Danıştay, 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının göreve iade ve tazminat talebiyle açtığı davanın reddine ilişkin istinaf kararını hukuk ve usule uygun bularak temyiz istemini kesin olarak reddetti.
Özet: 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacının, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine bu işlemin iptali, özlük ve parasal haklarının iadesi ile manevi tazminat talebiyle açtığı davanın, idare mahkemesi ve istinaf aşamasında reddedilmesinin ardından, temyiz incelemesini yapan kurul, davacının savunma hakkının kısıtlandığı, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği yönündeki iddialarını yerinde görmeyerek, bölge idare mahkemesinin kararının hukuk ve usule uygun olduğuna hükmetmiş, davacının temyiz istemini reddederek önceki kararı oybirliğiyle onamıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/14612 E.  ,  2025/11572 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/14612
Karar No : 2025/11572
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve 20.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... (Kapatılan) ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan ve adil yargılanma hakkı göz ardı edilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı, Mahkemece hukuki dayanaklardan yoksun ve FETÖ ile irtibatı olduğuna dair eksik değerlendirmeler yapılarak karar verildiği, işlem tarihi itibariyle hakkında kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığı, kurum tarafından gönderilen dosyanın kim tarafından ne şekilde düzenlendiği, bilgilerin güvenilir olup olmadığı ve kamu görevinden ihraç işlemi anında bu bilgilerin var olup olmadığı gibi hususların araştırılması gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkına, masumiyet karinesine, hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.