Danıştay 5. Dairesi, FETÖ/PDY ile ankesörlü telefon aracılığıyla örgütsel irtibatı tespit edilen kamu görevlisinin ihracına ilişkin temyiz başvurusunu reddederek idari işlemi onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesinin b fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddini onayan bölge idare mahkemesi kararını tasdik ederek, hakkında yürütülen ceza yargılamasında sabit/ankesörlü hatlardan örgütün mahrem imamları tarafından periyodik ve ardışık olarak aranması ile askeri mahrem yapılanmasına dahil olduğunun tespit edilmesi gibi somut delillerle FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının hukuka uygun şekilde sabit görüldüğünü belirtmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/6452 E.  ,  2025/9297 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/6452
Karar No : 2025/9297
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İstinaf isteminin gerekçesiz olarak reddedildiği, yasa dışı herhangi bir oluşumla ilişkinin olmadığı, hakkında kesinleşen mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, adil yargılanma hakkına ve masumiyet karinesine riayet edilmediği, ankesörlü telefondan yapılan aramaların kim tarafından hangi sebeple yapıldığının belirli olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir eyleminin bulunmadığı, takdir yetkinin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bunun yanında, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın Yargıtay .... Ceza Dairesi ... tarihli Esas No:... ve Karar No:... nolu ilamında sabit/ankesörlü hat aranmalarına ilişkin yukarıda açıklanan kriterlere uygun olarak; sabit/ankesörlü hatlardan periyodik ve ardışık olarak arandığının tespit edildiği, aranmaların Ankara genelindeki sabit hatlardan 29.06.2014 tarihinde, 12.07.2014 tarihinde, 19.07.2014 tarihinde, 13.08.2015 tarihinde, 09.02.2015 tarihinde, 31.12.2014 tarihinde 09.02.2015 tarihinde, 04.04.2015 tarihinde, 21.06.2014 tarihinde olmak üzere hakkında aynı konudan dolayı soruşturma yürütülen M.T. (ASTSUBAY) ASKER ŞAHIS İLE ÇOK SAYIDA ARDIŞIK ARANMA KAYDI BULUNDUĞU, ayrıca A.O., H.D. isimli asker şahıslar ile Aynı Gün Aynı Sabit Hattan Aranması olduğu, Sanığın arandığı 11 farklı sabit hattan Jandarma Personeli olan değişik rütbelerdeki 247 Jandarma sınıfı astsubayın arandığı, aranmaların örgütsel tavra uygun olarak kısa süreli ve sıfır saniyeli aranmalar olduğu, ardışık aranan M. T.'un sanıkla aynı kuvvet ve sınıfta Jandarma Astsubay rütbesinde olduğu, mahrem yapı sorumlusunun genel olarak sorumlusu olduğu asker şahıs/şahıslarla aynı ilde ikamet ettiği ve aynı ildeki sabit hatlarla iletişim kurduğu, sanığın 2013- 2015 yılları arasında Ankara Beytepe Jandarma Okullarında eğitim gördüğü, ardışık aranan M.T.'un askeri okuldan devre arkadaşı olduğu hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın sabit/ankesörü hatlardan örgütün mahrem imamları tarafından aranmak suretiyle örgütsel görüşmeler yaptığı, örgüt içi gizli iletişim yöntemini kullandığı, bu haliyle sanığın örgütün askeri mahrem yapılanmasına dahil olduğ..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.