Danıştay 5. Daire, 701 sayılı KHK ile ihraç edilen kamu görevlisinin göreve iade talebini reddederken, FETÖ/PDY iltisakının kovuşturmaya yer olmadığı kararına rağmen tanık beyanıyla sabit olduğunu belirtti.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile çıkarılan ve göreve iade başvurusunun reddedilmesi üzerine dava açan davacının temyiz istemi, Danıştay tarafından reddedilmiştir. Davacı, FETÖ/PDY ile herhangi bir irtibatının olmadığını, hakkında takipsizlik kararı verildiğini ve temel haklarının ihlal edildiğini iddia etse de, Danıştay, davacının ceza soruşturmasında yer alan ve kendisinin örgüt sohbetlerine katıldığını belirten tanık beyanlarını ve dosyadaki diğer tespitleri bir arada değerlendirerek, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varmış, alt derece mahkemesinin ret kararını hukuka uygun bularak onamıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YBEŞİNCİ DAİREEsas No : 2025/724Karar No : 2025/8958 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...Vekili : Av. ...İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, işlemin amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı verildiği, ByLock programını kullanmadığı, örgütle iltisaklı dernek ve sendikada üyelik kaydının ve Bankasya hesabının bulunmadığı, örgüte müzahir şirketlerde SGK kaydının olmadığı, örgüte yönelik çatı soruşturmalarında HTS kayıtları alınan kişilerle irtibatının bulunmadığı, örgüt kodlamasının delil olarak kabul edilemeyeceği, hakkındaki tanık ifadesinin doğru olmadığı iddia edilmektedir. Ayrıca davacı tarafından, 7080 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 2. maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir.Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.Danıştay Tetkik Hakimi: ...Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.Bununla birlikte, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza soruşturması neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca (Soruşturma No:.../..., Karar No:.../...) verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararda davacı ile birlikte sohbetlere katıldığı yönünde A.G. isimli tanık beyanının bulunduğu tespitleri yer aldığı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucu teyit edilmiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.