporu dâhil toplanacak deliller dikkate alınarak; davalının eyleminin SMK’nın 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, SMK’nın 149. Maddesinin “1-c” hükmünde düzenlendiği üzere Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin tecavüz fiillerinin durdurulmasını isteme hakkına sahip olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın marka hakkı ihlalinin durdurulmasına karar verilmesini ve SMK m.149/1-d hükmü uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit niteliğindeki ürünlere el konulmasını talep ettiklerini, bu kapsamda bilirkişi tarafından yapılacak ilk incelemede dahi davalı tarafça satışa sunulan ve ticari amaçla elde bulundurulan ürünlere el konulmasını ve davanın mahiyeti gereği davalı tarafa tebligat gönderilmeksizin davalıya ait işletmede bilirkişi eşliğinde keşif ve delil tespiti yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek; öncelikle davalarının kabulünü, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait “....” adresindeki “...” tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını, yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesinde; vekil edenin marka haklarına tecavüz eden taklit nitelikte ürünlerin satışa sunulup sunulmadığının tespitini, satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikte ürünler mevcut ise; işbu ürünlerin adedinin, fiyatının ve keşif tarihi öncesinde kaç adet satış gerçekleştiğinin tespitini, satışa ilişkin belge, fatura ve ayrıntılı ürün görsellerinin düzenlenecek olan bilirkişi raporuna eklenmesini, vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden satışa sunulan ve/veya ticari amaçla elde bulundurulan taklit nitelikteki ürünlerin muhafaza altına alınmasını, davalının eylemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 106. maddesi ve 6769 sayılı SMK’nın, 29 ve 149/1-a uyarınca vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını ve vekâlet ücreti ve tüm yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekâleten arz ve talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. "
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.(YUKARIDA)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın tescilli marka konulu ürünlerin davalı iş yerinde satışa sunulan ürünler dolayısı ile marka hakkı ihlal edilip edilmediği, davalı eyleminin marka tecavüzü oluşturup oluşturmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın; .... sayılı " ...-...-... " ibareli tescilli markası olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 26/07/2024 tarihinde davalı işyerinde yerinde tespit işlemi yapıldığı; tespitte 8 tane "...- ... " logolu tshirt bulunduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 29/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda ÖZETLE; "Tespite konu .... “ adresinde yer alan ve vergi levhasına göre davalı ...’a ait ... tabelalı işletmede saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... üzerinde kullanılan .../... markaları ile davacı adına ... sayı ile tescilli ve ... sayı ile tescilli markaları arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, ortalama tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı “... A. Ş. " adına .... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “..." malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... ile davalı adına kayıtlı iş yerinde belirlenen 8 adet .../... marka tişörtün orijinal ürün olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde davalı ...’a ait ... tabelalı işletmede saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... üzerinde davacı “... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarının aynısının markasal şekilde kullanıldığı, davacı markalarının aynısını ihtiva eden bu tişörtlerin ticarete konu edildiği ve bu nedenle tespite konu iş yerinde saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişörtün davacı “... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı taraf iddiasında tescilli "...-... " ibareli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.
Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından26/07/2024 tarihinde davalı işyerinde yerinde tespit işlemi yapıldığı; tespitte 8 tane "...- ... " logolu tshirt bulunduğu tespit edildikten sonra sunduğu 29/07/2024 tarihli raporda " .........vergi levhasına göre davalı ...’a ait ... tabelalı işletmede saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... üzerinde kullanılan .../... markaları ile davacı adına ... sayı ile tescilli ve ... sayı ile tescilli markaları arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, ortalama tüketicilerin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer markalar karşısında iltibas yaşamasının kaçınılmaz olduğu, davacı “... A. Ş. " adına ... ve ... sayı ile tescilli markaların eşya listesinde bilirkişi tarafından incelenen “..." malı ile aynı veya aynı tür malların yer aldığı ve "..." marka orijinal ürünler ile bilirkişi tarafından incelenen ürünler arasında ürünlerin karşılaştırılması bölümünde ayrıntılarıyla açıklanan farklılıkların bulunduğu, bu sebeple davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... ile davalı adına kayıtlı iş yerinde belirlenen 8 adet .../... marka tişörtün orijinal ürün olmadığı tespit edilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde davalı ...’a ait ... tabelalı işletmede saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka ... üzerinde davacı “... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarının aynısının markasal şekilde kullanıldığı, davacı markalarının aynısını ihtiva eden bu tişörtlerin ticarete konu edildiği ve bu nedenle tespite konu iş yerinde saptanan 8 adet .../... marka ... ile davacı vekilinin sunduğu 1 adet ... marka tişörtün davacı “... A. Ş. " adına ... sayı ile tescilli “...” ve ... sayı ile tescilli “...” markalarından doğan hakları ihlal ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak,"Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalının ihlal oluşturan bu tür eylemlerinin durdurulmasına, ihlal konusu ürünlere el konulmasına karar kesinleştiğinde de imhasına " şeklinde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, davalı ihlalinin durdurulmasına,
3-İhlal oluştuğu belirtilen ürünlere el konulmasına, karar kesinleştiğinde bu ürünlerin imha edilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 630,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 6.057,6‬ TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.16/06/2025
Katip .... Hakim ....
E-İmzalıdır E-İmzalıdır