Danıştay 5. Dairesi, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibat nedeniyle kamu görevinden çıkarılan davacının, ceza yargılamasında ceza verilmesine yer olmadığı kararına rağmen temyiz talebini reddederek görevden ihraç kararını onadı.
Özet: Eski bir kamu görevlisinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi talebiyle açtığı davada, temyiz incelemesi sonucunda, davacının 2011 yılından itibaren örgüt hiyerarşisinde yer aldığına, kod isimler kullandığına ve mahrem yapıda kişilerle görüştüğüne dair ceza yargılamasında tespit edilen hususlar ile dosyadaki diğer delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu kabul edilerek, görevden çıkarma işlemini onayan bölge idare mahkemesi kararı temyiz isteminin reddiyle kesin olarak onaylanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/15697 E.  ,  2025/9500 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/15697
Karar No : 2025/9500
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı KHK'nın Geçici 35/B maddesi uyarınca FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğundan bahisle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih... sayılı işlemin iptali ile parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Sadece 2012 yılı içerisinde dini inancı nedeniyle sohbet toplantılarına katıldığı ve namaz kıldığı, savcılık ifadesinde de bu hususu belirttiği, suç teşkil edecek bir eylem içerisinde yer almadığı, 17/25 Aralık 2013 tarihinden sonra örgütle irtibatının kesildiği, kamu görevinden çıkarılmasına dayanak somut bir veri bulunmadığı, kamu görevine son verilmesinin son derece ağır bir yaptırım olduğu, ölçülülük ilkesinin ihlal edildiği, savunma hakkı tanınmadığı, ceza yargılaması da mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, yürütme işlemi niteliğindeki bakanlık kararı ile suçlu ilan edildiği, ayrımcılık yasağı ilkesinin ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ve Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla beraber, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ceza verilmesine yer olmadığı kararında yer alan;
"...sanığın fetö/pdy silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde 2011 yılı ve sonrasında yer alarak ... ve ... kod isimli ve başkaca mahrem yapıdaki kişilerle görüştüğü, örgüt içerisinde ... kod ismiyle faaliyet yürüttüğü bu şekilde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eder şekilde fetö/pdy silahlı terör örgütü hiyerarşisi içerisinde yer aldığı ..." tespitleri dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.