Danıştay, KHK ile görevden çıkarılan davacının göreve iade talebi reddini; ByLock kullanımı, ankesörlü ardışık arama gibi terör örgütü bağlantısı iddialarını temyiz incelemesinde değerlendirdi.
Özet: Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılarak göreve iade başvurusu reddedilen davacının, bu ret işleminin iptali talebiyle açtığı davanın idare mahkemeleri tarafından reddedilmesi üzerine yaptığı temyiz başvurusunda, savunma hakkının ihlal edildiğini, FETÖ/PDY ile bağlantısı olmadığını, ByLock ve ankesör verilerinin hukuka aykırı olduğunu, kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığı için masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmesine karşın, dosyada davacının ardışık ankesör aramaları ve terör örgütünün mahrem yapısıyla irtibatını gösteren ByLock kullanımına ilişkin tespitlerin bulunduğu görülmüştür.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/9421Karar No : 2025/9064 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı - ...Vekili : Hukuk Müşaviri ...İstemin Özeti: 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği FETÖ/PDY terör örgütüyle hiçbir bağlantısının bulunmadığı, Bylock programını kullanmadığı, bu iddiaya ilişkin verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.Diğer yandan UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda verilen hapis cezasına ilişkin kararın temyiz aşamasında olduğu görülmekte olup, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararında yer alan; "...13.10.2019 tarihli araştırma tutanağına göre Muğla ilinde kurulu ankesör-büfe telefonlarından 21.04.2012-01.06.2014 tarihleri arasında sanığın kullanımında olan... numaralı GSM hattının 24 kez arandığı, 01.06.2014 tarihli aramanın hemen öncesinde sanıkla aynı kuvvete bağlı ve aynı rütbede bulunan Deniz Kıdemli Yüzbaşı T.Ö'nün de arandığı, dolayısıyla örgütsel haberleşmeye uygun ardışık olarak arandıklarının anlaşıldığı, bunun da sanık ile aynı rütbede ve kuvvet komutanlığı bünyesinde görevli T.Ö'nün grup yapıldığını gösterdiği, yapılan ankesörlü telefon aramalarının sanığın Muğla ilinde görev yaptığı süre içerisinde yine Muğla ilinden yapıldığı, ankesörlü telefondan ardışık aramanın örgütün yapılanmasına uygun olarak örgüt üyeleri ile örgütsel iletişimin sağlanması amacıyla gizlilik esasına dayalı olarak yapıldığının bilindiği, örgüt ile ilgili talimat ve buluşmaların bu şeklide örgüt üyelerine bildirildiği, T.Ö'nün de aynı suçtan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... E,... K sayılı dosyasında yargılandığı ve iddianamesinde sanık ... ile 01/06/2014 tarihindeki ardışık aramadan da bahsedildiği,...04.09.2019 tarihli Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın kullanımında olduğunu kabul ettiği ... numaralı GSM hattı ile ... ID numarası üzerinden, "..." kullanıcı adı ve "..." şifresini kullanarak 12.11.2014 tarihinde bylock programına giriş yaptığı, sanığın şifre olarak belirlediği ... isminin kardeşinin adı olduğu, ...'in ise kendisinin doğum yılı olduğu, sanığın Bylock hesabına ... ID numaralı E.B'nin eklendiği ve toplam 7 kez bu kişiyle irtibatının tespit edildiği, sanığın Bylock hesabında kayıtlı olan ve irtibatının bulunduğu E.B hakkında... Ağır Ceza Mahkemesince ...Esas, ... Karar sayılı ilamı ile 12 yıl hapis cezası verildiği ve kararın kesinleştiği, E.B'nin örgütün mahrem yapılanmasına dahil olduğunun ve Bylock programını kullandığının bu karar ile birlikte sabit olduğu, sanığın mahrem yapıda yer alan E.B ile iletişiminin de bu doğrultuda sabit olduğu, gizlilik esasına dayalı iletişim yolları kullanan mahrem yapıya dahil örgüt üyelerinin sanıkla irtibatının olmasının sanığın örgüt üyeliğine delil teşkil ettiği,..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.